G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :Dava, davacının hastalığı nedeniyle maluliyet oranının tespiti ile malulen emekli aylığı bağlanmasını ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01/06/2012 tarihinden itibaren maluliyet aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiştir....
Yine aynı yasanın 30.maddesinde mahkemenin yargılamayı, mümkün olduğunca hızlı ve bir düzen içerisinde seyretmesini sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Meslek hastalığı sonucu maluliyet nedeniyle açılan manevi tazminat davasında, olayın oluş şekli, müterafik kusur oranları, husule gelen elem ve ızdırabın derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, özellikle 26.6.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kuralları esas alınır. Meslek hastalığı sonucu maluliyet nedeniyle açılan maddi tazminat davasında da müterrafik kusur oranlarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı gibi tazminatın hesaplanması için ayrı bir bilirkişi incelemesi de yaptırılması gerekir....
Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesinde; bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışma gücü kaybı, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü, harp malullüğü sonucu meslekte kazanma gücü kaybı ile erken yaşlanma durumlarının tespiti talebinde bulunan sigortalılar ve hak sahipleri için, yürürlükten kaldırılan ilgili sosyal güvenlik mevzuatının 5510 sayılı Yasaya aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahli Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara...
İhtisas kurul raporları arasında çelişki bulunduğu ve bu çelişkinin Adli Tıp Kurumu ikinci üst kurulundan rapor alınmadan karar verildiği anlaşılmakla, eksik inceleme ile karar verilmesi bozma nedenidir. Yapılacak iş; ATK İkinci İhtisas Üst Kurulu'ndan, %60 maluliyet oranı üzerinden 11/10/2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne göre davacının malul olup olmadığı hususunda rapor almak ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir....
Kurumu Genel Kurulundan alınacak raporda davacının sürekli iş göremezlik oranının %10 ve üzerinde çıkması durumunda, davacıya iş kazası kolundan gelir bağlanması için Kuruma başvuruda bulunmak, gerektiğinde ...ve hak alanını etkileyeceğinden işveren ve Kurum aleyhine maluliyet oranının tespiti ile iş kazası kolundan gelir bağlanması için dava açmak üzere önel vermek, gelir bağlanması durumunda bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir bölümü indirilerek sonucuna göre maddi tazminat istemi ile belirlenen sürekli iş göremezlik oranı dikkate alınmak suretiyle manevi tazminat istemi hakkında karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....
Buna göre, muayenesi yapılarak maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, önceki raporun da irdelendiği, ATK İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından yeni bir rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. 3-Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 1. fıkrasında; "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile...
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; 18/03/2018 olan kaza tarihi itibari ile davacının kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, Adli Tıp Kurumu veya en yakın üniversite hastanesinin adli tıp ana bilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı tarafça %58 oranın üzerinde olan maluliyete itiraz edildiği gözetilerek davacı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, hatalı maluliyet raporuna göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3-Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 1. fıkrasında; "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana...
DAVA Davacı vekili, davacının davalı Kurum bünyesinde çalışırken işyerinde bulunduğu sırada kalp krizi geçirdiğini, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulunun 28.09.2016 tarihli raporu ile davacının tüm vücut fonksiyonlarında %52 oranında süreklilik arz edecek şekilde engelli olduğu tespit edildiğini, davacının daha sonrasında vücudundaki meydana gelen zararların meslek hastalığı olarak tespitini talep ettiğini, ancak bu hastalıkların iş kazası ve melek hastalığı yönünden bir değerlendirme yapılmadığını, davacının 02.11.2017 tarihli dilekçesi ile maddi zararlarının tespitini talep ettiğini, bunun üzerine Kurum tarafından inceleme başlatıldığını, olayın iş kazası olduğu kanaatine varıldığını, rapor istendiğini, Yüksek Sağlık Kurulu'ndan davacının %0 oranında iş kaybının bulunduğuna dair rapor geldiğini, ancak; davacının davalı Kuruma geçirdiği iş kazası ve yakalandığı meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik ödeneği bağlanması talepli başvurusunun, müvekkilinin...
İhtisas Kurulu raporunda ise davacının, "11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: E cetveline göre: %79(yüzdeyetmişdokuznoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı bu arızalarından özellikle, geçirilmiş myokard enfaktürü arızasının iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu oluşmadığı cihetle Ek 1 bölüm kapsamında çalışma gücünün 2/3'ünü kaybetmiş sayılmayacağı"na dair rapor verildiği,bu raporda ise 01.09.2013 tarihli Maluliyet Tespit işlemleri yönetmeliği yerine, 2008 tarihli yönetmelik hükümlerinin dikkate alındığı, diğer taratan 5510 sayılı Yasada %60 oranın esas alınmasına rağmen Adli Tıp Kurumunun 2/3 oranı üzerinden değerlendirmeye gittiği ve 5510 Sayılı Kanunun lehe hükümlerinin dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; ... ile ... 3....
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 25/1. maddesine göre çalışma gücünün en az % 60'ını kaybeden kişinin malul sayılacağı, 26. maddeye göre de; 25. maddeye göre malul sayılıp ve 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmiş olması ve Kurumdan yazılı istekte bulunulması halinde malullük aylığı bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Öte yandan maluliyet halinin tespiti ve izlenecek yol da 5510 sayılı Yasa'nın 95. maddesinde belirtilmiştir....


