Davalı ..., bağış işleminde muvazaanın bulunmadığını, mirasbırakanın davacının borçlarının ödenmesi için bir kısım taşınmazlarını sattığını, böylelikle davacının miras hakkından fazlasını aldığını, temlikteki amacın denkleştirme ve paylaştırma yapmak olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur. 3. Davalılar ... ve ... vekili, davalı ... tarafından mirasbırakanın icra borcunun ödendiğini, bunun karşılığında taşınmazların mirasbırakandan satış yoluyla devralındığını, diğer davalı ... lehine yapılan temlikin tasarruf nisabı içinde kaldığını belirtip davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Ordu 3....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/573 KARAR NO :2023/557 DAVA:Tazminat (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:11/09/2023 KARAR TARİHİ:12/09/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin muris ...'...
Temyiz Sebepleri Davacı vekili, miras payının devri anlaşmasının tarafların annesinden gelen hisseyi de kapsadığını, davalı adına olan tüm hisse yönünden davanın tam kabulü gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğunu, ayrıca taşınmazdaki kısmi kamulaştırma nedeniyle hakkı olmaksızın kamulaştırma parası alan davalının hakkından fazlasını aldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, miras payının devrinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Kanun'un 677 nci maddesi 3. Değerlendirme 1....
Temyiz Nedenleri 8.1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, mirasbırakanın yüksek değer taşıyan Fatih ve Maltepe ilçelerindeki taşınmazlarını sadece küçük oğlu Burak adına tescil ettirmesinin TMK 669/2. maddesi gereğince denkleştirmeye tabi olduğunu, ancak mahkemece, bu taşınmazlar için terditli talep olan denkleştirme talebi yönünden, olumlu veya olumsuz bir hüküm tesis edilmediğini belirterek, anılan yönlerden kararın bozulmasını istemiştir. 8.2.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin 7 parsel ve 110 parsel sayılı taşınmazlar için muvazaa sebebi ile iptal tescil, olmadığı takdirde 1914 ada 46-47-48 parseller için ise denkleştirme, denkleştirme talebinin reddi halinde ise tenkis isteği olduğunu, ancak mahkemece, reddedilen terditli talep olan denkleştirme ve tenkis talepleri hakkında hüküm kurulmadığını, hükmün gerekçesiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını...
Davalı, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davacı ile babadan kalan taşınmazlardaki haklarından vazgeçmesi ve kendisinin de anneden kalan taşınmazları davacıya devretmesi konusunda anlaştıklarını ve dava dışı vekilin de bu doğrultuda hareket ettiğini, ancak davacının anneden kalan taşınmazların intikali için bir girişimde bulunmadığını, anneden kalan taşınmazları davacıya vermeye hazır olduğunu, aralarında geçit hakkından kaynaklanan bir dava bulunması nedeniyle bu davayı açtığını belirterek davanın reddini savunmuş, davalı vekili aşamalardaki beyanında, dava dışı vekile para ödemediklerini beyan etmiş, dava dışı kişiler adına kayıtlı olup da dava konusu edilen taşınmazlar bakımından davanın atiye terkine muvafakat etmemiştir....
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Yerel mahkemenin kısmen hatalı kararına karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması zorunluluğu doğduğunu, Davacı acentenin, acentelik sözleşmesi kapsamında denkleştirme tazminatı ve sair alacak taleplerinin tümünden feragat ettiğini, Acentelik sözleşmesi incelendiğinde m.25 hükmü ile acentelik sözleşmesinin her ne sebeple olursa olsun feshi halinde davacı acentenin, müvekkil şirketten her ne nam altında olursa olsun hiçbir hak ve tazminat talep etmeyeceğinin kararlaştırıldığı hususunun kolaylıkla görülebileceğini, denkleştirme istemi/ portföy tazminatı, komisyon alacağı, ihbar tazminatı, teminat iadesi taleplerinin tümünden feragat eden davacı acentenin, özgür iradesi ile kabul ettiği ve imzaladığı acentelik sözleşmesinin sona ermesi sonrasında bu taleplerde bulunmasının sözleşmeye ve Türk Medeni Kanunu m.2'ye aykırı olduğunu, talepte bulunma hakkından feragat eden davacının, davaya konu...
Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237....
Taraflar arasındaki miras hakkından kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'nın davacının eşi, davalıların babası olduğunu, murisin sağlığında davacıdan mal kaçırmak kastıyla davalılara bazı kazandırmalar yaptığını, bundan dolayı İstanbul Anadolu 14....
GEREKÇE:Dava, bayilik sözleşmesinin sona ermesinden kaynaklanan maddi zararın tazmini, denkleştirme tazminatı ile cari hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili, taraflar arasındaki 01/03/2015 tarihli dağıtım merkezi sözleşmesinin 01.03.2018 tarihine kadar uzadığını, davalının müvekkiline Osmaniye, Hatay, Adana bölgelerinde 2 adet bayilik verilmesi teklifi üzerine taraflar arasında 22.07.2017 tarihli sonlandırma protokolü ve ibraname başlıklı belge imzalandığını, ancak davalının taahhüt ettiği 2 adet bayiliği müvekkiline vermediğini, 22/07/2017 tarihli protokolün baskı altında imzalandığını, 22.07.2017 tarihli sonlandırma protokolü ve ibranamenin geçersiz olduğunu belirterek, kazanç kaybı ve ceza kesintileri nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini, denkleştirme tazminatı ile cari hesap alacağının tahsilini talep etmiştir....
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, her ne kadar murisin kazada 6/8 kusurlu olduğu belirlenmişse de, davacının 3.kişi olması sebebiyle miras hakkından bağımsız olan talep hakkında sigortanın zararın tamamından sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile eş için 34.504,78 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün 2/8, yaya olan davacı murisinin 6/8 kusurlu olduğu belirlenmiştir. Sigorta, hükmedilecek tazminattan sürücünün kusuru oranında sorumlu olup, mahkemece yanılgılı gerekçe ile belirlenen tazminatın tamamına hükmedilmesi isabetli olmamıştır....


