Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki asıl dava ehil mirasçı olarak miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması, karşı davada ortaklığın giderilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 23/10/2018 gün ve 2016/2867 Esas, 2018/7055 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ HUMK'nun 440/III-2 maddesine göre, istisnaları hariç olmak üzere, sulh hukuk mahkemesi kararları karar düzeltmeye tabi değildir. Bu dava da yasanın öngördüğü istisnalardan olmadığına göre karar düzeltme istemi incelenemez. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, karar düzeltme isteğini içeren dilekçenin REDDİNE, gereksiz yatırılan karar düzeltme harcının istek halinde yatırana iadesine, 16/09/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 31/12/2014 NUMARASI : 2014/1474-2014/1510 Dava, Türk Medenî Kanununun 652. maddesi uyarınca aile konutu üzerinde sağ kalan eşe miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması ve evin sağ kalan eşe özgülenmesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 23/2. maddesinde, “Bölge Adliye Mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.” hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamından, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 04/12/2012 tarihli görevsizlik kararına karşılık Ankara 5. Aile Mahkemesince de 10/07/2013 tarihli görevsizlik kararı verildiği, bunun üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 27/02/2014 gün, 2013/19794 -2014/2750 sayılı kararı ile Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verildiği görülmüştür. Bu kararın mahkemeleri bağlayıcı özelliği vardır....
Ortaklığın giderilmesi davaları, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallar ile haklarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olduğu halde, aile konutunun özgülenmesi davası sağ kalan eşe miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması isteğini içerdiğinden iki taraflı bir dava olduğu söylenemez. Miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkının tanınması isteğini içeren aile konutunun özgülenmesi davasında görevli mahkeme taşınmazın değerine göre belirlenir. Bu dava müstakil olarak açılabildiği gibi açılmış olan bir ortaklığın giderilmesi davasında karşı dava şeklinde de açılabilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Aile konutunun miras hakkına mahsuben sağ kalan eşe özgülenmesi istemine ilişkin davada... Sulh Hukuk Mahkemesi ve... Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R – Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 652. maddesi uyarınca aile konutu üzerinde sağ kalan eşe miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması ve evin sağ kalan eşe özgülenmesi istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, dava konusu uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinin görev alanında bulunduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verimiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, davacının ıslah harcını 3 gün içinde yatırmadığı için ıslahın usulsüz olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir....
Binada kat mülkiyetinin kurulamayacağının anlaşılması halinde ise; davacı vekilinin 01.12.2014 havale tarihli dilekçesindeki ikinci kademe talebi olan taşınmazın tümü üzerinde davacıya miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması değerlendirilmeli, 322 ada 13 parsel numaralı taşınmazın üzerindeki binayla birlikte değerinin hesaplanması için bilirkişilerden ek rapor alınmalı, ek raporun yeterli görülmemesi halinde taşınmazda yeniden keşif yapılarak konusunda uzman bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınmalı, davacının miras payına düşen miktar düşülerek davalıların miras payına düşen bedel hesaplanmalı, davacı tarafa bu bedelin mahkeme veznesine depo edilmesi için süre verilmeli, bedelin depo edilmesi halinde 322 ada 13 parsel numaralı taşınmaz üzerinde miras hakkına mahsuben davacıya mülkiyet hakkı tanınmalıdır....
Birleştirilen davada davacı ... vekili, 24 nolu bağımsız bölümde oturma hakkı tanınması suretiyle konutun özgülenmesini mahkemece kabul edilmez ise miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar, asıl ve birleştirilen davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece; "asıl davanın kabulüne, 4497 ada 1 nolu parsel 24 bağımsız bölümde yer alan taşınmazın ortaklığının satılarak giderilmesine, ortaklığı giderilen 24 nolu bağımsız bölümün ... adına tesis edilen oturma hakkı ile birlikte yükümlü olarak açık arttırmada satılmasına; birleştirilen davanın kısmen kabulü ile davacı ...'a 24 bağımsız bölüm nolu konutta bedelsiz olarak oturma hakkı tanınması yönündeki talebin reddine, davacı ...'...
Ortaklığın giderilmesi davaları, paylı ve elbirliği mülkiyetine konu taşınır ve taşınmaz mallar ile haklarda ortaklar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olduğu halde, aile konutunun özgülenmesi davası, sağ kalan eşe miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması isteğini içermekte olup, iki taraflı bir dava olduğu söylenemez. Miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkının tanınması isteğini içeren davada görevli mahkeme, taşınmazın değerine göre belirlenir. Bu dava, müstakil olarak açılabildiği gibi, açılmış bir ortaklığın giderilmesi davasında karşı dava şeklinde de görülebilir....
DAVA Davacı kadın dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Maltepe ilçesi, Altay Çeşme Mahallesi, G22-A-08-A-3-B Pafta, 16671 Ada, 64 Parsel'de kayıtlı 14 no'lu bağımsız bölümün müvekkili ve müvekkilinin aile konutu olduğunu, miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması için dava açıldığını ve bu davada aile konutu olup olmadığının tespiti için dava açılmak üzere kendilerine süre verildiğini belirterek taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazda müvekkilleri Bilge ve Uğur ile davacının halen birlikte oturduğunu, taşınmazın aile konutu olmadığını, müvekkilinin açtığı izalei şuyu davasının neticelerinden kurtulmak için bu davanın açıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur. III....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.02.2013 gününde verilen dilekçe ile miras payına mahsuben mülkiyet hakkı verilmesi, mümkün olmadığı takdirde oturma hakkı verilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.01.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, miras payına mahsuben mülkiyet hakkı verilmesi, mümkün olmadığı takdirde oturma hakkı verilmesi istemine ilişkindir. Davacı sağ eş, diğer mirasçılar aleyhine açtığı dava ile tereke malları arasında bulunan ve aile konutu olarak kullanılan taşınmaz üzerinde miras hakkına mahsuben kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını istemiştir....
Dava, taşınmazın miras payına karşılık özgülenmesi istemine ilişkindir. TMK'nın 652. maddesi gereğince; eşlerden birinin ölümü halinde, tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Haklı sebepler varsa, sağ eşin veya murisin diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir. Kanun, aile konutu ve ev eşyası üzerinde, sağ eşe mülkiyet veya bunun yerine intifa ya da oturma hakkının, miras hakkına mahsuben tanınabileceğini hükme bağladığına göre, özgüleme, ister mülkiyet hakkı, isterse bunun yerine intifa veya oturma hakkı tanınması şeklinde olsun, karşılıksız olmayıp, "miras hakkına mahsuben" olacaktır. Bu şekilde özgüleme o malla ilgili paylaşmanın hukuki sonuçlarını hasıl eder ve paylaşma hükmündedir....


