İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2017 tarih, 2014/1089 E. ve 2017/1316 K. sayılı kararıyla davaya konu intifa hakkının terkinine ilişkin 25.03.2014 tarihli tescil istem belgesinde davacı şirket temsilcisinin intifa hakkının terkini ile ilgili olarak "yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki lehtarı olduğunuz intifa hakkının tamamından 1.000,00 TL bedeli aldığımızdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ederim" ibaresinin yer aldığı, bilirkişi raporunda kalan süreye ilişkin olarak 40.316,67 TL tutarın iadesinin gerektiği belirtilmiş ise de davacı şirket yetkilisinin resmi merci önündeki açık beyanı dikkate alınarak intifa hakkına ilişkin tutar yönünden talebin yerinde olmadığı, davaya konu taşınmaz üzerinde yapılan sabit yatırımların mahallinde yapılan keşif ile belirlenen rayiç değerinin 82.010,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu tutarın sözleşmenin sona ermesiyle sebepsiz zenginleşme oluşturduğundan iadesi gerektiği gerekçesi ile davanın...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin iptalinin tespiti, intifa hakkının sona erdirilerek tapudan terkini ve tazminata ilişkin davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret ile İstanbul Asliye 14. Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, sözleşmenin iptalinin tespiti, intifa hakkının sona erdirilerek tapudan terkini ve tazminat istemine ilişkindir. H.Y.U.Y.’nın 25/III. Maddesinde; “Yargıtay’ca verilen merci tayini kararları ile temyiz incelemesi sonucu kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar” hükmü yer almaktadır. Dosya kapsamından, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen mahkemenin yetkisizliğine, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin karar, Yargıtay 14....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi - intifa hakkının terkini davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen Bayilik Sözleşmesinin çekilmez hal aldığını, davalının başka mahkemede açmış olduğu dava nedeniyle karşılıklı güven ilişkisinin de kalmadığını belirterek sözleşmenin feshi ile intifa hakkının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, taraflar arasında imzalanan Bayilik ve İntifa Hakkı Sözleşmeleri kapsamı, toplanan delillere göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....
- KARAR - Davacı vekili, davacı şirket ile dava dışı ....... arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, istasyonun davalılar ile yapılan protokol ile davalılara ait taşınmaz üzerine kurulduğunu, taşınmaz üzerinde intifa hakkı tesis edildiğini, davacı şirketin intifa hakkını, 6.192,00 TL terkin harcı ve sair işlem masrafını davalıların nam ve hesabına ödemek suretiyle tek taraflı talep ve işlem terkin ettiğini, intifa terkini için yapılması gereken masrafın sorumlusunun intifa lehdarı değil, intifa terkini esnasında taşınmazın maliki olan davalılar olduğunu, Harçlar Kanunu 58. maddesi hükmüne göre lehine işlem yapılan sıfatıyla taşınmaz maliki, intifa terkin harcı ve ilgili sair masrafları ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek ödenen harç bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Davalı imar planındaki değişiklikler nedeniyle ruhsat alamadığını, istasyonun işletmeye açılmamasının kendi kusurundan kaynaklanmadığını savunmuş, ayrıca eldeki dava ile birleştirilen davasında da taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle intifa hakkının dayanağının kalmadığını belirterek terkinini talep etmiştir. Mahkemece elatmanın önlenmesi istemi reddedilmiş, intifa hakkının terkinine karar verilmiştir. Hükmü davacı(davalı) Total Oil A.Ş. taraflar arasında sulh protokolü düzenlendiğini belirterek bu protokol gereğince karar verilmek üzere hükmün bozulması talepli temyiz isteğinde bulunmuştur. Dava, intifa hakkına konu taşınmaza elatmanın önlenmesi, birleştirilen dava ise intifa hakkının terkini isteğine ilişkindir....
Davalı borçlu vekili, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, aciz vesikası bulunmadığını, müvekkili ile davalı eşi Gülümser'in beş defa evlenip boşandıklarını, 27.04.2001 tarihli çocuklara yapılan çıplak mülkiyet satışının müvekkilinin başka bir kadınla evli iken yapıldığını, çocukların 2002 yılında müvekkili ile anneleri ayrı iken paylarının yarısını annelerine satarak devir ettiklerini, müvekkilinde kalan intifa hakkının ise 2007 yılında kaldırıldığını, söz konusu atış işlemlerinin borcun doğduğu 2007 yılından önce yapılması nedeniyle iptal davası koşullarının oluşmadığını müvekkili ile davalı Gülümser'in taşınmazdaki intifa hakkının kaldırılması karşılığında boşandıklarını, boşanmanın muvazaalı olmadığını, davalı Gülümser'in müvekkilini resmi evrakta sahtecilik suçundan şikayet ettiğini bu nedenle müvekkili aleyhine Bakırköy 14.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/313 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davanın devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir....
Davalılar, davacı aleyhine intifa hakkının terkini istemli dava açtıklarını davaların birleştirilmesini talep etmişler, davanın reddini savunmuşlardır. Davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce, özetle “…İntifa hakkına elatmanın önlenmesine karar verebilmek için bu hakkın çekişme konusu olmaması gerekir. Eldeki davanın konusunu oluşturan intifa hakkının terkini ayrı bir davanın konusu olduğuna göre o davada verilecek karar eldeki davanın sonucunu etkileyecektir. Bu gibi durumlarda aynı nitelikteki davalarda çelişkili karar verilmesine engel olmak için diğer dava bekletici sorun yapılabileceği gibi davaların birleştirilmesine de karar verilebilir. Mahkemece taraflar arasında intifa hakkı çekişmeli olduğu halde bu çekişme giderilmeden işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir…” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiş, hüküm yargılama giderleri yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin ve intifanın sona ermesinde davalının kusurunun olmadığını, sözleşmenin 15. maddesi gereği davalı ve davacı şirketin iradeleri dışında sözleşmenin uygulanmasının imkansız hale gelmesi halinde birbirlerinden hiçbir şey talep etmeyeceklerini peşinen kabul ettiklerini, davacının muaccel olmayan ve intifa bedelinin üzerinde bir bedeli talep ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle intifa hakkının devam etmesi halinde bakiye intifa hakkı bedeli talep edilemeyeceği, davacı tarafça davalı şirket yetkililerine intifa hakkının terkini hususunda vekaletname verilmiş ise de davacının basiretli bir tacir gibi davranarak intifa hakkını terkin ettirdikten sonra dava açması gerektiği, dava tarihi itibariyle intifa hakkının devam ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinafa başvurulmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Dava intifa hakkı nedeniyle davalının taşınmaza müdahalesinin men-i ile ecrimisil istemine ilişkindir. Karşı davada ise; intifa hakkının tapudan terkini istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın reddi, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı(K.davalı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 14.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 14.Hukuk Dairesine gönderilmesine,12/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.11.2007 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının terkini ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; intifa hakkının konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, tazminat isteminin reddine dair verilen 21.06.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25.01.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi....


