Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından önalım bedeline yönelik olarak temyiz edilmiştir. Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen pay davalıya 15.01.2007 tarihinde 11.000....
Bunun yanında haricen satış çap kaydına dayalı mülkiyet hakkının kullanılmasına da engel teşkil etmez. Mülkiyet hakkı ile kişisel hakkın çatışması halinde mülkiyet hakkına üstünlük tanınır. İyiniyetli bulunmayan zilyet yönünden, taşınmazdaki mülkiyet durumu da dikkate alındığında hapis hakkı tanınması gerekli değildir. Öte yandan harici satışa taraf olan kişinin satıştan vazgeçerek ecrimisil isteğinde bulunması da Türk Medeni Kanununun 2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması niteliğini taşır. Bu durumda davacının mülkiyetten kaynaklanan hakkını kullanarak açtığı elatmanın önlenmesi isteğinin reddedilmesi doğru değildir. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Diğer taraftan davada kazık ve dikenli tel bedeli olarak 300 milyon TL. istenmiş olmasına karşın istek aşılarak fazlaya hükmedilmesinde de isabet yoktur. Davalının da bu yoldaki temyizi isabetlidir....
dair lisans sözleşmesinin ancak tüm mirasçıların bilgi ve rızası ile yapılabileceğini, müvekkili tarafından yapılan feshin süresinde olduğunu, davalı tarafa müvekkilinin fesih iradesi ulaşmış olduğundan 25.06.2022 tarihinde sözleşmenin yenilenmediğini, davalı şirketin sona ermiş sözleşmeye dayanmak suretiyle müvekkilinin sınai mülkiyet hakkına tecavüz ederek, markaların kullanımına mal ve hizmet üretmek suretiyle devam ettiğini, müvekkilinin zararının ve yoksun kaldığı karın hesaplanması ve tazmini gerektiğini, müvekkilinin ortağı olduğu markaları izinsiz kullanmak suretiyle müvekkilinin sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden davalı şirketin markaları kullanmak suretiyle ürettiği ve satışını yaptığı mal ve hizmetlerden elde ettiği gelirin şirket kayıtları incelenmek suretiyle belirlenmesini, müvekkilinin miras payına karşılık gelmek üzere fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300.000,00 TL maddi tazminatın davalı şirketten tazminini talep ettiklerini, müvekkilinin paydaşı olduğu...
KARAR Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz nedeniyle, davacının taşınmaz üzerindeki katılma alacağının belirlenmesine, taşınmaz üzerindeki davalı mirasçıların hisselerinin katılma alacağına mahsuben, katılma alacağı yetmez ise bedel eklenmek suretiyle öncelikle mülkiyet hakkı, uygun görülmemesi halinde intifa hakkı tanınmasına, bu talebin uygun görülmemesi halinde belirlenecek olan katılma alacağının davalıların hissesine düşen miktarından fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere şimdilik 5.000-TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının davasının kabulüyle; dava konusu ... ada ... parselde ... Blok ....Kat ... nolu bağımsız bölüm üzerinde miras bırakan ...'ın mirasçıları olan davalılar ..., ..., ... ve ...'...
“Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklemek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır” (TMK.m.240/1). “Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine, konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir” (TMK.m.240/3). “Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir (TMK.m.652/1). “Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir” (TMK.m.652/2)....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.03.2013 gününde verilen dilekçe ile miras hakkına mahsuben aile konutunun intifa hakkı ile özgülenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.05.2015 hükmün davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Hükmü temyiz eden tarafa ilamın tebliğ edildiği gün ile temyiz dilekçesinin mahkemeye veriliş günü arasında yasada öngörülen temyiz süresi geçmiştir. Mahkemece bu yön saptanmak suretiyle verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır....
Anayasanın "Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesine göre, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” 2.5. Anayasanın "Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesine göre; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." 2.6. Anayasanın 35. maddesiyle, bireyin mülkiyet hakkının korunması konusunda devlete atfedilebilen müdahalelere yönelik sınırlamalar getirildiği gibi, lafzında açık bir biçimde düzenlenmemiş ise de, üçüncü kişilerin müdahalelerine karşı korumasız bırakmaması için devlete birtakım pozitif yükümlülükler de yüklediği kabul edilmektedir. 2.7. Pozitif yükümlülüklerin ortaya çıkmasının nedeni, mülkiyet hakkına gerçek anlamda koruma sağlama amacıdır. 2.8....
Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ :29.09.2014 NUMARASI :Esas no:2014/1236 Karar no:2014/1195 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık ve hüküm Türk Medeni Kanununun 652. maddesine dayalı sağ kalan eşe miras hakkına mensuben aile konutunda intifa hakkı tanınması istemine ilişkin olup, inceleme görevi Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 19.01.2015 tarihli 2015/8 sayılı iş bölümü kararı gereğince Yargıtay 14. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Yukarıda belirtilen sebeple dosyanın görevli Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 16.02.2015 (Pzt.)...
“Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklemek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır” (TMK.m.240/1). “Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine, konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir” (TMK.m.240/3). “Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir (TMK.m.652/1). “Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir” (TMK.m.652/2)....
Davacı vekili her ne kadar vekil edeni sağ kalan eşin miras payının 1/4 mülkiyet değil 1/2 mülkiyet olması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasını istemişse de; 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 3678 sayılı Kanunla değiştirilmesinden önceki halinde miras bırakanın ölüm tarihi de gözönünde bulundurulduğunda davacı eşin 1/4 mülkiyet ve 1/2 intifa hakkı öngörüldüğünden 1/4 mülkiyet ile birlikte 1/2 intifa hakkına hükmedilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyizinin "çoğun içinde azı vardır" kuralı gereğince davacı vekilinin temyizinin aynı zamanda intifa hakkını da kapsadığının kabulüyle hükmün intifa hakkı bakımından bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir....


