WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/109 Esas KARAR NO : 2021/334 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/03/2019 KARAR TARİHİ : 18/05/2021 KARAR Y.TARİHİ : 27/05/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili dava dilekçelerinde, Müvekkilinin Adıyaman illerinde 7 ayrı güneş enerji santrali projesi hazırladığını, projeler hazırlandıktan sonra davalı ...'IN onayına sunduğunu, davalı tarafından müvekkili şirketten proje onay bedeli talep edildiğini, 7 ayn proje onayı için çeşitli tarihlerde ve miktarlarda toplam 56.028.50- TL ödediklerini, davalarının konusunun sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olduğunu, haksız olarak alınan bu bedelin mevzuatta yeri olmadığını, belirtip haklı davalarının kabulü ile ödemelerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir....

mıcır dışarı çıkarıldı, bunların maliyetleri ne kadar … vs bu sorulara ilişkinde belgelerin yine dava dosyasına sunulduğu, bahsedilen bilgiler ışığında, TBK 112. madde ve 117. maddenin sözleşmeye aykırılık kurallarından yola çıkılarak asli edim yükümlülüğünü yerine getirmeyi ihlal eden davacının müvekkil şirketi uğratmış olduğu zararı tazmin etmesi aynı zamanda da sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre meydana gelen kazançları da iade etmesi gerektiği, davalının sözleşme konusu iş ile ilgili yapılan harcamalar, SGK’ya yapılan ödemeler, akaryakıt alımları, yemek ücreti ödemeleri, iş makinaları ve şantiye kurulumu için yapılan harcamalar, diğer fatura ödemeleri hakkında dosya kapsamına sunulan belgeler ve faturalar kapsamında yer alan ve sözleşmede yer alan hükümlere aykırı hareket ettiği davalı şirketin zararlarını gidermesi zorunluluğunun ortaya çıktığı belirtilerek sözleşmeye aykırı hareket eden davalı hakkında tazminat taleplerinin ve akaryakıt bedellerinin hüküm altına alınması...

Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır. Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesi anlamında bir kişisel def’idir. Bedelsizlik bir kişisel def’i olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’ini ileri sürebilir. Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir....

olduğu, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere defterlerine ve dayanak belgesi niteliğindeki vergi beyannameleriyle kendi borcu anlamına gelecek şekilde alım olarak aleyhine beyan etmeyeceği, davalının takip konusu faturaları kendi vergi dairesine beyan etmekle, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve yapılan işin ifasına ilişkin karinelerin oluştuğu, her ne kadar yapılan teknik inceleme bölümünde, takip konusu, e- fatura olarak düzenlenmiş diğer iki faturanın davacının iddiasını destekler mahiyette bulunduğu beyan edilmiş ise de davacının davaya konu tüm faturaları ifa ettiğine ilişkin ispat yükünü yerine getiremediği zira davaya konu yapının yıkılmış olduğu, buna ilişkin yapılmış herhangi bir delil tespiti ya da benzer nitelikli somut bir delilin sunulamadığı, bu sebeple davacının alacağı yönünden ticari defterlerle sınırlı olarak bir değerlendirme yapıldığı, davacı şirketin takip konusu faturalar karşılığı olarak 07.04.2021 takip tarihi itibariyle, kendi defterlerinde 298.805,33...

Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın taraflar arasında ticari ilişkiye dayalı cari hesap sözleşmesi olup olmadığı, davacının alacağının oluşup oluşmadığı, cari hesaba dayalı davalı aleyhine başlatılan davalının ---- esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince itirazın iptaline yönelik olduğu görüldü, ve %20 icra inkar talebi noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı tarafın defter ve kayıtları üzerinde HMK 222 ve TTK 83. Maddesi gereğince mali müşavir bilirkişinin incelemesi yapması için -------Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir....

Aylık Kredi Oranlarından Vade farkını ödemeyi kabul ettiğini, işi bitirip teslim ettiğini ve 15.6.2019 tarihli ... sayılı faturanın tanzim edildiğini, davalının işin bedelini 29.6.2019, 10.8.2019 ve 12.10.2019 tarihli 3 ayrı çekle ödemeyi kabul ederek çekleri tanzim ederek verdiğini ve son çekin bedelinin ödenmediğini, aleyhine yapılan icra takibi nedeniyle de 48.500,00 TL ödenmek zorunda kalındığını, iş bu ödeme nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre 48.500,00TL'sinin ödeme gününden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı şirket tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER : Tarafların ticaret sicil kayıtları, İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, banka kayıtları, 10/01/2022 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, İstanbul .......

Her ne kadar davalılardan ... ve ... vekilleri bağlantının hatalı yapılmasında kusurlu olmadıklarını, bu nedenle açılan davanın kendileri yönünden reddi gerektiğini savunmuş iseler de sebepsiz zenginleşmeye dayalı talepte sebepsiz zenginleşme şartları mevcut ise artık kusur şartı aranmayacağından bu davalıların da zenginleşme tutarı kadar sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı vekili ek raporda hesaplanan miktarlar üzerinden her bir davalıya karşı davasını ıslah etmiştir. Davalı vekilleri hem davaya cevap dilekçesinde, hem de ıslaha cevap dilekçesinde ayrı ayrı zaman aşımı definde bulunmuştur. Yukarıda detaylı açıklandığı üzere sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde sebepsiz zenginleşmenin başladığı tarihten itibaren 10 yıl geçmekle zaman aşımına uğrayacaktır....

Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır....

Öte yandan, talep konusu harcama miktarlarının, gerçeği yansıtmadığının savunulmasına göre raporun alındığı bilirkişi kuruluna yapılan işlerle ilgili uzmanlığı bulunan mühendis bilirkişilerin katılımı sağlanarak mahallinde keşif yapılıp, harcamaların yapıldığı tarihteki değerlerinin tespiti ile gerçek miktarları yansıtıp yansıtmadığının değerlendirilmemesi doğru olmamıştır. Diğer yandan, kooperatif, yüklenici şirket ve taşeron şirket arasındaki sözleşmeler incelenmiş ise de gerek heyette bulunan bilirkişilerin bu konuda uzmanlığının yeterli olmaması, gerekse tek taraflı feshedildiği belirtilen sözleşmelerin akıbeti, feshin kesinleşip kesinleşmediği konularında yeterli açıklamayı içermemesi nedeniyle raporun bu şekliyle hükme esas alınması hatalı bulunmuş ve eksik incelemeye dayalı hükmün bozulması gerekmiştir....

zenginleşme hükümlerine göre temlik alan davacıya iade edilmesi gerektiği, dava tarihinden önce davalıya ödeme ihtarnamesi gönderilmediği, faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya 385.072,00 USD borçlu olmadığının tespiti ile bu tutarın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek USD faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur....

UYAP Entegrasyonu