Tapu Müdürlüğüne tescil ettirilen ... 0 ada 5041 sayılı parseldeki anagayrimenkule ait yeni yönetim planının yok hükmünde ya da mutlak butlan olduğunun tespiti ve buna bağlı olarak 5041 nolu parseldeki B-...blokta yapılan 14/12/2014 tarihli kat malikleri kurulu toplantısının yok hükmünde ya da mutlak butlan olduğunun tespitine, bunlar yapılamıyorsa 04/12/2014 tarihinde ... Tapu Müdürlüğüne tescil ettirilen 0 ada 5041 sayılı parseldeki anagayrimenkule ait yeni yönetim planının ... ve 42. maddelerine dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir konularak uygulanmalarının engellenmesine, 04/12/2014 tarihinde ... Tapu Müdürlüğüne tescil ettirilen 0 ada 5041 sayılı parseldeki anagayrimenkule ait yeni yönetim planının ... ve 42. maddelerinin yok hükmünde ya da mutlak butlan olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamından, davaya konu ......
İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 145 inci ve 146 ncı maddeleri, 159 uncu maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi. 3.Değerlendirme 1.... ve ... arasındaki evlilik sözleşmesi, ölüm ile sona erdiğinden; evlilik sözleşmesinin kurulduğu anda muris Ali Rıza'nın sürekli sebeple ayırt etme gücünden yoksun olduğu anlaşılmakla, butlan kararının hüküm altına alınması ile yetinilmesi gerekirken (TMK m. 147/1) evliliğin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 2.Davacılar vekili, muris ...'nin ... ile yaptığı evlilik akdi sırasında akıl sağlığının yerinde olmadığı iddiasında bulunarak evliliğin mutlak butlan ile iptali ve davalıların murisi ...'in evlilik akdi sırasında iyi niyetli olmadığının tespiti istemi ile eldeki davayı açmışlardır. İlk Derece Mahkemesince, evliliğin mutlak butlan ile iptaline, muris ...'...
Dava, davalı şirketin 29.05.2018 tarihli genel kurul tutanağının kanuna aykırı tutulması ve pay sahiplerinin haklarının zedelenmesi nedeniyle mutlak butlan ile batıl olan genel kurul kararlarının tamamının tespiti ve iptali, genel kurul kararlarının tamamının iptal edilmemesi halinde kanuna aykırı fahiş miktardaki huzur hakkı ücretini içeren ve mutlak butlan ile malul 7. maddenin iptali istemine ilişkindir. Davalı şirket, davayı kabul ettiklerine dair 19.05.2022 tarihli beyan dilekçesi sunmuş olup, HMK’nın 310/3. maddesi uyarınca dosyanın temyiz incelemesi yapılmaksızın kabule ilişkin karar verilmek üzere mahkemesine tetkiksiz iade edilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava dosyasının davanın davalı şirket tarafından kabulü nedeniyle ek karar verilmek üzere HMK’nın 310/3.maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’ne TETKİKSİZ İADESİNE, 14.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Buna karşılık, butlan hallerinde, evlilik kurulmuştur, fakat geçerli bir şekilde kurulmamıştır. Geçersiz şekilde kurulan evlilik kendiliğinden sonlanmamaktadır. Bunun için, mutlaka bir mahkeme kararı gereklidir. 2.4.Eş anlatımla, evlenmenin batıl olduğu hallerde evlenme, bu geçersizliğe rağmen kurulmuştur; sonradan bir dava ile ortadan kaldırılmadıkça varlığını sürdürür. Batıl bir evlilik, hâkim kararı ile ortadan kaldırılıncaya kadar, geçerli bir evliliğin doğurduğu hukuki sonuçları tümüyle doğurur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)’nun 156. maddesinde: “Mutlak butlan halinde bile evlenme, hâkim kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur.” düzenlemesi yer almakta; mutlak butlanın söz konusu olduğu halde dahi hakim kararına kadar, bu evliliğin geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğuracağı açıkça kabul edilmektedir. 3....
Davacı-karşı davalı erkek de bağımsız olarak açtığı evliliğin iptali davasında , eşinin evlilik öncesi cinsel ilişki ve başkası ile nişanlılığını sakladığını iddia ederek Türk Medeni Kanununun 150. maddesi uyarınca nisbi butlan sebebi ile evliliğin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı-karşı davalı erkek tarafından açılan evliliğin iptali davası, tarafların boşanma davası ile birleştirilmiş, birleştirilerek görülen davaların yapılan yargılaması sonucunda ise mahkemece tarafların karşılıklı boşanma davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacı-karşı davalı erkeğin nisbi butlan sebebi ile evliliğin iptali davasının reddine karar verilmiştir. Taraflarca temyiz edilmemiş olsa bile, yasaya açık aykırılık bulunması hallerinde hükmün bozulması imkan dahilindedir (HUMK m. 439/2). Davacı-karşı davalı erkek tarafından açılan nisbi butlan sebebiyle evliliğin iptali davası, boşanma davası açısından bekletici sorun oluşturur....
Bu sebeple davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 30.09.2015 tarih ve 2015/15795 esas, 2015/16920 sayılı temyizin reddi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, evliliğin nisbi butlan sebebiyle (TMK m. 151) iptali, aksi halde boşanma isteğine ilişkindir. Davalı tarafından kendisine baskı yapıldığı ve korkutulduğunu, bu sebeple evlenmek zorunda kaldığını beyan etmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı kadının evlendikleri gün kollukta vermiş olduğu ifadesinde kendi rızası ile evlendiğini beyan ettiği, tanıklar da davacı kadının rızası ile evlendiğini, baskı ve korkutmanın söz konusu olmadığını, öncesinde de uzun süreli arkadaşlıklarının bulunduğunu, kadının düğünün ertesi günü ailesiyle görüşmeye gittiğinde dönmek istemediğini ifade etmişlerdir....
Taraflar arasındaki mutlak butlan sebebine dayalı evliliğin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile evliliğin mutlak butlan sebebi ile iptaline karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ve kızkardeşi olan diğer davalı ...'nin 13.01.2014 tarihinde evlendiklerini, kızkardeşi Hatice Nuran'ın 10.09.1931, davalı ...'nin ise 23.12.1983 doğumlu olup aralarında 52 yaş farkın bulunduğunu, davalı ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Mutlak Butlan Sebebiyle Evliliğin İptali, Aksi Halde : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı kadın tarafından erkeğin davası, kusur belirlemesi ve fer'ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Hukuk Muhakemeleri Kanununun 137. maddesinde, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilmeyeceği ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceği hükme bağlanmış, 139. ve 140. maddelerinde ise; dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra yapılacak ön inceleme duruşmasına davet ve ön inceleme duruşmasının usulü ve yapılacak işlemler gösterilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/553 Esas KARAR NO : 2024/675 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 20/05/2022 KARAR TARİHİ : 21/10/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Mülkiyeti davalı kooperatife ait tapunun ... ili ... İlçesi, ......
Mahkemece, davacının sabit ödemeli ortak olduğunun kesin hüküm ile belirlenmiş olduğu ve davalı kooperatifin 17.03.2013 tarihli genel kurulunda alınan 10 numaralı kararın davacının bu statüsüne aykırı olduğu doğru bir şekilde saptanmış olmasına rağmen bu ve yukarıda açıklanan gerekçelerle anılan kararın mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, anılan kararın iptali gerektiği belirtilerek iptaline karar verilmesi doğru olmamış ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın, HUMK'nın 438/son maddesi gereğince gerekçesi değiştirilerek ve yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, hükmün HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir....


