WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptal tescil istemine ilişkindir. Davacı, mirasbırakanı ...'ın maliki olduğu 136 ada 12 parsel sayılı taşınmazı mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak torunu olan davalı ...'a satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek satış sözleşmesinin iptali ile taşınmazın tüm mirasçılar adına tesciline, aşamada tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir....

Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (TBK m. 19 (BK m. 18)). Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 1.4.1974 günlü ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur....

TBK’nın 19. maddesi ile sadece nispi muvazaa düzenlenmiş olup, bu maddede mutlak muvazaa hükme bağlanmamıştır (Eren, Fikret: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2018, s. 370). 16. Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören üçüncü kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukukî işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Üçüncü kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir. Muvazaalı işlemler ile kendisinin zararlandırıldığını ileri süren davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Çünkü muvazaa onlara karşı işlenmiş haksız eylem niteliğindedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, mirasbırakanı ...’ın tek yasal mirasçısı olan kendisinden mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak, maliki bulunduğu ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 19 numaralı bağımsız bölümü satış göstermek suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, üçüncü bir kişinin vekâleten satışı ile taşınmazı satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur....

(TBK m. 614). Bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz. Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (TBK m. 19)....

Dava, önalım hakkı nedeniyle payın iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili müvekkilinin ... İlçesi ... parselde paydaş olduğunu, davalının 31.12.2008 tarihinde aldığı payın önalım hakkı nedeniyle iptali ve müvekkili adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili, tapuda satış olarak görülen işlemin gerçek bir satış sözleşmesi olmadığını, miras hukukuna ilişkin olmakla ve işlem kolaylığı düşüncesiyle yapıldığını, yurtdışında yaşayan kişilerin verdikleri vekaletnamedeki eksiklik nedeniyle kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapılamayacağının anlaşılması üzerine, kat karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin işlemlerin tek elden yürütülmesi amacıyla güvenilir kişi durumundaki satıcılardan ...'ün eşi ve diğerlerinin enişteleri olan davalıya payın temlik edildiğini 27.03.1957 gün ve 12/2 sayılı İ.B.K. uyarınca önalım hakkının kullanılamayacağından davanın reddini savunmuştur....

"İçtihat Metni" Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine gününde verilen dilekçe ile önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Davacı, paydaşı olduğu 7599 ada 8 parsel sayılı taşınmazın dava dışı önceki paydaşı payını satış yoluyla davalıya devrettiğini, satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, satışa ilişkin bir bildirim yapılmadığını ileri sürerek, payın önalım nedeniyle adına tescilini istemiştir. Davalı, bedelde muvazaa bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tapudaki satış bedeli ile masrafların davacı tarafça süresinde depo edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir....

Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazın zemin katındaki 1/2 arsa paylı 1 nolu dairenin davalı tarafından yapıldığı, yapımında murisin ve davacıların katkısının bulunmadığı, davacıların muvazaa iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle 26.8.1998 tarihli düzenleme şeklinde gayrımenkul satış vaadi sözleşmesinin iptali ile ilgili davacıların talebinin reddine, davacıların dava konusu taşınmazın yasal mirasçılar adına hisseleri oranında tapuya tesciliyle ilgili taleplerinde ise (iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesine ilişkin olması nedeniyle) mahkeme görevsiz olup Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik nedeniyle bu taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muvazaa nedeniyle 26.8.1998 tarihli düzenleme şeklinde gayrımenkul satış vaadi sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir....

Ancak, davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delil ile kanıtlayabilir. Olayımıza gelince; Önalım hakkına konu edilen 235 no’lu parseldeki 1/162 pay 12.500-TL bedelle taşınmazın diğer paydaşı tarafından davalı ...'ya satılmıştır. Davacı ise, tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, mahkemece tespit edilecek gerçek değer üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir. Davacı satış sözleşmesinin tarafı olmadığından, bu iddiasını tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanması mümkündür. Muvazaa iddiasının kanıtlanmasında, tanık beyanlarının payların davalıya hangi bedel karşılığı satıldığı konusunda açık, kesin ve görgüye dayalı olması gerekmektedir. Ayrıca, muvazaa iddiasının kanıtlanması için keşif tek başına yeterli delil değildir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/446 Esas KARAR NO : 2023/38 DAVA : Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 19/01/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalıların eş olduklarını, müvekkilinin davalı ------Noterliğinin 22/08/2008 tarih ve -----yevmiyeli vekaletnameyi verdiğini, davalı----- vekalet görevini kötüye kullandığını, müvekkilinin-----4.900 hissesini sadece 4.900,00 TL'ye karısına sattığına dair ------ Noterliğinin 06/10/2008 tarih ve ----- yevmiye nolu "Limited Şirket Hisse Devri sözleşmesi" yapıldığını, vekaleten satış sözleşmesi yapılan bu şirketin mülkiyetindeki------- isimli yatın değerinin milyon TL'nin üstünde olduğunu, böylece yatın mülkiyetini davalı vekil-------- sadece 4.500,00 TL'ye karısının üzerine geçirdiğini, şirket alacaklısı tarafından yapılan icra takibi nedeniyle -------...

UYAP Entegrasyonu