"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan muhdesat bedelinin tespiti davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.06.2016 günü temyiz eden taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan muhdesat bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir....
Ancak; 1-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında, taşınmaz üzerinde bulunan evin dava dışı Hadide Kaya’ya ait olduğunun belirtildiği ve Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/231 Esas sayılı dosyasında açılan muhdesat aidiyetinin tespiti davasının derdest olduğu anlaşılmaktadır....
Aynı yerle ilgili hem tescil hem de muhdesat aidiyeti tespiti kararı verilemez, Dava konusu muhdesatların bulunduğu yerlerin, tescil davasına konu yer ile aynı yer olduğu belirlenmişse; bu nizalı taşınmaz hakkında tescil kararı verilir ise bu durumda muhdesatın tespiti davasında hukuki yarar kalmaz ve yahutta da tescil davası reddedilirse ancak bu halde muhdesatın tespiti kararı verilebilir. Mahkemece açılan tescil davası değerlendirilmek suretiyle tescil davası kabul edilirse eldeki davanın konusu kalmadığı değerlendirilip tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tescil davasının sonuçlanması beklenmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar ... vekili ve ......
Dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir. 1.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda muhdesattan, bir arazi üzerindeki kalıcı yapı ve tesisler ile bağ bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Duraksamadan belirtmek gerekir ki; mevcut bir muhdesata sonradan yapılan imalatlar yeni bir muhdesat meydana getirme sayılamayacağı gibi, bu amaçla yapılan giderler de mevcut muhdesata değer kazandıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir....
Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesat Aidiyetinin Tespiti S.. Ş.. ile A.. A.. ve müşterekleri aralarındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, ... parselde kayıtlı taşınmazın 437 m2 lik bölümünün ve bu bölüm üzerinde bulunan muhdesatların kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ... ile A.. A.. taşınmaz üzerindeki muhdesatların davacı tarafından yapıldığını, mülkiyetinin davacıya ait olduğunu açıklamışlar, davalı A.. Ş.. ise muhdesatların babaları tarafından yaptırıldığını davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-MUHDESAT AİDİYETİNİN TESPİTİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil - muhdesat aidiyetinin tespiti davası sonunda, yerel mahkemece tapu iptali ve tescil talebinin reddine, muhdesatın aidiyeti talebinin kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9....
Öztürk, dava konusu taşınmaz üzerindeki evin ve ağaçların kendisine ait olduğunu belirterek muhdesat iddiasında bulunmuş ve muhdesat aidiyetinin tespiti davası açmıştır. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/74 Esas - 2011/47 Karar sayılı ilamı ile, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yarım bodrumlu iki katlı ev ve ağaçların davalı ... Öztürk’e ait olduğuna karar verilmiştir. Muhdesat aidiyetinin tespiti davasına konu dosya içerisinde yer alan 28.02.2011 tarihli ziraat bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde 64 adat ağaç olduğu tespit edilmiş, mahkemece bu ağaçların davalıya ait olduğuna karar verilmiştir. Temyize konu dava dosyasında yer alan 03.02.2009 tarihli ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmaz üzerinde 148 adet ağaç olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece, tamamı davalıya ait olduğu tespit edilmeyen 148 ağaç bedeli dikkate alınarak re’sen muhdesat oranı kurulmuş ve satış bedelinin bu orana göre paydaşlara dağıtılmasına karar verilmiştir. Mahkemece, ......
Somut olaya gelince; mahallinde yapılan keşif sonucunda, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre; aidiyetinin tespiti istenen ve Mahkemece kabulüne karar verilen, çardak(10,5 m2) ve korkuluk(124,84m X 1m) taşınmazın bütünleyici parçası, dolayısıyla muhdesat niteliğinde değildir. Az yukarıda açıklandığı üzere, öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan yerleşik görüşlere göre, bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat tespiti davası açılamayacağı, ancak koşullarının varlığı halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 77 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile talep edilebileceğinin mümkün olduğu, eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde de bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözönünde bulundurularak, tespiti istenen bu kalemler yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır....
Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. .//.....
Somut olaya gelince; mahallinde yapılan keşif sonucunda, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre; aidiyetinin tespiti istenen ve Mahkemece kabulüne karar verilen, çardak (55 m2) ve tel örgü (45 m2) taşınmazın bütünleyici parçası, dolayısıyla muhdesat niteliğinde değildir. Az yukarıda açıklandığı üzere, öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan yerleşik görüşlere göre, bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat tespiti davası açılamayacağı, ancak koşullarının varlığı halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 77 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile talep edilebileceğinin mümkün olduğu, eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde de bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözönünde bulundurularak, tespiti istenen bu kalemler yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır....


