"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, muris ...'nin 04.07.2010 tarihinde öldüğünü, 196 ada 28 parseldeki 1/2 hisseli bodrum kat 1 no’lu bağımsız bölümünü, zemin kat 3-4 no’lu bağımsız bölümleri 2. kat 6 no’lu bağımsız bölümünü, 3. kat 7 no’lu bağımsız bölümünü ve 1. kat 5 no’lu bağımsız bölümünü 24.07.1990 tarihinde davalı ...'ya temlik ettiğini, ...'nun 15.04.2004 tarihinde eşi olan diğer davalı Naime Gündoğdu'ya devrettiğini, muris ile ... arasındaki satış sözleşmesinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescilini veya dava tarihi itibariyle tespit edilecek taşınmaz değerlerinin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar, dava konusu taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır....
Bir başka söyleyişle muvazaa; “açıklanan beyanlarının gerçek maksatlarına uymadıklarını bildikleri hâlde, tarafların kastettikleri durumdan başka bir ilişkide kendilerini anlaşmış gibi göstermeleri hâli (7.10.1953 tarihli ve 8/7 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı), tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla kendi gerçek iradelerine uymayan haksız eylem niteliğinde anlaşmalarıdır.” 17. Yukarıdaki tanımların ortak noktasından yola çıkıldığında muvazaalı bir hukukî işlemden bahsedebilmek için; tarafların iradeleri ile beyanları arasında isteyerek yaratılmış bir uygunsuzluk, üçüncü kişileri aldatmak (muvazaa) niyeti, taraflar arasında gizli işlemi yaratan muvazaa sözleşmesinin bulunması gerektiği muhakkaktır. 18. Muvazaa, “mutlak muvazaa”, “nispi muvazaa” gibi çeşitli türlere ayrılır....
maddesinde düzenlenen hakkın kötüye kullanılması ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiği kanaatine vardığımdan, sayın çoğunluğun feragat sözleşmesinin geçersiz olarak yapılmış olması nedeniyle davanın kabulüne dair verilen kararın onanması yönündeki görüşüne katılmıyorum....
düzenlenen hakkın kötüye kullanılması ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiği kanaatine vardığımdan, sayın çoğunluğun feragat sözleşmesinin geçersiz olarak yapılmış olması nedeniyle davanın kabulüne dair verilen kararın onanması yönündeki görüşüne katılmıyorum....
düzenlenen hakkın kötüye kullanılması ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiği kanaatine vardığımdan, sayın çoğunluğun feragat sözleşmesinin geçersiz olarak yapılmış olması nedeniyle davanın kabulüne dair verilen kararın onanması yönündeki görüşüne katılmıyorum....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın davalı tarafından hisse devrine ilişkin sunulan belgelere karşı imza inkarında bulunmuş ise de dava dilekçesinde davalılarla imzalanan hisse devri sözleşmesinin bedel alınmadan muvazaalı olarak yapıldığını belirtmesi nedeniyle imzaya ilişkin itirazının yerinde olmadığı, davalı ... ile davacı arasındaki hisse devrine ilişkin sözleşme ibraz edilemese de davanın muvazaalı yapılan hisse devrinin iptali olduğu, davalı tarafça sözleşmenin yapılmadığına dair bir itirazda bulunulmadığı, davacının hisse devrine ilişkin sözleşmede taraf olduğu ve kendi muvazaasına dayandığı, yazılı sözleşmeye karşı muvazaa iddiasının, ancak yazılı delille kanıtlanabileceği, 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Davacı, mirasbırakan eşi Satılmış ...’in, 2731 ada 17 parsel sayılı taşınmazını çocuksuz olması nedeniyle ölümü halinde eşine ve kız kardeşlerine kalmasını istemediğinden yeğenleri olan davalılara satış suretiyle temlik ettiğini, çekişme konusu taşınmazla ilgili yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ise mirasçılardan mal kaçırma ve muvazaa iradesini gizleme amacı taşıdığını ileri sürerek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı taktirde tenkisine karar verilmesini istemiştir....
Muris muvazaasında, mirasbırakan ile sözleşmenin karşı tarafı, aralarında yaptıkları bağış sözleşmesini genellikle satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile gizlemektedirler. Başka bir anlatımla, mirasbırakan ile karşı taraf malın gerçekten temliki hususunda anlaşmışlardır. Görünüşteki ve gizlenen sözleşmelerin her ikisinde de samimi olarak temlik istenmektedir. Ne var ki, görünüşteki satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesinin vasfı (niteliği) muvazaalı sözleşme ile değiştirilmekte, ayrıca gizli bir bağış sözleşmesi düzenlenmektedir. Görünüşteki sözleşmenin vasfı (niteliği) tamamen değiştirildiğinden, muris muvazaası aynı zamanda “tam muvazaa” özelliği de taşınmaktadır. 22. Muris muvazaasını öteki nispi muvazaalardan ayıran unsur ise mirasçıları aldatmak amacıyla yapılmasıdır....
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL - BEDEL - TENKİS Taraflar arasındaki birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil, bedel, tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen asıl ve birleştirilen davaların reddine ilişkin kararın, asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16....
Önalım bedeli Medeni Kanunun 734/2. maddesi hükmü uyarınca taşınmazın satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerinden ibaret olup, mahkemenin görevi buna göre belirlenir. Satış sözleşmesinin tarafı olan davalının satış bedelinin tapuda gösterilen miktardan fazla olduğu savunması dinlenemez. Davalı yapmış olduğu sözleşme ile bağlı olup bunun aksini savunma ve kanıtlama olanağından yoksundur. Davanın açıldığı tarih itibariyle Sulh Hukuk mahkemesinin görev sınırı 7.230,00 TL, önalım bedeli ise 3.000,00 TL olduğundan Sulh Hukuk mahkemesi görevlidir. Mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken satış sözleşmesinin tarafı olan alıcı davalının bedelde muvazaa yapıldığı savunmasına itibar edilerek taşınmazın keşfen belirlenen değerine göre görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. 2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davalının temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir....


