Bu durumda dava dilekçesinde öne sürülen maddi olguların hukuksal nitelendirmesini doğru olarak yaparak konunun aydınlatılması bakımından öncelikle BK’nın 18. maddesinde (TBK m. 19) düzenlenen genel muvazaa ile 2004 sayılı İİK’nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarının incelenmesi gerekmektedir. 14. BK’nın 18. maddesinde; (TBK m. 19) “Bir akdin şekil ve şartlarını tayininde, iki tarafın gerek sehven gerek akitteki hakiki maksatlarını gizlemek için kullandıkları tabirlere ve isimlere bakılmıyarak, onların hakiki ve müşterek maksatlarını aramak lazımdır. Tahriri borç ikrarına istinat ile alacaklı sıfatını iktisabeden başkasına karşı, borçlu tarafından muvazaa iddiası dermeyan olunamaz.” hükmü ile genel muvazaa düzenlenmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava konusu uyuşmazlık; TBK.'nun 19.maddesi gereğince muvazaa iddiasına ilişkin olarak açılan araç kaydının iptali ile hisse oranında davacı adına tescili ile aracın getiri payının davalılardan tahsili istemine ilişkin alacak davasına dairdir. Davanın niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 17.Hukuk Dairesinindir. Ancak, anılan daire dosyayı dairemize göndermiş olduğundan; dosyanın Hukuk Başkanlar Kurulunca temyiz incelemesini yapacak daire belirtilmek üzere dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır. Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. İİK'nun 277.maddesinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır. Oysa muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçlar....
Görünüşteki sözleşme şekle bağlı olsa dahi muvazaa sözleşmesinin yazılı veya resmî şekilde yapılması gerekmez. Görünüşteki sözleşmenin şekle bağlı olması hâlinde muvazaanın yazılı delil ile ispat edilmesi kuralı muvazaa sözleşmesinin yazılı olmasının geçerliliği için değil ispat edilebilmesi için aranan bir kuraldır. Bu bağlamda görünüşteki yazılı bir sözleşmenin aksini iddia eden tarafın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 200 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 13. maddeleri uyarınca iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi zorunludur. Muvazaa sözleşmesi görünüşteki sözleşmeyi değiştirdiğine veya hükümsüz kıldığına göre ispat gücü kazanabilmesi için yazılı olması değinilen kanunların açık hükümleri gereğidir (YİBK’nın 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 E., 1947/6 K. sayılı kararı). 17....
Davacının iddiasını kanıtlaması halinde iddianın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı, alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK'nın 283/1. maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının taşınmazların haciz ve satışını isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekecektir. BK'nun 19.maddesine göre muvazaa nedeniyle açılan iptal davalarında zamanaşımı söz konusu olmaz ve İİK'nın 277 vd.maddelerine göre açılan iptal davalarında aranılan aciz belgesi muvazaaya dayanan iptal davalarında aranmaz. Davacı vekili dava dilekçesinde açıkça muvazaa hukuksal nedenine dayandığından ve hak düşürücü süre eldeki davada uygulanmayacağından, davanın TBK'nin 19.maddesi gereğince değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın tasarrufun iptali davası olarak nitelendirilerek hak düşürücü süre nedeniyle davanın red edilmesi isabetli görülmemiştir....
İçecek Araç Kira Gıda Taş. Dağ. ve Paz. San. Tic. Ltd Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK'nun 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. İİK'nun 277. maddesinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır. Oysa muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçlar....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle;davanın Türk Borçlar Kanununun 19.maddesi (BK'nun 18)gereğince açılmış muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, bir davada taraflarca ileri sürülen maddi olguların hukuki değerlendirilmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamanın hakimin doğrudan görevi olduğu, dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olduğu, muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçladığı...
ın babası ile birlikte aynı evde ve birlikte kalıp uzun yıllar birlikte çalışarak kazanç elde ettikleri birlikte kazançları ile araçların satış bedelleri dikkate alındığında bedelini ödeyebilecek ekonomik imkanlarının olmadığı iddiasının yerinde olmadığı, ... adına kayıtlı araç ile öncesinde muris adına kayıtlı araç arasında herhangi bir bağlantının ispat edilmediği,bu nedenle davalı ... hakkındaki kullanım bedelinden kaynaklanan talebin sübut bulmadığı, davacı talebinin hisse nispetinde tescil kaydının iptali ve kullanım bedelinin tahsili talebine yönelik olduğu dikkate alındığında davalı ... hakkındaki kullanım bedelinden kaynaklanan talebin zamanaşımı nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... hakkındaki aracın trafik kaydının iptali ile hisse tescili, Savaş hakkındaki kullanım bedelinden kaynaklanan talebin ispat edilememiş olması nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
-K A R A R- Davacı vekili, sıra cetvelinin birinci sırasında yer alan ve satış parasının tamamı kendisine ödenen davalının, sıra cetveline konu ......6 plaka sayılı aracı ....07.2011 tarihinde dava dışı borçlu şirkete noterden sattığını, satış sözleşmesinde araç bedelini tamamen aldığını beyan ettiği halde aynı tarihte rehin sözleşmesi ile araç üzerine rehin koyduğunu, rehin sözleşmesinin alacaklılardan mal kaçırmak amacıya muvaazalı olarak yapıldığını, taraflar arasında bunun dışında bir ticari ilişki ve alacak bulunmadığını ileri sürerek, davalıya ayrılan paydan müvekkilinin alacağının ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin sıra cetveline konu taşınmazı dava dışı borçluya noterden sattığını ve alacağına karşılıkta fatura düzenleyerek araç üzerine de rehin koyduğunu, ayrıca araç satış sözleşmesi ile rehin sözleşmesinin davacının ... takip tarihinden önce yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir....
Noterliği'nin 15/03/2018 tarih ve 08899 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinin iptaline, davacının dava konusu aracın kendisi ve davacı çocuğu adına miras payları oranında tescil işlemi, idarenin tasarrufunu gerektirdiği, idari işlemin yapılması konusunda idareye talimat verilemeyeceği gözetilerek bu talep bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....


