WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

nun terekesinin borca batık olduğunu ileri sürerek mirası kayıtsız şartsız ret ettiğini beyan etmesiyle, davacı talebinin TMK'nın 605/2. maddesine dayalı mirasın hükmen ret istemine ilişkin olduğu, ayrıca alacaklıların da davalı olarak gösterilip davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Asliye hukuk mahkemesi ise, davacının, asıl isteminin mirasın reddinin tescili ve sonraki mirasçılara bildirilmesine yönelik olduğu ve sulh hukuk mahkemesinde görüleceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Türk Medenî Kanununun 605/1. maddesinde "gerçek ret", 605/2. maddesinde ise "hükmen ret" düzenlenmiştir. TMK'nın 605/1. maddesi uyarınca miras ancak üç ay içinde reddolunabilir. (TMK m. 606) Bu dava hasımsız açılabilir. Görevli mahkeme ise sulh hukuk mahkemesidir. Hükmen ret ise süreye tâbi değildir....

(HMK 114. maddesi vd., TMK 14. maddesi vd.) Bunun dışında esas yönünden yapılan değerlendirmede ise, olayın yine mahkemece etraflıca değerlendirilmediği açık olup; olayımızda TBK 618. maddesinin uygulanması gerektiği halde bu hususun ihmal edildiği açıktır. Çünkü 18/05/2006 tarihinde imzalanan ölünceye kadar bakma sözleşmesi yaklaşık 6 yıl uygulanmış ve bu arada bakım borçlusu (davalıların miras bırakanı ...) 27/06/2012 tarihinde vefat etmiştir. TBK 618. maddesine göre bu durumda davacının 1 yıllık bir deneme süresi bulunmaktadır. Bu süre içinde sözleşmenin feshini isteyebilecek iken bunu yapmamış ve aradan yaklaşık 2 yıl geçtikten sonra iş bu davayı açmıştır. Bu açıklamalar gereğince, davacı bakım alacaklısı ile davalı mirasçılar arasında usulünce 1 yıl içinde fesih gerçekleşmediği için, sözleşmenin bu taraflar arasında devam ettiği açıktır. Davalıların müteselsilen sorumlu oldukları bu yeni durumda, daha önceki sözleşme döneminin artık tartışılması imkanı kalmamıştır....

nun 588. maddesine dayalı gaiplik, tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın malikinin kim olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere, kayyımın atanması, görev ve sorumluluklarını düzenleyen Türk Medeni Kanunundaki ilgili hükümler ile 3561 sayılı Yasa hükümleri dikkate alındığında; ilgililerin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla iptal - tescil isteğini içeren bu tür davaların kayyıma yöneltilmesinde zorunluluk bulunduğu açıktır. Bu durumda husumetin kayyıma yöneltilmediği, yargılamanın görülebilirlik koşulu olan taraf teşkilinin sağlanmadığı gözetilmek suretiyle davanın reddinin gerektiği kuşkusuzdur. Davanın reddedilmiş olması bu gerekçe ile ve sonucu itibariyle doğrudur. Davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j....

Ancak borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla mirası reddetme işlemi tasarrufun iptali davasına konu olabileceği, mirasın reddine dair işlem ile terekenin açılmasıyla borçlunun aktifine geçecek olan mal para vs. değerler karşılıksız olarak diğer mirasçılara geçeceğinden borçlunun mirasın reddine ilişkin tasarrufu diğer iptal koşullarının oluşması halinde iptale konu olabilecek tasarruflardan olduğu, dolayısıyla davacının talebi mirasın reddine ilişkin tasarrufun iptaline yönelik olduğundan taraf delillerinin toplanması dava konusu tasarrufun 6183 Sayılı AATUHK'nun 24,27,28,29 ve 30. maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın TMK'nun 617 maddesininde düzenlenen mirasın reddinin iptali davası olarak nitelendirilmesinin yeride olmadığı gerekçesi ile bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece, davalı ...’in mirası reddetmeseydi kendisine vasiyetten düşecek olan hisse miktarı, bilirkişi raporundaki...

Yasal koşulların gerçekleşmesi halinde mirasçılar Türk Medeni Kanununun 605/1 maddesine dayalı dava açabilecekleri gibi, Türk Medeni Kanununun 605/2 maddesine dayalı dava da açabilirler. Gerçek ret, mirasçıların sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanı ile yapılır. (TMK m. 609) Yasal mirasçıların murisin ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde mirası reddetmeleri gerekir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Böyle bir davada sulh hukuk mahkemesi hakiminin görevi reddin süresinde olup olmadığı ve ret edenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, Türk Medeni Kanununun 609. maddesi uyarınca ret beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir. Ayrıca TMK'nun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması zorunludur....

Ancak bunun haricinde ikinci zümrede olup TMK 614. maddesine göre ancak birinci zümre mirasçıların, mirası reddederken tasfiyeden önce kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını istemeleri, sulh hukuk hâkimi tarafından bu reddin daha sonra gelen mirasçılara bildirilmesi mirası kabul etmezlerse reddetmiş sayılacağı koşulları karşısında mirası kabul ettiğine ve mirasçı olduğuna dair herhangi bir belge sunulmaksızın şikayetçiye borcun ödenmesi hususunda muhtıra çıkarılması ve mallarının haczedilmesi yönündeki icra müdürü işlemi hatalıdır. Şikayete konu edilen bu hata ise icra dosyasının getirilip, icra mahkemesince incelenmesi ile anlaşılabilir açıklıkta bir hatadır. İcra müdürü henüz dosyada borçlunun mirasçısı olduğu belli olmayan icra dosyasının mevcut hâliyle üçüncü şahıs durumunda olan ...’ın mallarını haczetmiş bu işlemle Anayasanın 35. maddesine, TMK 614, 683 maddelerine İİK 778, 85. maddelerine açıkça aykırı haciz işlemi yapmıştır....

Eğer mirasçı olabilecek kişi sarih irade beyanıyla, ya da Türk Medeni Kanunu’nun 610. maddesinin ikinci cümlesinde açıklanan davranışlarla mirası kabul etmiş ise, zaten yapılabilecek bir işlem kalmamıştır. TMK md.610/2 hükmü uyarınca ; ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez.Mirasın hükmen reddinin her türlü delil ile ispatı mümkündür. Somut olayda; davalıların murisi ...’ın aleyhine başlatılan icra takibi sırasında 09/11/2009 tarihinde vefat ettiği; mirasçı sıfatıyla davalılar aleyhine icra takibine devam olunduğu, mirasçı- davalıların murisin vefatından önce terekenin borca batık olduğu yolunda itirazda bulundukları görülmüştür....

un 09.03.2007 tarihli temyiz hakkından feragat dilekçesine istinaden davanın kabulüne dair verilen kararın 09.03.2007 tarihinde kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. 16.09.2021 tarihli ek kararı ve kararı davacılar vekili temyiz etmiştir. 1) Davacı ... yönünden temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacı ... yönünden temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. 2) Davacı ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Gerçek reddin, yasal koşullarının gerçekleşmesi halinde mirasçılar 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605/1. maddesine dayalı dava açabilecekleri gibi, aynı Kanunun 605/2. maddesine dayalı olarak da dava açabilirler. Gerçek ret, mirasçıların sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanı ile yapılır (TMK m. 609). Yasal mirasçıların murisin ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde mirası reddetmeleri gerekir....

şikayet yoluyla iptalini istemekte hukuki yararları bulunduğunu, o halde mahkemece henüz mirası red davası açmamış bulunan diğer mirasçılar yönünden de 3 aylık red süresinin dolmasından önce gönderilen borç muhtırasının gönderilmesi işleminin iptaline, takibin iptali ve sair işlemlerin iptali istemlerinin ise reddine karar verilmesi gerekirken talebin tümden reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın davacılar ..., ..., ..., ... yönünden kabulü ile iş bu davacılar yönünden ......

Kabule göre de; dava TMK’nın 605/2. maddesine dayalı mirasın hükmen reddine ilişkin olduğu halde mahkemece hükümde mirasın gerçek reddinin tesciline yazılması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi....

UYAP Entegrasyonu