İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü, 182 nci, 301 inci, 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 333 üncü maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 31.07.2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 13 üncü, 19 uncu maddeleri; Anayasa Mahkemesi'nin 27.10.2011 tarihli ve 2010/71 Esas, 2011/143 Karar sayılı kararı Anayasa Mahkemesi'nin 15.03.2012 tarihli ve 2011/116 Esas, 2012/39 Karar sayılı kararı. 3....
Mahkemece davalılar avukatının zamanaşımı defii bakımından herhangi bir irdeleme yapılmaması ve davalı Kurumca 2005 yılından sonra ne gibi işlemler yapıldığının belirlenmemesi suretiyle eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulması isabetsizdir. 2-4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605. maddesinin 2. fıkrasında “ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm çerçevesinde, mirasın hükmen reddi bir süreye tabi olmayıp, mirasçılar, alacaklılara karşı açacakları tespit davası ile terekenin borca batık olduğunun tespitini her zaman isteyebilecekleri gibi, mirasçılara karşı açılacak davada defi olarak da her zaman terekenin borca batık olduğu ileri sürülebilecektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.04.2008 tarih, 2008/332 Esas ve 2008/336 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 605. maddesi “B.Ret; I.Ret beyanı; 1.Ret hakkı” başlığı ile düzenlenmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, babalığın hükmen tespiti istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı, hak düşürücü süre içinde dava açılıp açılmadığı, davalılara husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, Adli Tıp Kurumu raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 182 nci, 301 inci, 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 333 üncü maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü, 115 inci, 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 31.07.2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 13 üncü, 19 uncu maddeleri; Anayasa Mahkemesi'nin 27.10.2011 tarihli ve 2010/71 Esas, 2011/143 Karar sayılı kararı, Anayasa Mahkemesi'nin 15.03.2012 tarihli ve 2011/116 Esas, 2012/39 Karar sayılı kararı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/9761 Esas ve 2023/874 Karar sayılı ilamı. 3....
İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun'un 26 ncı, 4721 sayılı Kanunun 575, 627 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirası hükmen reddin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddeler, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulu Hakkında Kanun'un 35 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605 inci maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: "Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. " 3. Değerlendirme 1. Somut olayda, mahkemece denetime elverişli, olaya ve hukuka uygun bilirkişi raporlarını esas alarak karar verildiği ve yapılan araştırmalar neticesinde terekenin borca batık olduğu sabit görülmüştür. 2....
Sayılı dava dosyasına davalı ... kendi adına asaleten, Laser Felat Adına velayeten verdiği 02.09.2019 tarihli cevap dilekçesinde olayla ilgilerinin olmadığını, MehmetYakışır'ın uzun yıllardır evi terk ettiğini, örgüte katıldığını ancak hangi faaliyette bulunduğu hakkında bilgilerinin olmadığını, Mehmet Yakısır'ın herhangi bir malvarlığı bulunmadığını beyan ile davanın reddini istemiştir. Yukarıda belirtilen dosya ile mahkememiz dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan davalının 2019/135E.- sayılı dosyasındaki cevap dilekçesinde belirtilen savunma içeriğinin hukuki nitelendirmesi hakime ait olup mirasın hükmen reddi düzenlemesi kapsamında değerlendirme yapıldığından hükmen reddin sonuçları bu dava hakkında da uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/403 Esas, 2013/4 Karar sayılı dosyasında davanın açılmamış sayılması yönündeki hüküm Yargıtay Yüksek 8.Hukuk Dairesi'nin 30.9.2013 gün 2013/4818-13642 E/K. Sayılı ilamı ile onanmış ise de; eldeki dosya yönünden hükmü temyiz eden dahili davalının murisinin ölüm tarihinden sonra ve eldeki davanın yargılaması sırasında murisinin mirasının reddi yönünde irade açıklamasında bulunduğu açık olup, mahkemece aracın kayıt maliki olan ...'nun vefat tarihinde terekesinin borca batık olup olmadığı, mirasın hükmen reddedilmiş sayılıp sayılmayacağı yönünden gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra Medeni Kanun ve diğer yasal sonuçları bakımından varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, dahili davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden dahili davalı ...'...
İcra Müdürlüğünün 2013/2910 E. sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde muris ...’ın 02.09.1999 tarihinde çalışmakta olduğu şirket tarafından Toprakbank A.Ş. Aydın Şubesi ile imzalanan genel kredi sözleşmesine şirket sahibi ve aynı zamanda patronu olan ... ile birlikte kefil olduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle alacaklı banka tarafından 17.04.2000 tarihinde, Aydın 1. İcra Müdürlüğünün 2000/2084 E. sayılı dosyası ile 41.732.172.287ETL üzerinden icra takibi başlatıldığını, 03.04.2014 tarihi itibariyle borç miktarının 814.210,09TL olduğunu, takibin devamı sırasında alacaklı bankanın alacağını davalı şirkete temlik ettiğini, dosyanın yenilenerek en son 2013/2910 E. sayılı numarayı aldığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 605. maddesi uyarınca murisin ölüm tarihinde terekenin borca batık olduğunun tespit edilmesi hâlinde mirasın hükmen reddedilmiş sayılacağını, muris ...'...
Somut olayda murisin takipten önce öldüğü, mirasçılar hakkında takip başlatıldığı, mirasın reddine ilişkin mahkeme kararının icra takibinden ve ödeme emrinin tebliğinden önce alındığı ve kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda takibin şekline göre mirasın reddi nedeniyle icra takibi yapılamayacağı hususu borca itiraz niteliğinde olup, borca itirazın ise İİK'nın 62/1. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 7 günlük sürede icra dairesine yapılması zorunludur. Nitekim borçluların süresinde mirasın reddi kararına dayalı icra takip dosyasına itiraz etmedikleri ve takibin İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 06.06.2012 tarih 2012/103-684 sayılı itirazın kaldırılması kararı neticesinde kesinleştiği anlaşılmıştır. O hâlde yukarıda anlatılanlar ışığında; borçlu vekili tarafından takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde mirasın reddi kararı icra müdürlüğüne sunularak, kesinleşen takipte hacizlerin kaldırılması istenemez....


