WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

İcra Dairesinin 2010/336 Esas sayılı dosyasından gönderilen tebligat ile öğrendiklerini, mirası kayıtsız şartsız reddettiklerini, mirasın reddinin tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Mahkeme, davanın mirasın hükmen reddine ilişkin olduğundan bahisle görevsizliğine karar vermiştir. Hükmü, davacı ... temyiz etmiştir. İstek; Türk Medeni Kanununun 605/1 maddesine dayalı mirasın kayıtsız ve şartsız reddine ilişkindir. Miras, üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirascılar için, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe miras bırakanın ölümünü öğrendikleri, vasiyetname ile atanmış mirasçılar için miras bırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar (TMK m. 606). Somut olayda, dava dilekçesi içeriğinden davacıların talebinin mirasın gerçek reddine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mirasın gerçek reddi, sulh hukuk mahkemesine yapılacak beyan ile olur....

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01/10/2013 gününde verilen dilekçe ile TMK'nın 618. maddesine dayalı mirasın reddinin iptali istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22/01/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/01/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ......

den intikal eden mirası reddettiğine dair isteminin kabulü ile mirasın reddi kararının ilgili sicile tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.09.2015 tarih ve 2015/977 Esas, 2015/1062 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesine tevzii edilmiştir. Davalı vekili, davanın mirasın gerçek reddinin tespitine ilişkin olduğunu yetkili mahkemenin mirasbırakanın son ikametgahı olan ... mahkemeleri olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece: Davanın kabulü ile mirasbırakan ... Doğuş'un mirasının davacı tarafından kayıtsız şartsız reddedildiğinin tespitine karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Yasal koşulların gerçekleşmesi halinde mirasçılar Türk Medeni Kanununun 605/1 maddesine dayalı dava açabilecekleri gibi, Türk Medeni Kanununun 605/2 maddesine dayalı dava da açabilirler. Gerçek ret, mirasçıların sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanı ile yapılır (TMK m. 609)....

Sulh Hukuk Mahkemesi'nde hasımsız bir dava açarak miras bırakanı annelerinden kendilerine intikal eden mirası kayıtsız ve şartsız reddedip red beyanlarının tescilini istemeleri üzerine mahkemece 27.03.2013 gün ve 2013/446-515 E.-K. sayılı kararla isteği kabul ederek ret beyanlarının aynen tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. (TMK m. 2) Mirasçı alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse alacaklılar red tarihinden itibaren altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. (TMK m. 617) Davalı borçlu ... tarafından miras reddedilmiş olup davacı vekili tarafından mirasın reddinin iptali davası açıldığı savunulmadığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi uygun görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir....

Noterliğinin 07.01.2015 günlü ve 546 yevmiye sayılı mirasçılık belgesinde kendisine miras payı verildiğinden anılan mirasçılık belgesi, tapu kaydı ve mirasın reddinin tespiti arasında çelişki meydana gelmiştir. Mirasçılık belgesi verilmesi hususu Türk Medeni Kanununun 598. maddesinde düzenlenmiştir. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Muris ile mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında, mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. Bu nedenle mirası reddeden (TMK m. 605/1) mirasçı veya mirasçılar varsa, düzenlenecek mirasçılık belgesinde, mirasçılık sıfatına sahip olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirası ret durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi; mirası ret nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin de (kime kalacağının) gösterilmesi gerekir. O halde mahkemece, ... 10....

Somut olayda, davacı 21.10.2014 tarihinde açılan davada Türk Medeni Kanununun 617. maddesine dayalı mirası reddin iptali davası açmış ise de, 24.06.2015 tarihinde davasını tamamen ıslah ederek İcra İflas Kanununun 277. ve devamı maddesinde düzenlenen tasarrufun iptali davasına tahvil etmiştir. Davacı açıkça dava sebebini ıslah yoluyla tasarrufun iptali olarak belirlediğine göre, davanın Türk Medeni Kanununun 617. maddesi kapsamında açılan bir dava niteliğinde olduğu düşüncesi ile reddedilmesi özel kanun niteliğinde olan İcra İflas Kanununun sözü edilen maddeleri karşısında isabetli görülmemiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve ilgili kanun hükümleri uyarınca tahkikat yapılması gerekirken ıslah gözetilmeden davanın yanlış hukuki nitelendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olduğundan hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir....

Somut olayda, davacı 21.10.2014 tarihinde açılan davada Türk Medeni Kanununun 617. maddesine dayalı mirası reddin iptali davası açmış ise de, 24.06.2015 tarihinde davasını tamamen ıslah ederek İcra İflas Kanununun 277. ve devamı maddesinde düzenlenen tasarrufun iptali davasına tahvil etmiştir. Davacı açıkça dava sebebini ıslah yoluyla tasarrufun iptali olarak belirlediğine göre, davanın Türk Medeni Kanununun 617. maddesi kapsamında açılan bir dava niteliğinde olduğu düşüncesi ile reddedilmesi özel kanun niteliğinde olan İcra İflas Kanununun sözü edilen maddeleri karşısında isabetli görülmemiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve ilgili kanun hükümleri uyarınca tahkikat yapılması gerekirken ıslah gözetilmeden davanın yanlış hukuki nitelendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olduğundan hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir....

ten 21.03.2016 tarihinde öğrendiğini belirterek mirası kayıtsız şartsız reddettiğinin tespitini istemiştir. Mahkemece, davanın üç aylık yasal süresi geçtikten sonra 01.04.2016 tarihinde açıldığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Yasal koşulların gerçekleşmesi halinde mirasçılar, Türk Medeni Kanununun 605/1 maddesine dayalı dava açabilecekleri gibi Türk Medeni kanununun 605/2 maddesine dayalı dava da açabilirler. Gerçek ret, mirasçıların sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanı ile yapılır. TMK 606. maddesine göre; miras 3 ay içerisinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren işlemeye başlar. 3 aylık bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir....

Yasal koşulların gerçekleşmesi halinde mirasçılar 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605/1. maddesine dayalı dava açabilecekleri gibi, Türk Medeni Kanununun 605/2. maddesine dayalı dava da açabilirler. Gerçek ret, mirasçıların sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanı ile yapılır. (TMK m. 609) Yasal mirasçıların murisin ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde mirası reddetmeleri gerekir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Böyle bir davada sulh hukuk mahkemesi hakiminin görevi reddin süresinde olup olmadığı ve ret edenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, Türk Medeni Kanununun 609. maddesi uyarınca ret beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir. Mirasın kayıtsız ve şartsız reddine ilişkin beyan sulh hukuk mahkemesine ulaştıktan sonra bu beyandan tek taraflı olarak dönülemez....

Ancak; murisin ölümü üzerine üç gün (İİK 53. madde) ve devamında (TMK 606 madde) üç ay süre ile mirasçıları hakkında takip yapılamayacağından, mahkemece şikayetçi borçluların İİK'nun 53. maddesine dayalı şikayetlerinin kabulü ile haklarındaki takibin iptaline karar verilmesi gerekir. Ölüm üzerinden üç aylık süre geçmeden mirasçılar aleyhine yapılan takip anılan maddelere aykırılık teşkil edeceğinden bu konudaki şikayet de süreye tabi değildir. İcra takibinin mirası red süresi geçtikten sonra başlatılmış olması halinde ise, İİK'nun 53. maddesi uygulanmaz. Somut olayda takip başlamadan evvel borçlu muris ölmüş olup, bilahare alınan yetki belgesi ile takip mirasçılara yöneltilmiştir....

UYAP Entegrasyonu