Böylece, bir köy ya da belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köy veya belediyenin de intifa hakkı olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetin belirlenmesinde önemi olmadığı vurgulanmıştır. İdari sınırlar sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arz eder. 3. Meraya elatmanın önlenmesi davası, kadim yararlanma hakkı olan köy veya belediye tüzel kişiliği ya da taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle Hazine tarafından açılabilir. Aynı şekilde, bir yerin mera olduğu iddiasıyla köy veya belediye tüzel kişiliğinin ya da Hazinenin tapu iptali ve sınırlandırma istemiyle dava açmasına olanak vardır. 4. Mera, yaylak ve kışlak davalarında, tahsise ya da kadim kullanma hakkına dayanılabilir....
Mera Kanununun 6. maddesine göre mera, yaylak ve kışlakların tespit, tahdit ve tahsisi Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca yapılır. Uygulamayı yapacak merci ise, valilik onayı ile oluşturulacak olan mera komisyonu ve komisyona bağlı olarak çalışan teknik ekiplerdir. Mera Kanununun 3. maddesinde yapılan tanımlamalara göre, Tahdit; çayır, mera, yaylak ve kışlak arazisi olduğuna karar verilen yerlerin sınırlarının usulüne uygun olarak ülke nirengi sistemine dayalı 1/5000 ölçekli haritalar üzerinde belirtilmesini ve bu sınırların arazi üzerinde kalıcı işaretlerle işaretlenmesini, Tespit; bir yerin mera, yaylak ve kışlak arazisi olup olmadığının resmi evrakla ve bilirkişi ifadeleri ile belgelendirilmesini, ifade eder.- Tahsis, Mera Kanununun 3. maddesinde; çayır, mera, yaylak ve kışlakların kullanımlarının verimlilik ve sosyal adalet ilkelerine uygun şekilde düzenlenerek, münferiden ya da müştereken yararlanılmak üzere bir veya birkaç köy ya da belediyeye bırakılması olarak tarif edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.6.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen 19.7.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, kadastro çalışmaları sırasında ... adına tespit ve tescil edilen 4 parsel numaralı taşınmazın, ... Köyü ile ... Köyünün müşterek merası olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılması isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Davaya fer'i müdahil olarak katılan ... Köyü Tüzel Kişiliği'de taşınmazın davacı köy ile müşterek meraları olduğu iddiasını yinelemiştir....
tescil edildiğini, daha sonra davalıya satışının yapıldığını ve bu tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğu ileri sürerek tapu iptali ve Hazine adına tescilini talep etmiştir....
adına tescil edildiğini, daha sonra davalıya satışının yapıldığını ve bu tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve Hazine adına tescilini talep etmiştir....
rağmen davalı Belediye adına tescil olunduğunu, bu tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve Hazine adına tescilini talep etmiştir....
oluşmamasına rağmen davalı Belediye adına tescil olunduğunu, daha sonra davalıya satışının yapıldığını ve bu tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve Hazine adına tescilini talep etmiştir....
rağmen davalı Belediye adına tescil olunduğunu, bu tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve Hazine adına tescilini talep etmiştir....
davalı Belediye adına tescil olunduğunu, bu tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve Hazine adına tescilini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Erzin Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davanın kabulüne dair verilen 06.11.2012 gün ve 2011/76 E. 2012/182 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 09.10.2013 gün ve 2013/9949 E. 2013/12970 K. sayılı ilamı ile ; “…Dava, 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi gereğince dava konusu taşınmazın davalı adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili isteğine ilişkindir. Davalı, çekişme konusu taşınmazı tapu kaydına güvenerek satın aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın evveliyatının mera olduğu ve 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir....


