WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemli dava açtıklarını beyan ettiği anlaşılmaktadır....

Asliye Hukuk Mahkemesinde 2010/96 Esas sayılı dosyasıyla muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili davası açıldığı, aynı mahkemenin 13.04.2010 tarih ve 2010/217 Karar sayılı hükmü ile feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmeksizin 10.05.2010 tarihinde kesinleştiği, eldeki karşı davada ise, 14.12.2010 günlü dilekçe ile, davalı-karşı davacı ... tarafından davacı-karşı davalı ... aleyhine açılan karşı davada, çekişmeli 20 parsel sayılı taşınmaz hakkında muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteği yanında terditli olarak tenkis isteğinin de bulunduğu anlaşılmaktadır....

Ancak, asıl ve birleştirilen davalardaki dava dilekçelerinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden davacının muris muvazaası hukuksal nedenine de dayandığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, mahkemece muris muvazaası hukuksal nedeni yönünden bir araştırma ve inceleme yapılmadan sonuca gidilmiştir. Hal böyle olunca, muris muvazaası hukuksal nedeni yönünden gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması, taraf delillerinin toplanması, miras bırakanın temlikteki gerçek iradesinin duraksamaya yer bırakmayacak nitelikte ortaya konması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturmayla yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Davacının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Kesinleşen muris muvazaasına ilişkin davanın infaz edilmesi mümkündür. Davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı yoktur. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan yerel mahkeme kararının ONANMASINA, Hemen belirtmek gerekir ki, anne sağ olsa idi, davacının, annesine teban, muris muvazaası istekli bir dava açması halinde o davanın dinlenme olanağı mümkün olmazdı. Bir başka anlatımla, anne sağlığında muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptal ve tescil davası açmış olsaydı o devamına dinlenme olanağı mümkündür. Ölümüyle de mirasçıların davayı takip etme hak ve yetkisinin bulunacağı izahtan vereste idi. Somut olayda, anne sağlığında böyle bir dava açmamıştır. Annenin ölüm tarihi itibariyle diğer paylar kesinleşen mahkeme kararı gereğince davalılar uhdesindedir. Kesinleşen davada tereke adına istek olmadığından tereke adına da karar verilmemiştir....

Mahkemece, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan birleştirilen dosyaya yönelik olarak ayrı bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış, hile hukuksal nedenine dayalı olarak açılmış asıl dosya ile birlikte değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir. Ayrıca, mahkemenin, muris muvazaası yönünden yaptığı araştırmanın da yeterli olduğunu söylemek mümkün değildir. Hâl böyle olunca; asıl dava yönünden hile, birleştirilen dava yönünden muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı olarak inceleme yapılıp her iki dava içinde ayrı ayrı karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir. Davalılar Emine, Elif ve Melek vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, pay oranında açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil davalarında davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur. Dosya içeriğine göre, reddedilen ve temyize konu edilen davacılar ... ve ... 6/48'şer payına isabet eden miktar ayrı ayrı 48.234,87 TL davacılar ... ve ...'ın 3/48'şer payına isabet eden miktar ayrı ayrı 24.117,43 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kalmaktadır....

Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21/10/2014 gün ve 2013/723 Esas – 2014/920 Karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 13/09/2017 gün ve 2015/848 Esas 2017/4724 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacılar tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkin olup davanın reddine ilişkin verilen karar dairece 13/09/2017 tarihinde onanmıştır. Ancak, bilindiği üzere muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda dava değeri taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı veya mirasçıların payına isabet eden değerdir. Somut olayda, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri 85.000,00 TL olup, davacıların miras paylarına (6/16) isabet eden değer 31.875,00 TL'dir....

'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde bedel ve tenkis isteklerine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakanları Mehmet Yalçın′ın davaya konu taşınmazlarını mirastan mal kaçırmak amacıyla davalılara aktardığını ileri sürerek tapu iptali-tescile, tazminata ve tenkise karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Davanın kısmen kabulüne ilişkin karar Dairece, muris muvazaası iddiaları kanıtlanamadığından asıl ve birleşen davaların tümden reddine karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuş; mahkemece, bozmaya uyularak her iki davaın da reddine karar verilmiş; karar, asıl ve birleşen davanın davacıları Fatma ve Hanife tarafından süresinde temyiz edilmiş; ancak ...., sonradan verdiği onaylı dilekçesi ile temyizden feragat ettiğini bildirmiştir....

-KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, temlikin mal kaçırma amaçlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusu kabulü ile, temlikin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 362/1-a maddesi uyarınca, 2019 yılı itibariyle dava değeri 58.800,00 TL'den az olan davalara ait bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yoluna gidilemeyeceği öngörülmüştür. Diğer yandan; muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı davalarda dava değerinin, taşınmaz ya da taşınmazların tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet eden değer olduğu da kuşkusuzdur....

-KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve mirasçılar adına tescil olmadığı taktirde tenkis isteklerine ilişkindir. Mahkemece, kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan tarafından davalı ...'e doğrudan bir temlikin yapılmadığı, davalının dava konusu 25 ada 3 parsel sayılı taşınmazı üçüncü kişiden satın aldığı, bu nedenle somut olayda 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararının uygulanamayacağı anlaşıldığından muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil talebinin reddine dair karar ile mirasbırakan 15.06.2008 tarihinde vefat ettiği halde 16.08.2011 tarihinde açılan tenkis isteminin de 4721 sayılı Medeni Kanunun 571.maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre nedeniyle dinlenilmesine olanak bulunmadığından sonucu itibariyle doğru olan ret kararının bu gerekçeyle ONANMASINA, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu