"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından 19/12/2014 gününde verilen dilekçe ile Mirasın gerçek reddi istenmesi üzerine davanın reddine dair verilen 17/02/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vasisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mirasın gerçek reddinin tespiti talebine ilişkindir. Davacı vasisi, mirasbırakan İrfan Kapoğlu’nun 23.09.2014 tarihinde vefat ettiğini, mirasın reddinin tespitini talep etmiştir. Mahkemece, kesin süre içinde mirasçılık belgesi ibraz edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vasisi temyiz etmiştir....
Buna göre murisin alacaklıları tarafından TMK'nın 617. maddesine dayanılarak mirasın reddinin iptali davası açılamaz. Ayrıca TMK'nın 610/2 maddesi gereğince de "Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez." Murisin alacaklıları tarafından bu hükme göre mirasın reddinin iptali davası açılabilir. Mirasçının borcundan dolayı alacaklının mirasın reddinin iptali davası açabilmesi için murisin terekesinin borca batık olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Mahkemece, yukarıda belirtilen yasa maddeleri gereğince araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
Terekenin borca batık olduğunu belirtmek mirasın hükmen reddi istemi olarak anlaşılamaz. Mahkemece, işin esasına girilerek inceleme araştırma yapılıp, bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; Kocaeli 3. Noterliği tarafından düzenlenen 29.09.2015 tarihli muris ...'ye ait mirasçılık belgesine göre mirasçı olanların tümü tarafından mirasın gerçek reddinin tespiti talep edilmiş, Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.12.2015 tarih, 2015/1221-1375 E.- K. sayılı ilamı ile mirasın reddinin tespiti yapılmıştır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından 20/11/2013 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi istenmesi üzerine davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 09/04/2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mirasın gerçek reddinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı, mirasbırakan Sadık Özkan’ın 14.11.2014 tarihinde vefat ettiğini, mirasbırakanın mirasını reddinin tespitini istemiştir. Mahkemece, davanın Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından 24/01/2012 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi istenmesi üzerine davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 14/09/2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mirasın gerçek reddinin tespiti isteğine ilişkindir. Davacı, 02.11.2011 tarihinde ölen mirasbırakanı ...’in mirasını kayıtsız şartsız reddinin tescilini istemiştir. Mahkeme, 07.06.2012 tarihli celse dosyanın işlemden kaldırılması kararını müteakip davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir....
in mirasını reddettiğini, mirastan intikal eden pay dışında bir malvarlığı bulunmadığını, mirasın reddi sırasında borçlarına karşılık bir güvencede göstermediğini ileri sürerek, mirasın reddinin iptali ile resmen tasfiyesini; birleştirilen davada da davacılar .... ile ... da aynı gerekçelerle mirasın reddinin iptali ile resmen tasfiyesini istemişlerdir. Davalı, davacıları zarara uğratma kastının bulunmadığını, murisi ile uzun yıllardır görüşmediğini, ayrıca kardeşlerinin edindiği malların da muris adına kaydedildiğini, acz içinde olduğuna ilişkin belge sunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar süresinde yanıt vermemişlerdir. Mahkemece, mirasın reddinin iptali ile mirasın resmen tasfiyesine karar verilmiştir....
Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından 25.06.2015 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 03.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Dava, mirasın gerçek reddi isteğine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin mirasbırakanı ...'ın 17.05.2015 tarihinde vefat ettiğini, mirası üç aylık yasal süre içerisinde reddettiğini, mirasın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, 13.04.2016 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın süre yönünden reddine dair verilen 23.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mirasın gerçek reddinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı, uzun zamandır görüşmediği murisi ...'nün 13.01.2016 tarihinde vefat ettiğini, kendisine intikal edecek borç ve alacakları kabul etmediğini, bu nedenle mirasın reddi davası açtığını belirterek, 3 aylık süre içinde mirası reddettiğinin tespitini istemiştir. Mahkemece, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 606/1. maddesinde belirtilen üç aylık sürenin geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir....
Mahkemece mirasın reddinin iptali talepli davanın Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi kapsamına girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiştir. Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 617.maddesine dayalı, mirasın reddinin iptaline yöneliktir. Mal varlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler (TMK m. 617/1) Kanunda özel hüküm bulunmadığı ve Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini açıklayan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4. maddesinde gösterilen davaların dışındaki her dava Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Mirasın reddinin iptali davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Öyle ise, işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştır....
Mirasın hükmen reddinin tespiti davasında davanın açılması için herhangi bir süre öngörülmemiş iken, mirasın gerçek reddi davası 3 aylık süreye tabidir. (Türk Medeni Kanununun madde 605/1, 606) Türk Medeni Kanununun 605/1 maddesi uyarınca hasımsız olarak açılan mirasın gerçek reddine ilişkin davada yerel mahkemenin görevi; isteğin süresinde olup olmadığı ve ret edenin mirasçılık sıfatının bulunup bulunmadığının tespiti ile süresinde başvuru ve usulüne uygun bir talep bulunduğu takdirde Türk Medeni Kanununun 609. maddesinde gösterilen usule göre işlem yapmaktan ibarettir. Bilindiği üzere, mirasın kayıtsız şartsız reddine ilişkin beyan; bozucu yenilik doğurucu niteliktedir. Bu beyan sulh mahkemesine ulaşmakla sonuç doğurur. Hükmen ret ise tereke alacaklısına karşı açılacak davada, miras bırakanın ölüm tarihindeki terekesinin borca batık olduğunun tespiti niteliğindedir....


