üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, malik tarafından mülkiyet hakkına dayanılarak ilgili idareden zararının giderilmesini isteyebileceği belirtilip buna ilişkin düzenlemeler getirilmiştir....
Dosya içeriğine göre; dava konusu taşınmazın bir kısmına fiilen el atıldığı, kalan bölümüne ise el atılmadığı, 3194 sayılı İmar Kanununun 7 ve 8.maddeleri kapsamında düzenlenen 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kamuya özgülenmesi sebebiyle mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadan dolayı bedeline hükmedildiği anlaşılmıştır. 1-Taşınmazın fiilen el atılan kısmı yönünden yapılan incelemede; 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde ve 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Yasaya eklenen Geçici 2. maddede; kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, malik tarafından mülkiyet hakkına...
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir. Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir....
ün payını torunu olan davalıya değerinden daha fazla bir bedelle sattığını, müvekkiline satışla ilgili noter bildirimi yapılmadığını ileri sürerek önalım hakkı nedeniyle tapuda davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4456 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı 1/2 hissenin mevcut tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmişlerdir. Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir....
Bundan ayrı miras bırakan ...’un terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, mirasçılardan birinin temyizi anılan mülkiyet türü gereğince diğer mirasçılarına da sirayet ettiğinin de kabulü gerekmektedir. Yani bir tek mirasçının temyizi bakımından yapılan inceleme ve doğuracağı hukuki sonuçlardan temyiz etmeyen mirasçılarda yararlanmaktadır. Öte yandan, HUMK.nun 73. maddesinde; “kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafalarını beyan etmeleri için kanunu şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez” denilmektedir. Yani mahkemece, taraflar yöntemine uygun bir biçimde yargılama oturumlarına davet edip taraf teşkilini sağlamadıkça karar veremez. Benzer hüküm HMK.nun 27. maddesinde yer almaktadır. Aynı maddede hukuki dinlenilme hakkına değinilmektedir. Hukuki dinlenme hakkı aynı zamanda taraf teşkilini de içermektedir. Bu bakımdan belirtilen hüküm fıkrası uyarınca taraf teşkilinin yapılması zorunludur....
Bu talepler mülkiyet hakkından kaynaklanır ve varlıklarını mülkiyet hakkından ayrılmaz bir biçimde, ona bağlı olarak sürdürürler (Hukuk Genel Kurulu'nun 03.02.2010 gün ve E:2010/4-4 , K:2010/56 sayılı ilamı, 07.12.2011 gün, E:2011-1/631, K. 2011/745 sayılı ilamı) Somut olayda; eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen nüfus kayıtlarından davacının, 24 parsel sayılı taşınmaz maliki ... ile bağlantısı ve taşınmazdaki hak sahipliğinin neden kaynaklandığı saptanamamış, mahkemece, davacının taşınmazdaki mülkiyet hakkı saptanmadan dava esastan karara bağlanmıştır. Oysa, bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. O hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu ise tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Başka bir anlatımla, davada taraf sıfatı, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilşkidir. Taraf sıfatı, dava konusu subjektif hakka ilişkindir....
III- Anayasanın 35. maddesinde herkesin miras ve mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakların korunmasına ilişkin hükümlerden herkesin faydalanacağı düzenlenmiştir....
Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve pay satışı yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir. Paydaşın pay edinmesinde cebri satışlarda ve trampa gibi satış dışındaki mülkiyet devralınması hallerinde önalım hakkı kullanılamaz. Bunun yanında, paydaş payını karı ve kocaya, çocuklarına yahut akrabaya temlik ederse görünüşte satış sözleşmesi yapılsa bile miras hukuku ile ilgili amaçların ya da bağışlama gibi düşüncelerin hakim olduğu durumlarda önalım hakkı kullanılamaz (27.03.1957 günlü, 1956/12 E. 1957/2 K. YİBK). Somut olayda; davacı ve müdahil davacılar, paydaşı oldukları ..... ada.... parsel sayılı taşınmazdaki 5 ve 8 no'lu bağımsız bölümler ile 10806 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki 2 ve 4 no'lu bağımsız bölümlerdeki dava dışı önceki paydaş ....'ın payını 30.07.2013 tarihinde satış yoluyla davalıya devrettiğini ve kendilerine bildirim yapılmadığını ileri sürerek payın önalım nedeniyle adlarına tescilini istemişlerdir....
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa 6537 sayılı Kanunla eklenen 8/i maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında; "Tarımsal arazilerin satılması hâlinde sınırdaş tarımsal arazi malikleri de önalım hakkına sahiptir. Tarımsal arazi, sınırdaş maliklerden birine satıldığı takdirde, diğer sınırdaş malikler önalım haklarını kullanamaz....
Maddesi Gereği Mülkiyet Hakkı Tanınması aflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, duruşma isteğinin masraf yokluğundan reddine karar verilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ... vekili, TMK'nin 240. maddesi gereğince aile konutu ve ev eşyaları üzerinde mülkiyet hakkı tanınmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili ve davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dilekçeler aşaması tamamlanmadan ve öninceleme duruşması yapılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme ile yetkisizlik kararı verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....


