WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

in (davacılar dışındaki) diğer miraçılarının, mirasçılıktan doğan hakları etkileneceğinden, onların da davalılar yanında davaya katılmalarının sağlanması; öte yandan davacı ... ile kayden ikiz kardeşi ...'in gerçekte ikiz olup olmadıkları yönündeki tüm kanıtlar toplanıp birlikte değer- lendirilerek oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın kabulü usul ve yasaya aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Dava, çıkarma kararının iptali istemine ilişkindir. Çıkarma kararının bildiriminin, bu karara karşı açılacak davanın süresinin belirlenmesiyle ilgisi olup, çıkarma kararının hukukiliğine etkisinin bulunmamasına, ilk çıkarma bildiriminde yönetim kurulunca verilen çıkarma kararının tarih ve sayısının yazılması ve özellikle dava tarihinden önce ikinci çıkarma bildiriminde anılan çıkarma kararı gönderilerek bu kararın 15.04.2011 tarihinde tebliğ edilmesine göre mahkemenin gerekçesi doğru görülmemişse de, çıkarma öncesinde kooperatifçe ortağa, ortaklığı devretmesi veya ortaklık şartlarını tekrar sağlaması yönünde usulüne uygun süre içeren bir ihtarname gönderilmemesi karşısında sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK. nun 438/son maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir....

Kabasakal'ın mirasçıları olduğuna göre mevcut kayıt nedeniyle mirasçılıktan doğan hakları etkileneceğinden böyle bir davayı açmakta hukuki yararları bulunmaktadır. Davanın, davalı ... yanında ölü Katibe'nin mirasçılarına da yöneltilip tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine, 14.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Mirasçılıktan Çıkarmanın İptali Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 02.02.2013 gün ve 1958-4369 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde,..... Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Vasiyetnamenin İptali (Mirasçılıktan Çıkarılma) Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 4.7.2013 gün ve 26768 - 18843 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir....

Noterliği’nin 07/09/1998 tarih ve 11568 yevmiye no’lu vasiyetnamesi ile kendilerini mirasçılıktan çıkardığını, mirasbırakanın mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak sahibi bulunduğu 19 parça taşınmazı davalılara devrettiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile mirasbırakan adına tescilini istemişlerdir.Davalılar, davacıların vasiyetname ile mirastan ıskat edildiğini, vasiyetnamenin iptal de edilmediğini, davacıların dava açma hakları bulunmadığını bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinaf başvurusu ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince 6100 sayılı HMK’nin 341. ve 352. maddeleri uyarınca istinaf kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle reddedilmiş, davacılar vekilinin temyiz başvurusu ise 6100 sayılı HMK’nin 366/1, 362/1-a ve 346/1. maddeleri gereğince temyiz kesinlik sınırı altında kaldığından bahisle 25.03.2019 tarihli ek karar ile reddedilmiştir....

Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 05/03/2012 tarihinde verilen dilekçeyle mirasçılıktan çıkarılmanın iptali talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13/12/2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13/12/2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av. ..., karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı....

Davacı, hatalı olduğunu ileri sürdüğü mevcut nüfus kayıtları sebebiyle mirasçılıktan doğan hakları zedelendiğinden böyle bir dava açma hakkına sahiptir. Bu sebeple; mahkemece tüm deliller toplanıp davacı ...'ın davalılar ... ve ...'ın çocukları olup olmadığının tespiti bakımından DNA testi yapılıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Şu halde davacının mirasçılıktan doğacak hakkı etkileneceği gözetildiğinde dava açma hak ve ehliyetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece tarafların tüm kanıtları toplanıp birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

KARŞI OY YAZISI Küçük davacılar 1989 doğumlu A...ahzuni ile 1993 doğumlu ...nin babaları ...i’nin mirasçılıktan çıkarılması sebebiyle yasal temsilcileri arasında oluşan yarar çatışması sebebiyle açılacak olan “vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasında” kendilerini temsil etmek üzere ...3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/391-1053 sayılı ve 22.12.2005 günlü kararı ile ...’in kayyım olarak atandığı ve davanın kayyım tarafından açılmış olduğu konusunda değerli çoğunluk ile aramızda görüş birliği vardır. Çekişme nedir? Temsil kayyımı atanmasına yönelik karara rağmen kayyımın dava açma hakkının bulunmadığından söz edilebilir mi? Temsil kayyımının yarar çatışması sebebiyle atanmasına ve bu kararın usulüne uygun biçimde ortadan kaldırılmamış bulunmasına göre işin esasının incelenmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamaktadır. Değerli çoğunluğun “farklı görüşüne” açıklanan sebeplerle katılmıyorum....

UYAP Entegrasyonu