WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır....

----- tarihinde dosyaya 395.849,10 TL ödendiği görülmüştür.Mahkememizce yapılan değerlendirmede, dava konusu alacağın Mahkememizin ------ sayılı asıl davasının davacısı ----- tarafından davalıya bizzat ve şahsen 12/10/2011 tarihinde ödenen 395.849,10 TL'nin (bir kısmının faiziyle birlikte) sebepsiz zenginleşme nedeniyle geri istenmesinden kaynaklandığı, bunun nisbi bir borç ilişkisi (alacak hakkı) doğurduğu, zenginleşen tarafın davalı, fakirleşen tarafın ise Mahkememizin ----- sayılı asıl davasının davacısı ------olduğu, bu sebeple ---- sayılı birleşen davası davacısı Tasfiye Halinde ----- bu alacak yönünden borç ilişkisine dahil olmadığı ve usul hükümlerine göre aktif husumetinin de bulunmadığı kanaatine varılmış,------- birleşen davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

----- tarihinde dosyaya 395.849,10 TL ödendiği görülmüştür.Mahkememizce yapılan değerlendirmede, dava konusu alacağın Mahkememizin ------ sayılı asıl davasının davacısı ----- tarafından davalıya bizzat ve şahsen 12/10/2011 tarihinde ödenen 395.849,10 TL'nin (bir kısmının faiziyle birlikte) sebepsiz zenginleşme nedeniyle geri istenmesinden kaynaklandığı, bunun nisbi bir borç ilişkisi (alacak hakkı) doğurduğu, zenginleşen tarafın davalı, fakirleşen tarafın ise Mahkememizin ----- sayılı asıl davasının davacısı ------olduğu, bu sebeple ---- sayılı birleşen davası davacısı Tasfiye Halinde ----- bu alacak yönünden borç ilişkisine dahil olmadığı ve usul hükümlerine göre aktif husumetinin de bulunmadığı kanaatine varılmış,------- birleşen davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

----- tarihinde dosyaya 395.849,10 TL ödendiği görülmüştür.Mahkememizce yapılan değerlendirmede, dava konusu alacağın Mahkememizin ------ sayılı asıl davasının davacısı ----- tarafından davalıya bizzat ve şahsen 12/10/2011 tarihinde ödenen 395.849,10 TL'nin (bir kısmının faiziyle birlikte) sebepsiz zenginleşme nedeniyle geri istenmesinden kaynaklandığı, bunun nisbi bir borç ilişkisi (alacak hakkı) doğurduğu, zenginleşen tarafın davalı, fakirleşen tarafın ise Mahkememizin ----- sayılı asıl davasının davacısı ------olduğu, bu sebeple ---- sayılı birleşen davası davacısı Tasfiye Halinde ----- bu alacak yönünden borç ilişkisine dahil olmadığı ve usul hükümlerine göre aktif husumetinin de bulunmadığı kanaatine varılmış,------- birleşen davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

Plastik A.Ş. başlıklı tahsilat makbuzlu belgenin düzenlendiği tarihtee yürürlükte bulunan 4389 Sayılı Bankacılık Kanuna dayalı olarak mevduat toplama yetkisi olmayan, diğer bir anlatımla 4389 Sayılı Yasanın 10 uncu maddesi kapsamında bir faaliyet sonucu alınan para olduğu ve her zaman talep edilebileceği kabul edilse bile, bunun davalı bu şirket yetkilileri veya temsilcileri veya o yönde vekalet verilmiş vekilleri eliyle yapılması ve şirket kaşesinin ve yetkilisinin imzasını taşıyan belge olması gerektiği, davacılar tarafından sunulan belgelerde isimleri geçen kişilerin davalı şirket adına para topladıkları veya şirket ortağı oldukları yönünde bir delilin bulunmadığı, davacıların ancak parayı tahsil eden dava dışı kişiden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunabilecekleri gerekçesiyle; davalılardan ... ve ... Holding AŞ'ye ilişkin davanın HMK'nun 307 inci maddesi uyarınca feragat nedeniyle reddine, davalı ... Plastik San ve Tic A.Ş.'...

Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde ve birleşen davada, davacı temerrüde düştüğünden feshin haklı nedenlere dayandığını, sözleşmedeki ifa süresi 30.11.2002 tarihinde sona erdiği halde 18.12.2002 tarihinde yaptırılan tespite göre inşaatların %45,5 seviyesinde bulunduğunu savunarak, asıl davanın reddini, birleşen davasında ise feshin haklı nedenlere dayandığının tespiti ile yüklenicinin üçüncü kişilere satmış olduğu daireler nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak şimdilik 2.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, asıl davanın reddine, birleştirilen davanın ise kabulü ile kooperatifin taraflar arasındaki inşaat sözleşmesini haklı olarak feshettiğinin tespiti ile 2.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalı yükleniciden tahsiline dair verilen kararın asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 15....

Alacaklının müteselsil borçluların tümüne veya bunlardan bazısına karşı alacak davası açtığı hallerde davalı müteselsil borçlular; yine, mirasçılar miras bırakanın borçlarından müteselsilen sorumlu olduklarından, birden fazla mirasçıya karşı alacak davası açılması halinde davalı mirasçılar; birden çok kişinin aynı sözleşmeyle borç altına girdiği hallerde bölünebilen bir borç nedeniyle birden çok kişiye karşı birlikte dava açılması halinde, bu kişiler; arasındaki ilişki ihtiyari dava arkadaşlığıdır. Davanın, birden fazla kişi hakkında aynı veya benzer sebepten doğması haline gelince; aynı sebepten maksat, yalnız hukuki sebep olmayıp, bir olaya, yani aynı vakıaya ve fakat farklı hukuki sebeplere dayanılarak da birden fazla kişinin dava açması veya dava edilmesi olanaklıdır. Örneğin, sebepsiz iktisap hükümlerine göre sorumlu olan kişilere karşı ve haksız fiili birlikte işleyen kişilere karşı birlikte dava açılabilir. Burada da ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusudur....

Yukarıdaki açıklamalar ışığında; taraflar arasındaki uyuşmazlık sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.(Yargıtay 3. HD 2015/17698 E, 2017/2081 K. Nolu ilamı) Türk Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 77 (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 61 v.d) ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme, bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır....

Davacı vekili istinaf dilekçesine cevabında; davaya konu çek nedeniyle ihtiyati haciz kararı alınarak takip başlatıldığını, müvekkilinin banka hesabındaki hak ve alacaklara ihtiyati haciz konulduğunu, daha fazla zarar görmemek adına, ihtirazi kayıtla ve itiraz davası açma haklarını saklı tutarak icra dairesine borcu teminat olarak yatırdıklarını, tedbir taleplerinin İcra Mahkemesince kabul edilmemesi üzerine, bu davayı 13/07/2021 tarihinde açtıklarını, icra veznesindeki paranın alacaklıya 14/07/2021 tarihinde ödendiğini, müvekkili hakkında takip kesinleşmeden icra tehdidi altında ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığından dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu, kaldı ki ödeme emri tebliğ edilmeden gerçekleştirilen ödeme yönünden İİK 72/2 maddesi gereğince istirdat davası açılabilmesinin mümkün olmadığı, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceğine dair yargı kararları bulunduğunu, alacak davalıya temlik edildiğinden, imza inkarı mutlak defilerden olduğundan, davalının yargılamaya...

Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2)....

UYAP Entegrasyonu