WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 14.08.2013 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.01.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı vekili, 2 parsel sayılı tarla cinsli taşınmazda davacının 9/32 payı bulunduğunu, diğer paydaşlardan .... 19/08/2011 tarihinde toplam 9/32 payını davalı ... sattığını, bu satışla ilgili kendisine veya diğer hissedarlara bildirim veya ihtar yapılmadığını, davacının satışı sonradan öğrendiğini ileri sürerek önalım hakkına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiştir....

-KARAR- Dava, mülkiyet hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; karara karşı yapılan istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 362. Maddesinde bölge adliye mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, 1/a bendinde de miktar veya değeri kırkbin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar" hükmüne yer verilmiş, 2021 yılı itibarıyla HMK'nın 362/1-a bendinde belirtilen 40.000.00 TL'lik kesinlik sınırı 78.630,00 TL olarak uygulanmaya başlanmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, tarafların kendi aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan tapu iptali-tescil davalarında dava değerinin her bir tarafın payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur....

Mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine ilişkin karar, Dairece; " Bilindiği üzere, muris muvazaasına dayalı davalarda davayı açan mirasçı muvazaalı işlemin tarafı olmayıp, davalı ile miras bırakan arasındaki hukuki ilişki bakımından üçüncü kişi konumunda ve kendisine yönelik haksız eylem niteliğindeki muvazaalı işlem ile zarara uğratılan durumundadır. Yukarıda açıklanan ilkeler karşısında, davanın taşınmazın aynından ya da miras hakkından kaynaklanmadığı ve somut olayda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesindeki genel yetki kuralı ile haksız eylemden kaynaklanan davalarla ilgili 16. maddesindeki yetki kurallarının geçerli olacağı sonucuna varılmaktadır....

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.02.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili ...’nın 167 Ada 86 parsel sayılı taşınmazın 1/4 payının maliki olduğunu, dava dışı paydaşa ait 2/4 payın 12.000 TL ve 1/4 payın da 6.000 TL bedelle 11/09/2013 tarihinde davalıya devredildiğini, müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmadığını ileri sürerek dava konusu payların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Hukuk Dairesinin 14.06.2005 tarih, 2005/4974 Esas, 2005/9180 Karar sayılı kararı, Özuğur Aliihsan, Tenkis, Mirasta Denkleştirme ve Muvazaa Davaları, 2. Bası, Ankara, 2002, s. 189). Ayrıca 743 s. Medeni Kanunun 503. maddesi gereğince sabit tenkis oranı belirlenirken tenkise konu kazandırma miktarı olarak davalıların saklı paylarını aşan kısım esas alınmalıdır (Özuğur Aliihsan, Tenkis, Mirasta Denkleştirme ve Muvazaa Davaları, 2. Bası, Ankara, 2002, s. 82, 150, 273; Gençcan Ömer Uğur, Miras Hukuku, 5. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021, s. 723; Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28.12.2006 tarih, 10293-18540 sayılı; 13.06.2006 tarih, 2005/20202 Esas, 2006/9371 Karar sayılı; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 03.11.2003 tarih, 2003/13875 Esas, 2003/14811 sayılı kararları). Oysa hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tenkise konu kazandırma miktarından davalıların saklı payları düşülmeden sabit tenkis oranı hesaplanmıştır....

Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : MİRAS PAYININ TAHSİLİ-TENKİS Taraflar arasında görülen miras payının tahsili ve tenkis davası sonunda, yerel mahkemenin yetkisizliğine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı taşınmaz bedelinin pay oranında tahsili, olmazsa tenkis istemine ilişkindir. Davacı, mirasbırakan annesi ...’in kayden maliki olduğu 2323 parsel sayılı taşınmazdaki ¼ payını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla, muvazaalı olarak davalı kızına satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek öncelikle miras payına isabet eden bedelin, mümkün olmazsa denkleştirme veya tenkis sonucu tespit edilecek bedelin tahsilini istemiştir....

Somut olayda; çekişme konusu taşınmaz temlikinin, evlenmeden sonra, intifa hakkı miras bırakan üzerinde bırakılarak çıplak mülkiyet satışı şeklinde yapılması, davalı eşin 31.07.2004 tarihinde ortak konutu terk etmesi ve 13.09.2006 tarihinde boşanmalarından sonra miras bırakanın taşınmazın geri verilmesi konusunda dava açmaması temlikin evlenme karşılığı yapılmadığı, bağış amacıyla ve ilk eşten olan çocukların miras hakkından yoksun bırakılması kastıyla yapıldığının kanıtıdır. Ayrıca; davalı vekili cevap dilekçesinde, yargılama sırasında verdiği iki beyan dilekçesinde ve hatta temyiz dilekçesinde, 'Miras bırakanın spastik özürlü olan eşinin geleceğini güvence altına almak, hayat standartlarını yükseltmek için haklı ve makul nedenlerle temlikin yapıldığını ' savunmuş, yargılamanın hiçbir aşamasında davaya konu edilen taşınmazın evlenme karşılığı düğün hediyesi olarak verildiğini ileri sürmemiştir....

TTK 122 uyarınca distrübütörün denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için aranan koşullar; sözleşmenin sona ermesi, yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da "önemli menfaatler" elde edilmesi, distribütörün ücret kaybına uğraması, denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olmasıdır. Denkleştirme talebi için kanunun aradığı şartlar kümülatiftir. Bu bağlamda, öncelikle yeni müşteri çevresinin yaratıldığını, var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiğini ve bu müşteriler sebebiyle müvekkilinin önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir. Buna mukabil müvekkil, denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispat yükü altındadır (Yargıtay 11 HD 2016/2170 E.- 2017/2780 K. sayılı ve 10/05/2017 tarihli ilamı). Denkleştirme tazminatı istenebilmesi için ayrıca sözleşmenin distribütörden kaynaklanan haklı bir sebeple feshedilmemiş olması gerekmektedir....

Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen mirasçılar, payları oranında ya da tüm mirasçılar adına dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler....

UYAP Entegrasyonu