Bölge adliye mahkemesi ilgili hukuk dairesince, ivazlar arası fahiş fark bulunmasının tek başına tasarrufun iptali nedeni sayılmamış olmasına ve 3. kişi konumunda bulunan davalı ...’ın davalı borçlu ...’ın mal kaçırma amacını bildiği ya da bilmesi gerektiğine dair dosyada başkaca delil bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dava, Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesi (Borçlar Kanunu’nun 18. maddesi) kapsamında muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak açılmıştır. Davacı vekili, davalılar arasında yapılan taşınmaz devrinin müvekkilinin takibe konu alacağının tahsilini etkisiz kılmak amacıyla yapılan tasarrufun iptali ile satış yetkisi verilmesini talep etmiştir.Muvazaa; tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacı ile gerçek iradelerine uymayan ve kendi aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak hususunda anlaşmalarıdır, şeklinde tanımlanabilir....
Mahkemece, muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle davacının iddiasını kanıtlayamadığı gözetilerek davanın reddedilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davacının esasa ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine; Davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince; Bilindiği üzere muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda dava değeri taşınmazın tümü üzerinden, davayı açan mirasçı yada mirasçıların payına isabet eden değerdir. Somut olayda taşınmazın tümünün değeri 37.808TL, davacının payına isabet eden değer ise 12.602 TL’dir....
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, davacılar tarafından davalı ... aleyhine açılan tazminat davasının derdest olduğu, davacıların dava tarihi itibarıyla davalıda gerçek bir alacağının bulunmadığı, davalı aleyhine yapılmış ve kesinleşmiş icra takibi olmadığı, aciz belgesi bulunmadığı gerekçesiyle şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava BK'nun 18. maddesi uyarınca muvazaalı işlem yapıldığı iddiasına dayalı araç ve tapu kayıtlarının iptali ile borçlu adına tescili istemine ilişkindir. Bir davada taraflarca ileri sürülen maddi olguların hukuki değerlendirilmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir. Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla BK 18.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi _ K A R A R _ Dava, vekalet yetkisinin kötüye kullanılması ve muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir. 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 6723 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değişik 60/3. maddesi gereğince, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun Hukuk Dairelerinin işbölümünü düzenleyen 23.01.2020 tarihli ve 2020/1 sayılı Kararına ve davanın açıklanan niteliğine göre temyiz inceleme görevi Yargıtay 1. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle dosyanın sözü edilen görevli Yüksek Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 13/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
-KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre, dava; TBK.' nun 19.maddesindeki genel muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 09.02.2018 tarih ve 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 21.02.2018 günü Resmi Gazetede yayımlanarak 01.03.2018 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca bu davanın temyiz incelemesi Yargıtay 17.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Hâl böyle olunca, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 23.07.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6723 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile değişik 60/3. maddesi gereğince dosyanın Yargıtay 17.Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 24.05.208 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. .......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre, dava; genel muvazaa hukuksal nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 09.02.2018 tarih ve 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 21.02.2018 günü Resmi Gazetede yayımlanarak 01.03.2018 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca bu davanın temyiz incelemesi Yargıtay 17.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Hâl böyle olunca, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 23.07.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6723 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile değişik 60/3. maddesi gereğince dosyanın Yargıtay 17.Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 28.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
in komşusu ve akrabası olduğu,iyiniyetli olmadıkları, yapılan satış işlemlerinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarını iptali ile davalı ... ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava Türk Borçlar Kanununun 19.maddesi gereğince muvazaa hukuksal sebebine dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir. Kural olarak 3.kişiler, danışıklı işlem nedeniyle hakları zarara uğratıldığı takdirde tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilir. Çünkü danışıklı bir hukuki işlem ile 3.kişilere zarar verilmesi onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğindedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece temlikin muvazaalı olduğu gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Miras bırakan Hüseyin'in 19.05.2013 tarihinde öldüğü mirasçıları olarak davacı kızları ile dava dışı çocuklarının kaldığı, davalının kızı Naciye'den olma torunu olduğu miras bırakanın çekişmeli 477 parsel sayılı taşınmazını 13.05.2013 tarihte davalıya satış suretiyle temlik ettiği kayden sabittir....
e satılarak tapuda devir işlemlerinin yapıldığı, davanın bu tasarrufun iptali için Asliye Hukuk Mahkesine dava açtığı, davalı tarafça da, takibe konu senedin iptali için karşı dava açılması üzerine asliye hukuk mahkemesince, davacının ticari dava niteliğinde bulunduğundan uyuşmazlığın çözüm yerinin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, asliye ticaret mahkemesince ise karşı dava konusu olan senedin iptali yönünden dosyanın tefrik edilerek yargılamaya devam olunduğu, asıl dava olan tasarrufun iptali yönünden ise görevsizlik kararı verildiği anlaşılmış olup, uyuşmazlığın kesinleşen icra takibine dayalı olarak davalıların mal kaçırma kastıyla hareket etmeleri nedeniyle muvazaa hukuksal nedenine dayanan tasarrufun iptali isteminden kaynaklandığından, genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ......
Somut olayda, Mahkemece ketmi verese nedeniyle değil salt muris muvazaası nedeniyle tapu iptali davası incelenmiştir. Gerçekten de, miras bırakan ...'in kadastro tespitinden sonra öldüğü ve tereke üzerinde mirasçıların M.K'nun 539. maddesi gereğince ölüm tarihinde hak sahibi oldukları, davaya konu (ifraz öncesi 90 parsel sayılı) taşınmazın kadastro tespitinin doğrudan diğer mirasbırakan Eşe adına yapıldığı ve kadastro tespitine karşı açılan davanın 16.01.1997 tarihinde kesinleştiği gözetildiğinde eldeki davanın açılış tarihi olan 08.06.2011 tarihine kadar 3402 Sayılı Kadastro Yasası'nın 12/3 maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığına ve bu gerekçe ile sonucu itibariyle doğru olan ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptali davasına yönelik ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığına göre; davacı vekilinin ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptali davasına yönelik temyiz itirazı yerinde değildir.Reddine....


