nin R. adına tescil talep ettiğini, bu sebeple bodrum kattaki dairenin R. adını tescil edildiği belirterek davanın reddini savunmuş, Davalı M. C. muvazaa iddialarının doğru olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, birleştirilen davası ile de; kayden maliki olduğu 3 nolu bağımsız bölüme davacı R.'in elatmasının önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Basri, davanın reddini savunmuş, Mahkemece, asıl davadaki tapu iptal ve tescile yönelik talebin muvazaa iddiasının ispat edilmediği gerekçesiyle reddine, taşınmaz bedeline yönelik talep hakkında ise davalı C.'nin vekalet görevini kötüniye kullandığı gerekçesi ile kısmen kabulüne, birleşen dava bakımından ise davalı R. 'in haklı ve geçerli bir nedeni olmadan çekişme konusu yere elattığı gerekçesi ile elatmanın önlenmesine, ecrimisil isteminin reddine karar verilmiştir. Karar, davacı-birleşen dosyadan davalı R.. D.. vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .......................
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/59 E. sayılı dosyası ile hile hukuksal nedenine dayanılarak tapu iptal tescil davası açıldığı, davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verildiği, Dairece esastan onanıp, vekalet ücretine hasren bozulduğu, bozma sonrası mirasbırakanın ölümü üzerine mirasçılarının davayı takip ettiği, ...’ün 28/01/2010 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı çocukları ..., ... ve ... ile dava dışı ... ve davalının eşi ...’ı bıraktığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, 6100 sayılı HMK 33. (1086 sayılı HUMK 76.) maddesi hükmü uyarınca olayları bildirmek taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ve ona uygun yasal düzenlemeyi tayin ve tespit ederek uygulamak mahkemeye aittir....
Az yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafın talebi öncelikli olarak muvazaa nedeni ile tapu kaydının iptali ve davalı eş ... adına tesciline ilişkin bulunduğuna, mahkemece muvazaa talebi değerlendirilerek muvazaa ispat edilemediğinden davanın reddine karar verildiğine ve dava Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından sonuçlandırıldığına ve kişisel hakka dayanarak tapu iptali ve tescil istenildiğine göre hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yüksek Yargıtay (14.) Hukuk Dairesine ait olması icap eder. Ne var ki; Yargıtay (15.), (4.), (2.) Hukuk Daireleri tarafından da görevsizlik kararı verilerek dosya Dairemize gönderilmiş olmakla 04.02.2010 tarih 3 sayılı Yargıtay Başkanlar Kurulu kararının 1/d bendi gereğince görevli Dairenin Hukuk Başkanlar Kurulunca belirlenmek üzere dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 03.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda, uyuşmazlık eşler arasında mal rejimine ilşkin olmayıp, muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davası olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK'nın 21. ve 22. maddeleri gereğince ... 24.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 22.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davalılar; davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının talep hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.Mahkemece; muris muvazaası nedeni ile tapu iptal ve tescil davasında taraflar arasındaki satışın muvaazalı olduğu gerekçesi ile tapu iptal ve tescil kararı verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu durumda taraflar arasında yapıldığı iddia edilen taşınmaz satışı ve bedelin ödenmesine ilişkin sözleşmenin hukuken var olmayan bir sözleşme olduğu, somut olayda satış yapıldığı iddia edilen işlemin aslında hiç yapılmamış olduğu, mirasçılardan mal kaçırmak saiki ile yapılan bir işlem olduğu, taraflar arasında gerçek bir alım satım işlemi olsa idi muris muvazaası nedeni ile açılan tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verilmesi gerektiği oysa ki davanın kabul edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/36 E- 2014/406 K HÜKÜM/KARAR : Feregat Nedeni ile Reddine Hükmüne uyulan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 10.04.2019 gün, 2016/5728 E, 2019/4475 K sayılı gönderme kararına uyularak verilen 19.10.2021 tarihli ek karar ile "açılan davanın feragat nedeni ile reddine" karar verilmiştir. Karar davacı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, davalılar ... ve diğerleri aleyhine muvazaa nedeni ile tapu iptal ve tescil talepli dava açmıştır. II. CEVAP Davalılar vekili; davanın süresinde açılmadığını, muvazaalı işlem yapılmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuşlardır. III....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... vd aleyhine 30/10/2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın usulden reddine dair verilen 14/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, aile konutunun boşanma aşamasında olduğu davalı eşi ... tarafından diğer davalıya muvazaalı olarak devredildiğini belirterek, tapu kaydının iptali ve ortak mülkiyet olarak tapuya tescili, ayrıca aile konutu şerhi işlenmesi isteminde bulunmuştur....
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; Islah talebi ile dava muvazaa nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davasına dönüştürüldüğünden taşınmazın dava tarihinden önce dava dışı ....'na satılıp devredildiği, bu hali ile tapu iptal davasının görülemeyeceği gözetilerek davalılar hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. SONUÇ: Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 6,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 18/01/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan anneleri ...'nin, ... parsel sayılı taşınmazını vekil kıldığı davalı oğlu İbrahim aracılığıyla diğer davalı ...'ye satış suretiyle temlik ettiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, temliki işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payları oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar, iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olarak açılan davada Pendik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Pendik 1. Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tesci talebine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın evlilik birliği içinde edinilen mallardan kaynaklanan tapu iptal ve tescil davası olduğu, bu nedenle de aile mahkemelerinin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Aile Mahkemesi ise, davanın evlilik birliği içinde edinilen taşınmazların boşanma davası açılınca muvazaalı olarak davalılara satılmak suretiyle devredildiği iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davası olduğu, bu haliyle Aile Mahkemelerinin görev alanına girmediğini belirterek görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....


