WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Bu durumda Mahkemece, davanın dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TBK'nın 19.(818 sayılı BK'nın 18) maddesinde düzenlenmiş muvazaa iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olduğunun kabulü ile ispat yükü yönünden genel ilkelere uygun olarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, davanın tavsifinde yanılgıya düşülerek ve ispat yükü davalıya yüklenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 47.831,50 TL'nin davacının hak sahipliğinin iptal edildiği 04.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Uygulamada sebepsiz zenginleşmenin iade borcunun para ile ifa edileceği durumlarda faizin hangi tarihte işlemeye başlayacağı sorunu ile karşılaşılır. BK.101.maddesi uyarınca (6098 sayılı TBK. 117. Madde) muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. O halde, iade borcu para borcu şeklindeyse iade talebinde bulunulmasından itibaren temerrüt faizi işleyecektir....

Kaldı ki bu salgın döneminde TBMM tarafından çıkarılan kanuni düzenlemelerde de Covid-19 salgın hastalık olarak mücbir sebep sayılmıştır. (Özellikle 7226 sayılı Kanunun Geçici Madde 1 de "Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle" ibareleri de kullanılmıştır.) Ülkemiz için 11.03.2020 tarihi öncesi yapılan kira sözleşmelerinde kiralananın sözleşmedeki kullanım amacına göre taraf borçlarını etkilediği ölçüde bu salgın hastalık kira ilişkisinde mücbir sebep olarak kabul edilir. Mücbir sebep hali ise TBK m.138 de uyarlama için varlığı gereken olağanüstü durum kapsamında kabül edilmelidir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre sözleşmenin uyarlanması için gereken unsurlar bakımından varlığı aranan ön şart "borcun ifa edilmemiş veya ihtirazı kayıtla ifa edilmiş" olmasıdır. Kısmi ifa halinde ise ifası yapılmayan kısım içinde uyarlama talebinde bulunulabilir....

halinde taşınmaz üzerine davalıdır şerhi konulmasına karar verilmesini, öncelikle taraflar arasındaki eser sözleşmesi haklı şekilde feshedildiği için 2758 ada 4 parsel No:19 da bulunan dairenin tapusunun iptal edilerek, taraflarına tescil edilmesi ve sözleşmeye konu 60.000,00 TL'lik cezai şartın ödenmesi, mahkememizce aksi kanaatte olunması durumunda sözleşmeye konu 60.000,00 TL'lik cezai şart ile taraflarınca fazladan ödenen 40.000,00 TL 'lik alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, 2758 ada 4 parsel No:19'da bulunan dairenin üzerine satılamaz-devredilemez olarak ihtiyati tedbir konulması, bunun mümkün olmaması halinde taşınmaz üzerine davalıdır şerhi konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Dava, 2/B madde uygulamasına dayalı açılan tapu kaydının iptal ve tescil istemi ile buna karşılık olarak açılan orman sınırlamasının iptali ve şerhin silinmesi istemine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamına göre taşınmaz başında keşif yapılıp, davalı taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama hattına göre konumu belirlenmemiştir O halde; mahkemece yapılacak keşifte, kesinleşen orman kadastrosuna ve 2/B uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu, kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B sınırları içinde kaldığının anlaşılması halinde, öncesinin 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 1944 yılındaki orman kadastrosunun kesinleşmesi sonucu, Mayıs 1946 tarih 19 numarada Hazine adına tescil edilen orman tapusu revizyon gösterilerek orman niteliğinde kadastro tespit tutanağı düzenlenen ve gerçek kişilerin açtıkları dava sonucu 1951 yılında yapılan makiye ayırma işlemine değer verilmeyerek ......

Dava, 2/B madde uygulamasına dayalı açılan tapu kaydının iptal ve tescil istemi ile buna karşılık olarak açılan orman sınırlamasının iptali ve şerhin silinmesi istemine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamına göre taşınmaz başında keşif yapılıp, davalı taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama hattına göre konumu belirlenmemiştir O halde; mahkemece yapılacak keşifte, kesinleşen orman kadastrosuna ve 2/B uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu, kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B sınırları içinde kaldığının anlaşılması halinde, öncesinin 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 1944 yılındaki orman kadastrosunun kesinleşmesi sonucu, Mayıs 1946 tarih 19 numarada Hazine adına tescil edilen orman tapusu revizyon gösterilerek orman niteliğinde kadastro tespit tutanağı düzenlenen ve gerçek kişilerin açtıkları dava sonucu 1951 yılında yapılan makiye ayırma işlemine değer verilmeyerek ......

Davanın yasal dayanağını oluşturan ve uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yasa'nın 5754 sayılı Yasa'nın 79. maddesi ile değişik 6/B maddesine göre; ”bu Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye'de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.” 5997 sayılı Yasanın 15. maddesi ile 3201 sayılı Yasanın 6/B maddesi değiştirilerek “ Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir....

Hazine; çekişmeli taşınmazın tahdit içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali tescil niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 28.06.1940 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1951 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1968 yılında genel arazi kadastrosu, 15.06.1988 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır....

Köyü 709 sayılı parselin kısmen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğu iddiasıyla bu bölümün davalılar adına kayıtlı tapusunun iptali ile Hazine adına, müdahil Orman Yönetimi ise orman olan kısmın Hazine adına tescilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, A (1201 m2) ve C (3096 m2) bölümlerinin Hazine adına, B (8003 m2) bölümünün ise orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Dava 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 19/06/1947 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp 24/10/1980 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 2896 Sayılı Yasaya göre 1985 yılında, 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp 25/08/1988 tarihinde kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır. Yörede arazi kadastrosu 13/07/1968 tarihinde kesinleşmiştir....

TBK.'nın 297. maddesine göre bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde bağıştan dönme (rücu) hakkının kullanılıp kullanılmadığının araştırılması da zorunludur. TBK.'nın 297/3. madde hükmüne göre; bağışlayan sağlığında geri alma sebebini öğrenememişse, mirasçıları ölümünden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alma hakkını kullanabilir ise de; 818 sayılı Borçlar Kanunu’na (BK) göre, BK’nın 246. maddesinin 2. fıkrasında gösterilen istisna dışında rücu hakkı kural olarak mirasçılara geçmediği gibi, temlik de edilemez. 9.3. Değerlendirme 9.3.1. (IV/5.) numaralı paragrafta yer verilen ve hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 9.3.2. Mahkeme karar başlığında yargılama sırasında ölen davacı ...’in ölü olduğu davacıların mirasçıları olduğunun belirtilmemiş olması dahili davalı ......

UYAP Entegrasyonu