Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılmamış bir miras üzerinde miras hakkının temliki sözleşmesinin geçerli sayılabilmesi için TMK’nın 678 inci maddesi gereğince miras bırakanın bu sözleşmeye iştiraki ve muvafakat etmesinin şart olduğu, ancak sözleşme konusu malvarlığında murise ait hak sahipliğinin olması, ya da ölümle birlikte terekeye ait olacağının da tartışmasız olması gerektiği, somut olayda dava konusu taşınmazların müteveffa adına değil onun eşi ve çocukları (davalılar) adlarına kayıtlı olduğu, müteveffanın kendisi adına tapuda kayıtlı olmayan taşınmazları sözleşmeye konu etmeye çalıştığı anlaşıldığından davacı dayanağı sözleşmenin mirastan feragat, miras hakkının devri ya da miras hukukuna dahil sair sözleşme niteliğinde olmadığı, tapulu taşınmazların devrine ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı taktirde TMK'nın 706, TBK'nın 237, Tapu Kanunu'nun 26 ncı ve Noterlik Kanunu'nun 60 ıncı maddeleri uyarınca geçersiz olduğu...
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının dayanağı olan protokolün esasen mirastan ivaz karşılığı feragat sözleşmesi olduğunu, davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, belgenin şekil eksikliği nedeni ile geçersiz olduğunu, taraflara herhangi bir hak ya da borç yükleyemeyeceğini, mirastan feragat sözleşmesinin miras bırakan ile mirasçı arasında yapılması gerektiğini, sözleşme taraflarından ...'in mirasçılık sıfatının olmadığını, söz konusu sözleşmeye davacı adına vekaleten taraf olduğuna ilişkin herhangi bir ibarenin sözleşmede mevcut olmadığını, yine davalı ile davacı arasında miras bırakan-mirasçı ilişkisinin bulunmadığını belirterek öncelikle husumet yönünden, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde şekil eksikliği yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
tan intikal eden malvarlığının paylaşımı amacıyla müvekkilleri ile davalı ... adına annesi davalı ... arasında 19.12.1990 tarihli miras taksim sözleşmesinin imzalandığını, anılan sözleşme uyarınca davalı ...'nın miras payına karşılık 140.000.000 TL'nin diğer davalı ...'a ödendiğini, ancak davalıların mirastan müvekkilleri lehine feragat etmediklerini, sonrasında müvekkillerinin miras taksim sözleşmesine dayanarak davalı ... aleyhine açmış oldukları tapu iptali ve tescil istemli davanın da reddedildiğini, bu nedenle davalıların sebepsiz olarak zenginleştiklerini ileri sürerek; davalılara ödenen 140.000.000 TL'nin dava tarihi ile ulaşacağı değerin 19.12.1990 tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 10.12.2014 tarihli dilekçesi ile davalılardan Selvinaz'dan olan taleplerini 365.390,50 TL'ye artırdıklarını bildirmiştir....
ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın ret kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/21 Esas sayılı kararı ile ...'ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın ret kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/161 Esas sayılı kararı ile ...'...
den kendilerine intikal eden miras haklarıyla ilgili olarak davacı ... adına kayıtlı taşınmazlar hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/142 Esas sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil istemiyle dava açtıklarını, Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiğini ancak kararın henüz kesinleşmediğini, ... mirasçılarının söz konusu dosyada ... bu davanın davalısı ... aleyhine dava açmadıklarını, çünkü adı geçenlerin miras haklarını mirastan feragat sözleşmesiyle dayıları olan davalıya verdiklerini, kök muris ...'in kızı ... tarafından açılmış herhangi bir davanın da bulunmadığını, keza ... mirasçıları Servet Altıntaş, Tahir Altıntaş ve Şehrinaz Uzun'un da mirastan feragat sözleşmesiyle miras haklarının tamamını davalı ...'e verdiklerini, söz konusu mirastan feragat sözleşmelerinin örneklerinin dilekçe ekinde sunulduğunu, mirastan feragat sözleşmesi düzenleyen mirasçıların ayrıca dava dışı Reşat ...'a da kök muris ...'...
(HMK m 384) Mirasın gerçek reddin tespiti istemi, çekişmesiz yargı hukukunda bulunduğuna göre yetkili mahkemenin belirlenmesinde HMK 384. madde hükmü gözetilmelidir. b- Mirasın gerçek reddin tespiti isteminde yetkili mahkemeyi gösteren kanun hükmünün bulunup bulunmadığı hususu: Mirastan doğan davalarda yetki başlığını taşıyan HMK’nın 11. maddesinde murisin son yerleşim yerinin kesin yetkili mahkeme olduğunu söylediği işler sayılmıştır. Buna göre; terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar, terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalarda, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. Kanun hükmünün kesin yetkili mahkemeyi belirlediği davalar arasında mirasın reddin tespiti sayılmamıştır....
den intikal edecek taşınmaz hisseleri üzerine haciz konulduğunu ancak davalı borçlunun mirastan feragat sözleşmesi düzenleyerek annesinden intikal edecek taşınmaz hisselerinin adına devrinden feragat ettiğini, dava konusu 23 adet taşınmazın da diğer davalılar adına intikal gördüğünü, bunun üzerine tasarrufun iptali istemiyle dava açtıklarını, mahkemece davanın kabulü ile mirastan feragat sözleşmesinin müvekkili yönünden iptaline ve tasarrufa konu taşınmazlarda davalı ...'ye düşen hisseler üzerinden müvekkiline cebri icra yetkisi tanınmasına karar verildiğini, akabinde dava konusu taşınmazlar üzerine aynı icra dosyası nedeniyle yeniden haciz konulduğunu ileri sürerek icra mahkemesinden alınan yetki belgesine dayalı olarak ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiş; bir kısım davalılar vekili ise tasarrufun iptaline ilişkin kararın henüz kesinleşmediğini belirterek bu davanın sonucunun beklenmesini istemiştir. Sözü edilen tasarrufun iptaline ilişkin İskenderun 3....
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 23.02.1999 tarihli "sözleşme" başlığını taşıyan belgenin, noterden onaylı ve tapuya işlenmiş, resmi bir mirastan feragat ve paylaşım sözleşmesi niteliğinde olmadığını bu nedenle yasal bir geçerliliği bulunmadığını, davacının davayı açmakta hukuki menfaati olup mirasbırakanın davacıyı mirastan mahrum bırakmak kastı ile hareket ederek diğer mirasçılara teberruda bulunmak suretiyle tüm malvarlığını devrettiğini, davacının saklı payına ve miras payına tecavüz anlamına gelen bu sağlararası tapu intikallerinin iptali gerektiğini zira yapılan intikallerin arazilerin o günkü rayiç bedellerinin çok altında satıldığını, daha doğrusu satış gibi gösterildiğini, mirasbırakanın banka hesabına o dönemde yatan bir para hareketliliği olmadığı hususunda gerekli araştırma yapılmadadan eksik inceleme ile karar tesis edildiğini, mirasçılar arasında yapılan 23.02.1999 tarihli anlaşmanın sadece 2802, 1475 ve 900 parselleri kapsamakta olup diğer taşınmazların...
Miras bırakanın sağlığında yapmış olduğu mirasla ilgili kazandırmalar ve paylaştırmalar terekenin ölüm anındaki durumuna göre değerlendirilir (TMK.m.575), yani terekedeki tüm kişisel ve edinilmiş malların sürüm değeri ölüm anındaki (tarihindeki ) durumuna göre saptanır, 6- Katılma alacağı alacaklısının miras hakkı, ölenin mirasçısı olması nedeniyle aldığı bir karşılıktır, 7- Terekenin tasfiyesi ile ilgili tüm davalarda yetkili ve görevli mahkeme miras bırakanın yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesidir (TMK.m.658), 8- Sağ eşin yasal miras payı 1. zümre ile ¼, 2. zümre ile ½, 3. zümre ile ¾, ve hiç mirasçı kalmamış ise tamamıdır (TMK.m.499), yani miras payı açıklandığı gibi değişkendir, 9- Sağ kalan eşin mirasçılık sıfatı sona ermiş olsa da (mirastan feragat, mirası ret, mirastan çıkartma, mirastan yoksunluk gibi) yasal mal rejimi tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağını mirasçılardan isteyebilir, mirastan feragat ve mirasın reddi, katılma alacağı bakımından feragat anlamına...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.04.2008 tarihli ve 2006/161 Esas, 2008/114 Karar sayılı ilamı ile mirastan feragat sözleşmesinin iptal edilmesi ile davacının murisinden kalan taşınmazların kira geliri ve bankalardaki hesaplarında bulununan paranın veraset ilamına göre davacının payına düşen alacaklarının borçludan icra yolu ile talep edildiğini, borçlunun haksız olarak borca ve ferilerine itiraz ettiğini, itirazının iptali ile alacağın tahsili yönünden takibin devamına, borçlu tarafından takibe haksız ve kötüniyetle itiraz edildiğinden alacağın % 40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı-karşı davacı ... vekili, mirastan feragat sözleşmesinin iptali kararının 16.07.2009 tarihinde kesinleştiğini, icra takibinin ise bu tarihten önce 08.06.2009 tarihinde başlatıldığını, feragat sözleşmesinin iptali kararının kesinleşmeden icraya konamayacağını, davacının gerek muris .............. için gerek terekedeki mallarla ilgili davalı -davacı .............'...


