WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Halbuki dava muris muvazaası davası olduğuna göre, murisin iradesini tespite yarayan her türlü delil ve belgenin değerlendirilmesi muris muvazaasına ilişkin davaların dayanağı olan 1.4.1974 tarihli içtihadı birleştirme kararının da bir gereğidir. Davacılar söz konusu belge ile açıkça taşınmazın muris tarafından davalıya bedeli mukabili verildiğini bildiklerini. Davalı hakkında dava açmayacaklarını kabul ettiklerine göre somut olayda birleşen dava açısından muris muvazaasından bahsetmek mümkün olmayacaktır. Diğer yandan irade fesadı halleri dışında bahse konu belge ortada dururken davcılar tarafından muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı dava açmak yine hakkın suistimali olacak, iyi niyetle bağdaştırmak mümkün olmayacaktır. Halbuki hukuk düzenleri kötü niyeti daima mahkum etmiştir. Hal böyle olunca birleşen davada davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabul yönünde verilen kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmak mümkün olmamıştır....

İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tenkis için hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu olayda muris muvazaası olmadığını, bu nedenle de saklı paya tecavüzün mevcut bulunmadığından davanın tümden reddinin gerektiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1. Tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalıların muris Beşir Ayvaz mirasçılarından olduğu, murisin 16/03/2014 tarihinde öldüğü, eldeki davanın muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı taktirde tenkis istemli davanın süresi içinde 27/02/2015 tarihinde açıldığı, tenkis yönünden kabul edilen davada hükme karşı davalılar başvuruda bulunduğundan tenkis yönünden inceleme yapılması gerektiği tenkis alacağına yönelik hesapta bir isabetsizlik görülmediği, 2....

nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis isteğine ilişkindir. Davacılar, dava dışı...'ın mirasbırakan ...'dan aldığı vekaletname ile muris adına kayıtlı ...ve ... parsel sayılı taşınmazları satış suretiyle arkadaşı olan davalı ...'a temlik ettiğini, işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek, miras payları oranında tapu iptali ve tescile olmazsa tenkise karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, taşınmazları bedeli karşılığında satın aldığını, satış bedelinin bir kısmını dava dışı vekil ...'in hesabına yatırdığını bir kısmını da elden ödediğini, mirasbırakan ...'ın başka mirasçıları tarafından aynı taşınmazlara yönelik aleyhine açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davanın reddedilerek kararın Yargıtay tarafından onandığını belirtip davanın reddini savunmuştur....

Ne var ki, eldeki davada muris muvazaası hukuksal nedenine de dayanılmıştır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237....

içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’in 45 ada 15 parsel sayılı taşınmazdaki 4 numaralı bağımsız bölümü ile 981 ve 832 parsel sayılı taşınmazlarını 23.06.2008 tarihinde davalı ...’a temlik ettiği, ...’in 22.03.2011 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak çocukları ..., ..., ... ve ... ile eşi ...’nin kaldığı, ..., ... ve ... tarafından ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı olarak eldeki davanın açıldığı, bozma sonrasında gider avansının kesin sürede yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usülden reddine ilişkin hükmü temyiz ederken davacıların temyiz dilekçelerinde açıkça ehliyetsizlik iddialarının bulunmadığını ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayandıklarını belirtmek suretiyle davalarını muris muvazaası hukuksal nedenine hasrettikleri anlaşılmaktadır....

Davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, Davacının diğer temyiz itirazklarının incelenmesine gelince; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının muris muvazaası iddiasının genel muvazaa olarak hatalı nitelendirilmesi ile muris muvazaası yönünden inceleme ve araştırma yapılmaksızın sonuca gidilmesi doğru değildir. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir....

nin temyiz isteğinin SÜREDEN REDDİNE, Davacı vekilinin temyizine gelince; Dosya içeriğine, toplanan delillere göre; dava muris muvazaası ve ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup muris muvazaası olgusunun ispatlanamadığına, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davasının ise pay oranında açılamayacağına göre davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 3.7.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

-KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, miras bırakanın iradesinin paylaştırmaya yönelik olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; miras bırakan tarafından mirasçılardan Yaşar ve Selim'e herhangi bir kazandırmada bulunulmadığı anlaşıldığından mahkemenin miras bırakanın hak ve nesafet kuralları gereğince paylaştırma yaptığı şeklinde kabulü doğru değil ise de eldeki davada muris muvazaası iddiasının kanıtlanamadığı anlaşıldığından sonucu itibariyle doğru olan kararın bu gerekçeyle ONANMASINA, aşağıda yazılı 0.90.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava, muris muvazaası sebebine dayalı tapu iptali ile tescil bu olmadığı takdirde tenkis ve ayrıca beklenen miras hakkından mirascının tek yanlı feragatının geçersizliğinin tespitine ilişkindir. Davada öncelikle çözümlenmesi gereken, muris muvazaası koşullarının gerçekleşmiş olup olmadığının tespiti, gerçekleştiği takdirde mirasçının tek yanlı olan beklenen miras hakkından feragatnamesine değer verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Beklenen miras hakkına ilişkinh tek yanlı feragatname TMK'nun miras hükümleri bölümünde düzenlenen ölüme bağlı bir tasarruf niteliğinde olmadığı göz önünde alındığında temyiz incelemesi görevi Dairemiz'e ait bulunmamaktadır. Dosyanın temyiz incelemesi için gönderildiği Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin görevli olduğunu belirterek gönderme kararı vermiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi de Dairemiz'in görevli bulunduğunu açıklayarak dosyayı Dairemiz'e göndermiştir....

Asliye Hukuk Mahkemesince, muris muvazaası nedeniyle açılan davada her bir mirasçının muris muvazaası nedeniyle kendi miras payı oranında tapu iptali ve tescili davası açabileceğini belirterek görevsizlik kararı verilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi de, dava konusunun tek olduğunu, gerek taşınmazın gerçek değerine, gerekse birleştirilen davadaki davacıların paylarına göre yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Somut olayda, birleştirilen davadaki davacıların paylarının toplamı, davanın aynı nedenden kaynaklanması ve yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda saptanan değere göre dava değerinin dava tarihinde 5.490,00 YTL olan Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırını aşması nedeniyle, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir....

UYAP Entegrasyonu