WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

evliliğin mutlak butlan ile batıl olması sebebiyle evliliğin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

, evliliğe engel bir durum yaratmadığı, eşin sağlığı yönünde ağır tehlike oluşturmayacağı, evliliğin iptalini gerektirecek davacı yönünden evliliği çekilmez kılan bir hastalığının olmadığı anlaşıldığı, nisbi butlan sebebiyle açılan evlenmenin iptali davasında; resmi bir işlemin kurulması sırasında taraflardan birisinin sağlıklı ve geçerli iradesinin bulunmadığı, yanılma ve aldatılma, korkutulma veya gecici bir irade kaybı gibi durumlarda, bu tarafça ileri sürilebilecek bir iptal edilebirlik durumu olup işlem sırasında iradesi sakatlanmış olan tarafça ileri sürülebilir şeklinde olup, dosyamızdaki iddiaların ve kanıtlanan olguların evliliği geçersiz kılmadığı, bu nedenle evliğin geçerli olduğu nispi butlanın dosya kapsamına göre şartları bulunmadığı gerekçesiyle nispi butlan, evlenmenin iptali davasının reddine karar verilmiştir....

Evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde, eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat ve nafaka hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK.m.I58/2). Buna göre boşanmaya ilişkin tazminata ve nafakaya dair Türk Medeni Kanununun 174. ve 175'nci maddeleri evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde de uygulanacaktır. O halde evliliğin mutlak butlan sebebiyle (TMK.m.145/1) iptaline karar verilmesi ve kadın eşin tam kusurlu olduğuda gözeltilerek davacı-davalı erkek lehine maddi ve manevi tazminata karar verilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir....

İş Mahkemesinin 2012/599 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının açıldığını, Adana 3. İş Mahkemesinin, davalının evliliğinin kayden geçerli görülmesi sebebi ile taraflarına evliliğin butlanla sakat olduğuna ilişkin dava açmak üzere süre verildiğini iddia ve vakıaların ileri sürülerek evliliğin mutlak butlan sebebi ile geçersiz sayılmasına ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin eski eşi ... A.'dan 26.10.2001 tarihinde boşandığını, sonrasında ......

Arzedilen sebeplerle somut olaydaki ikinci evliliğin TMK 145'inci maddesinde düzenlenen mutlak butlan hukuki sebebiyle iptaline karar verilmesi yerinde olmayıp bu yöndeki kararın onanması şeklinde gerçekleşen Dairemiz çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 1-İM-SE-SD...

Uyuşmazlığın çözümünde önemli olması sebebiyle öncelikle yokluk ve mutlak butlan kavramları üzerinde durulması gerekir. Kanunda özel olarak evlenmenin butlanı halleri arasında sayılmamış olmasına rağmen, evlenmenin kurucu unsurlarının bulunmadığı hallerde evlenme hükümsüz olacaktır. Bu durumlarda evliliğin yokluğundan söz edilecektir. Evliliğin yok hükmünde olması durumunda, evlilik hiç olmamıştır ve dolayısıyla evliliğin doğurduğu sonuçlar da meydana gelmemiştir. Bu hallerde evliliğin yokluğu iddiası için ayrıca bir dava açılmasına gerek duyulmamaktadır; ancak somut durumun evliliğin yokluğu hallerine girip girmediği çekimseli ise, bu durumda dava açılır ve dava sonucunda verilen karar da bir tespit kararıdır. Evlenme, aynı cinsten iki kişi arasında yapılmışsa, resmi memur önünde yapılmamışsa ve evlenmek üzere nişanlılardan biri olumlu iradesini açıklamamış ise yok sayılacaktır....

nun amcası olarak görünmesi nedeniyle aralarında 4721 Sayılı Kanunun 129 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 145 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince mutlak evlenme engeli olduğu gerekçesiyle 03.11.1999 tarihli evlenmenin mutlak butlan ile batıl olması sebebiyle iptaline karar verilmiştir. Kararın 23.02.2007 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlenmiştir. 2. Davalı ... 24.04.2018 tarihli dilekçe ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca yukarıda sözü edilen mahkeme kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla ortadan kaldırılması için dava açmış, Hınıs Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin 06.03.2009 tarih, 2018/91 E., 2019/74 K. sayılı kararıyla yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi'nin 30.12.2020 tarih ve 2019/2159 E., 2020/1310 K. Sayılı kararı ile ...'...

Dava, “eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması" (TMK. m. 145/2) sebebiyle batıl olan evlenmenin iptali isteğine ilişkin olup, eşlerden biri tarafından diğerine karşı değil, “ilgili” sıfatıyla üçüncü kişi tarafından eşlerin her ikisine karşı açılmıştır. Eşlerin her ikisi de davada “davalı” durumundadır. Üçüncü kişinin açtığı böyle bir davada, davalılardan birinin, diğer davalıdan nafaka ve tazminat talebi, bu hususta harcı yatırılarak açılmış bir dava mevcutsa incelenebilir. Çünkü, karı koca arasındaki maddi ilişkiler, evlilik akdinin dışında kalan “davacıyı” ilgilendiren bir konu değildir. Ve bu ilişkilerin tanziminde eşlerin kusur durumları önemlidir. Cumhuriyet savcısının re’sen veya ilgililerin açtığı mutlak butlan davasında ise, kusur değerlendirmesine gidilmez....

İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2017 tarih ve 2015/1411 Esas, 2017/2253 Karar sayılı kararı ile; mirasçıların evliliğin nispi butlan sebebiyle iptali için dava açmalarının mümkün olmaması sebebiyle davacının müteveffa Yusuf'un davalı tarafından yanıltılarak evlenmeye ikna edildiği iddialarının dinlenemeyeceği, evliliğin mutlak butlan sebebiyle iptali talebine ilişkin olarak dosya kapsamındaki bilirkişi raporu, tanık beyanları ve diğer delillere göre müteveffanın evlenme tarihinde temyiz kudretinin bulunmadığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2....

Dava; A... ile evlendiğinde, Suudi uyruklu Saime Buhari ile evli olduğu iddiasıyla açılan , ikinci evliliğin “mutlak butlansebebiyle iptali isteğine ilişkindir. Vefat eden Abdülkadir’in, Suudi uyruklu Saime ile 1949 tarihinde Suudi Arabistan’da evlendiğine ilişkin dosyadaki tek belge, Cide Yüksek Mahkemesinin 22.2.1987 tarihli evlilik bağını tespit eden kararıdır. Bunu dışında, bu evliliğin varlığını gösteren başkaca bir belge bulunmamaktadır. Suudi Arabistan Krallığı Cidde Yüksek Mahkemesince verilen 22.2.1987 tarihli 34/2 sayılı bu belgede, “.. başvuran Abdülkadir’in, Suudi uyruklu Corabay Buhari kızı Saime Buhari ile hicri 1369 (miladi:1949) tarihinde evlendiğinin, bu evlilikte, Saime’ye kardeşi Yusuf Corabay Buhari’nin velilik yaptığının tespit edilmesine karar verildiği..” yazlıdır. Bu belge; ...’in başvurusu üzerine ve beyanına göre tesis edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu