in 1997 tarihinde vefat etmesi ve kooperatife 5 yıl boyunca müracaatı olmaması nedeniyle müvekkilinin yönetim kurulu kararıyla ortaklıktan çıkarıldığını, noter aracılığıyla gönderilen çıkarma bildirimine anasözleşmenin 16/1 maddesine aykırı olarak yönetim kurulunca verilen çıkarma kararının eklenmediğini ileri sürerek, çıkarma kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Tüzükte çıkarma sebepleri gösterilmişse, çıkarma kararın bu sebeplerin haklı sayılamayacağı iddiasıyla itiraz edilemez. Tüzükte çıkarma sebebi düzenlenmemişse üye, ancak haklı sebeplerle çıkarılabilir. Bu çıkarma kararına, haklı sebep bulunmadığı ileri sürülerek itiraz edilebilir." İçtihadı birleştirme kararı ve yasadaki düzenleme birlikte ele alındığında şu sonuca ulaşılmaktadır. Tüzükte çıkarma sebepleri gösterilmişse, çıkarılan üye gösterilen bu sebebin tahakkuk etmediğinden (gerçekleşmediğinden) veya çıkarma kararının şekil bakımından sakat olduğundan bahisle bu karara itiraz edebilecek, gösterilen sebebin mahiyeti bakımından ihracı gerektirmediği yolunda bir itiraz ileri süremeyecektir. Eğer tüzükte çıkarma sebepleri gösterilmemişse, çıkarılan üye haklı sebep bulunmadığını ileri sürerek itiraz edebilecektir. Somut olayda, davalı demeğin tüzüğünde "üyelikten çıkarılma" sebepleri gösterilmiştir....
Noterliği'nin 13.02.2007 tarih 919 yevmiye nolu vasiyetnamesi ile mirasbırakana karşı aile yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle mirasçılıktan çıkartıldığını ileri sürerek, vasiyetnamenin iptaline taşınmazların tapusunun iptali ve adına tesciline, olmazsa tenkise karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, mirasbırakanın çocuğu olmadığı için eşinin yeğeni olan davacının evlat edinildiğini, davacının mirasbırakana hiç bakmadığını, temlik tarihlerininin davacının doğum tarihinden ve evlat edinilme tarihinden önce olduğunu, davacıdan mal kaçırma amacının olamayacağını, vasiyetnamenin iptal şartlarının mevcut olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, vasiyetnamenin iptali şartlarının oluşmadığı, temlik tarihlerinin davacının doğumundan önce olduğu ve muvazaa olgusunun ispatlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.06.2015 gününde verilen dilekçe ile miras ... devri nedeniyle tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.02.2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Davacılar vekili dava dilekçesinde, davaya konu taşınmazların tarafların ortak kök murisi ... ... ... adına kayıtlı iken, 25.05.1973 tarihli mirasçılıktan ivaz karşılığı feragat sözleşmesi gereğince davalıların murisi ...’nın muristen gelen payını davacıların murisi ...’a devrettiğini belirterek, davalılara ait payın iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30/01/2017 tarihinde verilen dilekçeyle mirasçılıktan çıkarmanın iptali talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15/06/2017 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesince bozma ilamına uyularak davanın reddine dair verilen kararın Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 08/11/2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraf davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı....
Davalı, mirasbırakanın 23.05.2012 tarihli vasiyetname ile davacıları mirasçılıktan çıkardığını, davacıların vasiyetname iptal edilmeden ve mirasçı sıfatını kazanmadan dava açma haklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacıların mirastan iskat edildikleri ve mirasçı olarak dava açma hakları bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü....
Mahkemece davacının 109 ada 9 parsel sayılı taşınmazda mirasçılıktan gelen hakkı bulunmadığı, bu nedenle taraf ehliyeti olmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazlar kadastro tesbiti sırasında davacının halası olan murisi ... ...’ın eşi ... ... adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazlarda ... ... ile birlikte malik bulunduğu iddiası ile dava açmıştır. Davacının, ... ...’ın yasal mirasçısı bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının taraf ehliyeti bulunmadığından sözedilemez. O halde tarafların ibraz ettikleri ve edecekleri deliller toplanıp mahallinde keşif yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekir....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/273 Esas sayılı dosyasında davalı ...ın mirasçılıktan çıkarılması hakkında açılan davada karar verilmişse kesinleşmiş karar suretinin ilgilisinden temin edilerek Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 12.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
-K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, hakkında verilen önceki çıkarma kararının iptali için açtığı davanın sonuçlanması beklenmeden ikinci bir ihraç kararı alındığını ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacı hakkındaki çıkarma kararının iptali davası devam ederken kooperatifin yeniden ve farklı borç miktarı çıkararak daha önce dava konusu edilen miktarıda borca ekleyerek işleyen çıkarma süreciyle çıkarma kararı verildiği, verilmiş bir çıkarma kararı varken ve kesinleşmeden yeni çıkarma kararları verilemeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulüyle çıkarma kararının iptaline karar verilmiştir. Yargıtay 11....
. … DAVANIN KONUSU : 1) Ortaklıktan Çıkarma ve Satma Hakları Tebliği (II-27.2)'nin 1. maddesinin birinci fikrasında geçen “hakim ortağın diğer ortakları ortaklıktan çıkarma hakkı ile” ibaresinin, 2) 4. maddesinin birinci fıkrasında geçen “diğer pay sahiplerinin tamamını ortaklıktan çıkarma hakkı” ibaresinin, 3) 5. maddesinin ortaklıktan çıkarma hükümlerini içeren altı, yedi, sekiz, dokuz, on ve onbirinci fikralarının, 4) 6. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istenilmektedir....


