Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının hiçbir şekilde mirastan feragat etmediğini, davalılar tarafından buna ilişkin olarak dosyaya sunulmuş herhangi bir delil de bulunmadığını, tarafların yaşamış olduğu ilçenin coğrafi ve kültürel durumu da dikkate alındığında gelenek–görenek olarak kız çocuklarına mirastan pay verilmediği de göz önüne alındığında davalıların davacıya mirastan pay vermek istemediği hususunun anlaşılacağını, davacının taşınmazların kadastro işlemi sırasında davalılar lehine tescil edilmesine rızasının bulunmadığını, dinlenmiş olan davalı tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, tanıkların da aynı coğrafyada ve kültürel ortamda yaşayan, kız kardeşlere pay verilmemesini düşünen insanlar olduğunu, davalılar tarafından dosyaya sunulmuş yasal şartları taşıyan geçerli bir mirastan feragat sözleşmesinin bulunmadığını, murisin taşınmazları erkek çocuklar arasında paylaştırdığına ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığını, davacının Anayasa...
Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının hiçbir şekilde mirastan feragat etmediğini, davalılar tarafından buna ilişkin olarak dosyaya sunulmuş herhangi bir delil de bulunmadığını, tarafların yaşamış olduğu ilçenin coğrafi ve kültürel durumu da dikkate alındığında gelenek–görenek olarak kız çocuklarına mirastan pay verilmediği de göz önüne alındığında davalıların davacıya mirastan pay vermek istemediği hususunun anlaşılacağını, davacının taşınmazların kadastro işlemi sırasında davalılar lehine tescil edilmesine rızasının bulunmadığını, dinlenmiş olan davalı tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, tanıkların da aynı coğrafyada ve kültürel ortamda yaşayan, kız kardeşlere pay verilmemesini düşünen insanlar olduğunu, davalılar tarafından dosyaya sunulmuş yasal şartları taşıyan geçerli bir mirastan feragat sözleşmesinin bulunmadığını, murisin taşınmazları erkek çocuklar arasında paylaştırdığına ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığını, davacının Anayasa...
Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının hiçbir şekilde mirastan feragat etmediğini, davalılar tarafından buna ilişkin olarak dosyaya sunulmuş herhangi bir delil de bulunmadığını, tarafların yaşamış olduğu ilçenin coğrafi ve kültürel durumu da dikkate alındığında gelenek–görenek olarak kız çocuklarına mirastan pay verilmediği de göz önüne alındığında davalıların davacıya mirastan pay vermek istemediği hususunun anlaşılacağını, davacının taşınmazların kadastro işlemi sırasında davalılar lehine tescil edilmesine rızasının bulunmadığını, dinlenmiş olan davalı tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, tanıkların da aynı coğrafyada ve kültürel ortamda yaşayan, kız kardeşlere pay verilmemesini düşünen insanlar olduğunu, davalılar tarafından dosyaya sunulmuş yasal şartları taşıyan geçerli bir mirastan feragat sözleşmesinin bulunmadığını, murisin taşınmazları erkek çocuklar arasında paylaştırdığına ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığını, davacının Anayasa...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, TENKİS Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı annesi ... ......'nın diğer mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak maliki olduğu 32070 ada 25 parseldeki 3 nolu bağımsız bölümü ölünceye kadar bakım akdi ile davalı oğluna temlik ettiğini, murisin gerçekte bağış amacıyla hareket ettiğini, davalının annesine bakmadığını ileri sürüp, miras payı oranında iptal-tescil olmazsa tenkis istemiştir. Davalı, akit yapıldığında, miras bırakanın sağlıksız ve 84 yaşında olduğunu, ayrıca annesi ve kardeşleri arasında düzenlenen mirastan feragat sözleşmesi de bulunduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin ivazsız olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir....
Dosyaya sunulan adi yazılı şekilde düzenlenen 10.3.2000 tarihli üzerinde “feragatnamedir” yazılı sözleşmenin daha sonra düzenlenen sözleşme gereği geçersiz olduğu açıktır.Bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf da bulunmamaktadır. Sonraki 29.6.2000 tarihli sözleşmede, feragat eden olarak ..., diğer tarafta davacının da aralarında olduğu diğer mirasçılar yer almaktadır. Bu sözleşmede ...’ya muris ...’nun 7.9.1999 tarihinde ölümü sebebiyle kalan mirastan bir kısım menkul ve gayrimenkuller de hariç tutularak miras hakkından feragat ettiği ve buna karşılık diğer mirasçıların Şencan’a 3.500 TL para ve ...’da 45 ada 1 parselde bulunan evin birinci katının ince işleri bitmiş oturulur vaziyette teslim edileceği ve sözleşme altında da oturma ruhsatının da bu sözleşmeye dahil olduğu yazılıdır. Davalılardan ... dışındaki ...’nun diğer mirasçıları arasında düzenlenen 2.7.2000 tarihli yazılı miras taksim sözleşmesinde de beş mirasçı arasında taksim yapıldığı görülmektedir....
; İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlığın konusunu doğru belirlemeyerek genel mahkemede tartışılması gereken mirastan feragat sözleşmesinin varlığını gerekçe göstererek taraf delillerini toplamadan hatalı karar verdiği anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesi tarafların özellikle davacının sadece tespit talebi hakkında tüm delilleri toplayarak olumlu-olumsuz, yani bu konut aile konutu olarak kullanıldı ya da kullanılmadı şeklinde hüküm oluşturmak yerine mirastan feragat sözleşmesi nedeni ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 652 ncı maddesine göre miras hakkı bulunmadığı düşüncesi ile davayı reddetmesi hatalı olduğu, 4721 sayılı Kanun'un 652 ncı maddesine dayananan isteklerde görevli mahkeme, paylaşma isteklerindeki görev kurallarına göre belirlenmesi gerektiği her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebileceği, bu nedenle davalılar tarafından dosyaya sunulan Mirastan Feragat Sözleşmesi'nin...
den aldığını, bu işlemin mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, öne sürerek muvazaa nedeniyle davalı adına oluşan tapu kaydının miras payı oranında iptali istemiyle dava açmıştır. Davalı taraf, davacı ...'in (ve dava dışı diğer kardeşleri ... ve ...'nin) 10.04.1974 tarihli yazılı senet ile muristen gelecek miras payını kardeşi ...'e devrettiğini, muris...'ün bu işleme muvafakatinin bulunduğunu, davacının artık muristen gelecek bir miras payı kalmadığından muvazaa sebebiyle tapunun iptalini isteyemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece murisin sağlığında yapılan 10.04.1974 tarihli mirastan feragat sözleşmesinin, resmi vasiyetname şeklinde yapılmaması ve murisin feragat işlemine muvafakatinin bulunmaması nedeniyle geçersiz olduğu, 30.04.1974 tarihinde muris ile oğlu ......
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/454-668 sayılı yukarıda açıklanan veraset ilamının iptali için ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1262 Esas- 2014/574 Karar sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemenin görevsizlik kararı verdiği ancak bu güne kadar başkaca işlem yapılmadığı, ... 1.Asliye hukuk Mahkemesi'nin 2006/70 Esas, 2015/476 Karar sayılı kararı ile ...'ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın ret kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, ... 1.Asliye hukuk Mahkemesi'nin 2006/21 Esas, 2008/16 Karar sayılı kararı ile ...'ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın ret kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, ... 1.Asliye hukuk Mahkemesi'nin 2006/161 Esas, 2008/114 Karar sayılı kararı ile ...'...
Yine aynı Yasa’nın 528. maddesine göre, “ Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin alt soyu için de sonuç doğurur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Kanun koyucu ölüme bağlı tasarrufların yapılması için iki farklı şekil şartı öngörmüştür. Bunlardan biri, mirasbırakanın tek taraflı yaptığı ve her zaman dönebileceği vasiyetname (MK 531-544), diğeri iki taraflı, bağlayıcı özelliği olan miras sözleşmesidir. Miras sözleşmesinin geçerli olması için Türk Medeni Kanunu'nun 545/I. maddesi uyarınca resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir. Mirastan feragat sözleşmesi, hukuki niteliği itibarıyla bir miras sözleşmesi olduğu için, yukarıda açıklanan kurallar mirastan feragat sözleşmesinin kurulmasında da geçerli olacaktır. 3.2.3....
ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın ret kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, 2008/16 Karar sayılı kararı ile ...'ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın ret kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, ....Asliye hukuk Mahkemesi'nin 2006/161 Esas, 2008/114 Karar sayılı kararı ile ...'ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın kabul kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, her ne kadar bozma ilamında, 2010 yılında alınan veraset ilamının iptaline ilişkin dava sonucunun beklenerek kimin husumete ehil olduğunun belirlenmesi gereğine işaret edilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere, ......


