ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyaların teferruat niteliğinde olması, yine menkul mal niteliğindeki eşyaların da muhdesat olmadığı, bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, tespit harici bırakılan taşınmaz nedeniyle davalıların davanın mahiyeti gereği yasal hasım olmaları nedeniyle yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....
Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2668 Esas, 2023/1605 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) 5177 sayılı Kanun'la eklenen 19/son maddesi uyarınca köy boşluğu niteliğindeki taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye aidiyeti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesat Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, dava konusu tapulama harici yerde dava dışı...... Müdürlüğü tarafından kamulaştırma işlemleri yapıldığını açıklayarak, dava konusu yerde vekil edenine ait olan ağaçların mülkiyeti ile birlikte yaş, cins, değer tespitinin yapılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekilleri, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır....
Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Ne var ki; çoğun içinde azıda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir....
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mardin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi köy boşluğunda bulunan muhdesatın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın davacı idare adına aidiyetini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2017 tarihli ve 2016/206 Esas, 2017/221 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve muhdesat kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, muhdesatların davacı idare adına terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/286 Esas sayılı dosyasının 03.07.2018 tarihli duruşma zaptından da anlaşılacağı üzere davacı tarafın davalının feragatine rağmen davayı takip ettiklerini mahkemeye bildirdikleri, mahkemece davaya devam edildiği ve iş bu temyize konu muhdesatının aidiyeti dosyasının bekletici mesele yapıldığı ve davanın derdest olduğu ve bu nedenle de hukuki yararın mevcut bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle Mahkemece ortaklığın giderilmesi davası sonucunun araştırılarak ve dosyanın getirtilerek derdest olup olmadığının tespiti yapılmadan ve ortaklığın giderilmesi davalarının iki taraflı davalar olduğu da gözetilmeksizin, yazılı şekilde ortaklığın giderilmesi davasında davalının davadan feragat etmiş olduğu gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir....
Hukuk Dairesi Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesinin yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmünün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Aşağıda açıklanan gerekçelerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5....
Mahkemenin 25.02.2016 tarih ve 2014/185 E., 2016/83 K. sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 06.02.2020 tarih ve 2016/12237 E., 2020/1046 K. sayılı ilâmında; "...davacıya ait olduğu belirtilen muhdesatların neler olduğu hükümde ayrıca ve açıkça belirtilmemiştir. Bu haliyle hüküm infaza elverişli görülmemiştir. Davacı kamulaştırma hukuki sebebine dayalı olarak muhdesat tespiti talebinde bulunmuşsa da Mahkemece dava konusu alanın kamulaştırma sahası içinde kalıp kalmadığı ilgili yerden sorulmamıştır....
Bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer.” 3. 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Kavak ve söğüt ağaçları, kendiliğinden yetişebilen ya da ekonomik amaçla yetiştirilen ve kesilip satılabilen ağaçlar olması nedeniyle muhdesat niteliğinde kabul edilmemektedir. Muhdesat şahsi bir hak olup (TMK mad.722, 724 ve 729), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez....
Projesi Rezervuar (Göl) Alanı kamulaştırma çalışmalarından etkilendiğinin anlaşıldığı, davacıların dava açmakta hukuki yararı olduğu, mahkememizce yapılan keşifler sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından, dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatların davacı tarafından yapılıp, ağaçların davacı tarafından dikilip yetiştirildiği, bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyaların teferruat niteliğinde olması, yine menkul mal niteliğindeki eşyaların da muhdesat olmadığı, bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, tespit harici bırakılan taşınmaz nedeniyle davalıların davanın mahiyeti gereği yasal hasım olmaları nedeniyle yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....


