Davalı .... vekili, lehine intifa hakkı tesis edilenin dava dışı ... olduğunu, müvekkiline husumet düşmediğini, davacının iddiasında haklı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı şirket vekili, müvekkili şirkete ait taşınmaz üzerinde davalı şirket lehine tesis edilen intifa hakkının Rekabet Kurulu Kararında belirtilen 5 yıllık süreyi aştığından tapudan terkini gerektiğini ileri sürerek intifa hakkının tapudan terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 18.09.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile tapuda 18.800,00- TL harç bedeli yatırılarak tapudan intifa hakkının terkin edildiğini, ödemiş oldukları harç bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir. Birleşen davada davalı ... vekili, müvekkilinin intifa hakkının fekki için vekaletname verdiğini, terkin harç ve masraflarından davacının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 25.8.2006 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının sona erdirilmesi ve tapu kaydından terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, intifa hakkının terkini istemine ilişkindir. Mahkemece mülkiyet izale-i şuyu satışıyla ve intifa yükümlülüğü ile kazanıldığında dava reddedilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiştir. Gerçekten davacıların maliki olduğu 9960 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı üzerinde “101/486 hissenin intifa hakkı ...’ya aittir” şerhi bulunmaktadır....
Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/11/2013 NUMARASI : 2012/222-2013/472 Taraflar arasındaki intifa hakkının terkini davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 03.02.2015 gün ve 2014/17268 Esas, 2015/1088 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, intifa hakkının terkini isteğine ilişkindir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu taşınmazlarda davalılar lehine düzenlenen intifa hakkı tesisine ilişkin sözleşmenin muvazaa nedeniyle iptaliyle dava konusu taşınmazlardaki intifa hakkının terkinine karar verilmiştir....
İntifa hakkı, bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü veya tüzelkişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle, harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer (TMK m.796). Kanuni intifa hakları hariç (TMK m. 495 v.d.) intifa hakkının tesisi daima bir sözleşmeye dayanır. Taraflarına hak ve borçlar yükleyen bu sözleşmeyle intifa hakkı sahibi ile malik hakkın konusu olan şeydeki yararlanmanın nasıl sürdürüleceği kararlaştırılabilir. Şayet intifa hakkının tesisine neden olan sözleşmedeki edimler yerine getirilmemiş, intifa hakkının devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hale gelmişse malik bozulan yararlar dengesini ileri sürerek hakimden sözleşmeye müdahale edilmesini, intifa hakkının sona erdirilmesini isteyebilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : İNTİFA HAKKININ TERKİNİ -KARAR- Dava, intifa hakkının terkini isteğine ilişkindir. Davanın açıklanan bu nitelendirmesine göre, 2797 Sayılı Yargıtay Yasasının 14.maddesi uyarınca temyiz incelemesi Yüksek 14.Hukuk Dairesine ait bulunduğundan dosyanın ilgisi yönünden anılan Daire Başkanlığına gönderilmesine, 13.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 1.6.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki intifa hakkına ilişkin kaydın terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydındaki intifa hakkı şerhinin terkini istemine ilişkindir. Davacı, 1422 parsel sayılı taşınmaz kaydında 1948 yılında kurulmuş intifa hakkı bulunduğunu, bu hakkın kim veya kimler tarafından ne amaçla kurulduğunun tespit edilemediğini, intifa hakkının taşınmaz kapsamı dışında kaldığını ve amacının ortadan kalktığını ileri sürerek kaydın terkinini istemiştir. Davanın kabulüne dair karar davalı tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :İntifa Hakkının Terkini - Alacak Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık ve hüküm intifa hakkının terkini ve alacak istemine ilişkin olup, inceleme görevi Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 21.01.2013 tarihli 2013/1 sayılı iş bölümü kararı gereğince Yargıtay 14. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Yukarıda belirtilen sebeple dosyanın görevli Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 18.03.2013 (Pzt.)...
Ayrıca, intifa hakkının danışıklı tesis edildiği iddiası veya ehliyetsizlik nedeniyle ya da iradeyi sakatlayan diğer nedenlerle de hükmen terkini istenebilir. Somut olayda; davacı Belediye dava konusu taşınmaz için önce intifa eksiltme usulü ile ihale açılmasına karar vermiş ve 04.08.1997 tarihinde de yapılan ihale sonucu davalıya intifa eksiltme usulü ile 49 yıllığına intifa ... tanınmasına karar verilmiştir. Daha sonra yine Belediye Encümeni 08.08.2002 tarihinde Belediye Meclisinin 05.11.2001 tarih 202 sayılı kararından da söz edilerek dava konusu taşınmazlar kaydına 10.09.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 2.8.2002 tarihinde işlenen intifa hakkının tanınmasına karar verilmiştir. Ancak, yine Belediye Encümeni 16.02.2005 tarihinde intifa ... tesisine dair Encümen Kararlarının iptaline karar vermiş, bu karar davalı yana tebliğ edilmesine rağmen idari yargıda iptali yoluna gidilmemiştir....
Somut olayda davacı dava konusu taşınmazlar üzerinde intifa hakkı sahibidir. Bu hakkını Tem ... Petrol Hizmetleri Tic. Paz. Koll. Şti. aracılığı ile kullanmakta iken bayilik sözleşmesi feshedilmiştir. Davacı intifa hakkına dayanarak taşınmazın kendisine teslim edilmesi gerekirken davalıların el ve iş birliği içerisinde taşınmazı kullanmaya devam ettiklerini ileri sürmektedir. Bu arada davalılarda intifa hakkının terkini için açılan davanın derdest olduğunu belirterek birleştirme isteğinde bulunmuşlardır. İntifa hakkına elatmanın önlenmesine karar verebilmek için bu hakkın çekişme konusu olmaması gerekir. Eldeki davanın konusunu oluşturan intifa hakkının terkini ayrı bir davanın konusu olduğuna göre o davada verilecek karar eldeki davanın sonucunu etkileyecektir. Bu gibi durumlarda aynı nitelikteki davalarda çelişkili karar verilmesine engel olmak için diğer dava bekletici sorun yapılabileceği gibi davaların birleştirilmesine de karar verilebilir....
Yine belirtilmelidir ki, kanuni intifa (Türk Medeni Kanunu m.495) hakkı hariç intifa hakkının kuruluşu daima bir sözleşmeyle olur. Taraflarına hak ve borçlar yükleyen bu sözleşmeyle intifa hakkı sahibi ile intifa hakkına konu taşınmaz maliki hakkın konusu olan şeydeki yararlanmanın nasıl sürdürüleceğini kararlaştırabilir. Şayet intifa hakkının tesisine neden olan sözleşmedeki edimler yerine getirilmemiş, intifa hakkının devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hale gelmişse, malik bozulan yararlar dengesini ileri sürerek hakimden sözleşmeye müdahale edilmesini, intifa hakkının sona erdirilmesini isteyebilir. Her ne kadar intifa hakkının sona erme sebeplerini sayan Türk Medeni Kanununun 796.maddesinde eşyaya bağlı intifa haklarında olduğu gibi şahsi bir irtifak hakkı olan intifa hakkının sona erdirilmesini malikin talep edebileceğine ilişkin (Türk Medeni Kanunu m.785) bir hüküm yoksa da burada Türk Medeni Kanununun 785.maddesinin kıyasen uygulanması gerekir....


