ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/659 Esas KARAR NO : 2022/591 DAVA : Muris Muvazaası Sebebiyle Hisse Devrinin İptali DAVA TARİHİ : 28/09/2020 KARAR TARİHİ : 07/06/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :08/07/2022 MAHKEMEMİZİN İŞ BU DOSYASI İLE BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2020/660 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; DAVA : Muris Muvazaası Sebebiyle Hisse Devrinin İptali DAVA TARİHİ : 28/09/2020 KARAR TARİHİ : 07/06/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :08/07/2022 Davacı vekili tarafından açılan mülkiyet davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İvedi olarak dava konusu hisse senetlerinin dava süresince, bir karar ittihaz olunana kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesi bakımından ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini, Neticede, şirket ortaklarından ve bir diğer mirasçısı olan ...'in muris ortak ...'...
"Dava, davalı eşler arasında muavazaalı hisse devri nedeniyle hisse devrinin hükümsüzlüğüne ve satışa izin verilmesi için yetki talebine yöneliktir. Gaziantep ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12/01/2017 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; dava dilekçesi ve sunulan Yargıtay kararı değerlendirildiğinde; davalılar arasında yapılan hisse devrinin geçerli olup olmadığı hususunun irdelenmesi gerektiğini, davaya konu hissenin ise anonim şirket hissesi olduğunu, bu hisse devrinin geçerliliği hususunda TTK ilgili hükümlerinin gözetilmesi gerektiğinden bahisle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Gaziantep Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, kararın 29/05/2017 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Dosyanın tevzi olduğu Gaziantep ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2017 tarih, .... Esas, .... Karar Sayılı Kararı ile; Yargıtay .......
O halde yukarıdaki yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafından açılan işbu davanın davalılar arasındaki şirket hisse devrinin muvazaa nedeniyle iptali ile ... adına tescili şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu sabit olup ayrıca davanın taraflarca serbestçe üzerinde tasarruf edebilecekleri işlerden kaynaklandığından davacı tarafından dava açılmadan önce dava şartı olan arabulucuya başvuru zorunludur. Dolayısıyla dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamında arabulucuya başvurulmadığı sabit olduğundan davanın arabulucuya başvuru dava şartı noksanlığı sebebiyle HMK' nın 115/2. Maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir....
Mahkemece, hisse devrinin rayiç bedelin altında olmasının muvazaayı tek başına ispatlamaya yetmeyeceği, tanık beyanları ile bu hususun ispatının da mümkün olmadığı, kaldı ki tanık beyanlarından dahi murisin devir işlemini yaparken akli melekelerinin yerinde olduğu ve işlemin mahiyetini bilerek devir işlemini gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı, davacın'ın hisse devrinin hile nedenine dayalı olarak iptalinin talep edildiği ancak tüm dosya kapsamı ve sunulan delillerle davacının bu yöndeki iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
ın baba-oğul olduklarını, daha önce diğer davalı ... şirketinde ortak olarak ticaret yaptıklarını, davacı babanın oğlunun yaşlılığında kendine bakacağı taahhüdüne güvenerek şirketteki hissesini bedelsiz olarak oğluna devrettiğini, ancak taahüdünü yerine getirmediğini, bu hisse devir işleminin muvazaa sebebiyle iptali gerektiğini, kaldı ki devir sonrası şirket ana sözleşmesi tadil işleminin de usulünce yapılmadığını ileri sürerek batıl olan hisse devir sözleşmesi nedeniyle davacının şirkette halen ortak olduğunun tespitine, mahkeme sözleşmenin batıl olduğu kanaatinde değilse hukuka aykırı bulunan 29/12/1993 tarihli hisse devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve etmiştir. Davalılar vekili; 1993 yılında yapılan hisse devir sözleşmesinin geçerli olduğunu, davacının bu işleme karşı dava açma hakkının zamanaşımına uğradığını, hisse devrinin bedel mukabilinde yapıldığını ve sözleşmede bedelin nakden ve defaten ödendiğinin yazıldığını savunarak davanın reddini istemiştir....
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hisse devri nedeniyle ödenen bedel belli olduğundan işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, hisse devir bedeli yönünden davacının kendi muvazaasına dayanmasının mümkün olmadığını, davacının genel kurul iptali davasına ilişkin hak düşürücü süreyi geçirdiği için muvazaa iddiasında bulunarak genel kurul kararının iptalini talep ettiğini, açılan davada bu nedenle zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının mevcut olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
CEVAP VE SAVUNMA : Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hisse devri nedeniyle ödenen bedel belli olduğundan işbu davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, hisse devir bedeli yönünden davacının kendi muvazaasına dayanmasının mümkün olmadığını, davacının genel kurul iptali davasına ilişkin hak düşürücü süreyi geçirdiği için muvazaa iddiasında bulunarak genel kurul kararının iptalini talep ettiğini, açılan davada bu nedenle zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının mevcut olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : -Dava konusu şirkete ait ticaret sicil kaydı ile şirket ana sözleşmesi -Ankara 33....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davalıya gabin ve müzayaka hali nedeniyle yapılan hisse devrinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Hükmüne uyulan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 28.01.2014 gün ve 2013/4023 E- 2014/1133 K sayılı ilamı ile “.... dava dilekçesinde, gabin ve muzayaka hali hukuki sebebine dayanıldığı ve açıklamaların da bu hukuki nedenlere dayanılarak yapıldığının anlaşılmasına rağmen mahkemece davanın muvazaa nedeni ile tasarrufun iptali olarak kabul edilip buna göre değerlendirilmesinin doğru olmadığı...” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, davanın reddine karar verilmiş, söz konusu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Mahkemece, şirket hisse devrinin geçerli olup, muris muvazaasına ilişkin İçtihadı Birleştirme Kararının olayda uygulama yeri bulunmadığı, muvazaa iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairece, “ ...Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı şirket pay devrinin iptali ile miras payları oranında tescil ya da tazminat isteklerine ilişkindir...Ne var ki, mahkemece ehliyetsizlik yönünden araştırma ve değerlendirme yapılmadan hüküm kurulmuştur...Hâl böyle olunca; önemine binaen öncelikle hukuki ehliyetsizlik yönünden tarafların bildirecekleri tüm delillerin toplanması, varsa mirasbırakana ait sağlık kurulu raporları, hasta müşahade kağıtları, reçeteler vs. tedavi evrakının tamamının ilgili yerlerden istenmesi, tüm dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi, akit tarihinde miras bırakanın ehliyetli olup olmadığı yönünde rapor alınması, ehliyetli olduğunun anlaşılması halinde muvazaa iddialarının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi...
DAVA : Hisse Devrinin İptali (Muvazaa (TBK M.19)) HÜKÜM : Gebze 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesi Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi ile Gebze 2.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Vekil edenin babaları muris ...'...


