Noterliği 13.02.2013 tarih ve 2577 yevmiye numaralı ek sözleşmelerin feshini, fesih halinde kesin teminatın tahsilini, gecikme nedeniyle oluşan kira tazminatı ile birlikte taraflarınca ödenen emlak vergisi, noter masrafı, yapı denetim ücreti, ipotek tescil giderlerini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda fesih ve cezai şart taleplerinin kabulü ile diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir. Sözleşmenin feshi halinde alacaklı ancak menfi zararının tazminini isteyebilecektir. Öğreti ve uygulamada menfi zarar, “uyulacağına ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarar” olarak kabul edilmektedir....
TBK'nın 112. ve devamı maddesine göre; alacaklının, borçludan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle tazminat isteyebilmesi için, bu yüzden bir zarara uğramış olması gerekir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet (olumlu) zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar; Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla, müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Menfi zarar ise, uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar, borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkan zarardır. (-----.)....
BORÇLAR KANUNU [ Madde 355 ] "İçtihat Metni" Mahalli mahkemesinden verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Dava, Borçlar Yasasının 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türünü oluşturan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali tescil, kira giderimi ve menfi zarar istemine ilişkindir....
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, sözleşmenin feshinin idarenin kusurundan kaynaklandığı, ortak kusurdan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin haksız feshedildiğinin, maddi zararların ve sözleşmenin haksız feshi nedeni ile mahrum kalınan karın tespiti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK'nın 107 ve 114 ncü maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesine göre tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Yani, davacının tespit davasına konu yapılan hukuki ilişkinin hemen tespit edilmesinde hukuki yararının bulunması şarttır....
Davacıların dava dilekçesindeki öncelikli talepleri sözleşmenin feshi ile üçüncü kişilere devredilen tapuların iptâli ve adlarına tesciline ilişkindir. Bilirkişi raporlarıyla belirlenen inşaat seviyesine göre olayda sözleşmenin geriye dönük olarak feshi koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Eser sözleşmesinin bir türü olan inşaat sözleşmeleri ani edimli sözleşmelerden olup müteahhit kendi kusuru ile işi muayyen zamanda bitirmeyerek temerrüde düşmesi halinde uyuşmazlığın kural olarak BK’nın 106-108. maddeleri hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. BK’nın 108. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sözleşmenin feshi halinde alacaklı ancak menfi zararının tazminini isteyebilecektir. Somut olayda davacılar sözleşmenin feshi ile birlikte müspet zarar kapsamında olan kira tazminatı talep ettiklerinden mahkemece öncelikle davacılara talepleri açıklattırılmalı, sözleşmenin geriye dönük olarak feshi halinde ancak menfi zararın talep edilebileceği nazara alınarak dava sonuçlandırılmalıdır....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında kaba inşaat sözleşmesi imzalandığını, imalata başlanıldığını, daha sonra bir takım değişiklikler yapılması gerektiğini, davalı tarafından sözleşmenin tek taraflı feshedildiği ve feshin haksız olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan iş bedeli bakiyesi ile inşaatta kullanan direklerden kaynaklanan kira bedeli ile inşaat projesindeki değişiklikler ve aksaklıklardan dolayı davacının uğramış olduğu zarar ile sözleşmenin haksız feshi dolayısıyla müspet zarar talep etmiştir. II....
Davacının ayıp iddiaları ile ilgili araştırma yapılmamıştır, zaten buna da uyuşmazlık bakımından gerek yoktur çünkü eldeki dava hizmet sözleşmesinde ayıplı ifa nedeniyle sözleşmenin feshi ve ödenen bedelin iadesi yahut bedelde ayıp miktarınca indirim yapılması gerekçesi ile menfi tespit davası değildir. Yani davacı dava dosyamızda ayıplı ifa nedeniyle ne menfi tespit davası açmıştır ne de ödediği bedelin istirdatını istemiştir. Davacı sözleşmede kararlaştırılan bedeli ödememiş, borcu sıfırlamak için reklamasyon faturası düzenlemiştir. Bu reklamasyon faturası onu yargılamamız bakımından alacaklı konuma getirmez. Dolayısıyla davacının ayıp iddialarının araştırılması ancak bu safhadan sonra menfi tespit yargılamasının konusu olabilecektir. Eldeki dava davacı tarafça düzenlenen 07/06/2018 tarih A376543 numaralı 10.455,50 TL bedelli faturadan kaynaklandığından ve bu fatura dolayısıyla davacı davalıdan alacaklı olmadığından davanın reddine karar verilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/874 KARAR NO : 2024/241 DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/10/2023 KARAR TARİHİ : 25/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili... şahıs şirketi ile ......
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2017/331 Esas KARAR NO: 2023/635 DAVA: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/03/2017 KARAR TARİHİ: 06/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREKÇE: Davacı vekili taraflar arasında 10/06/2016 tarihli bir eser sözleşmesi bulunduğunu, davalı şirketin bir ana yükleyici olduğunu, davalı tarafından inşaatın duvar ve tavan imalat işlerini müvekkiline taşere edildiğini, ----------maddesi gereğince müvekkiline yapılacak avans ödemelerinin teminatı olarak müvekkili tarafından davalıya ------------ bedelli bir teminat mektubu verildiğini; müvekkili tarafından üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini ancak karşı taraftan kaynaklanan iş ve davranışlardan dolayı gecikmeler yaşandığını; müvekkil tarafından davalıya ------- İhtarı gönderilerek bu davranışlardan vazgeçmesinin ihtar edildiğini ancak sonuç alınamadığını, bu nedenle sözleşmeyi feshetmek zorunda...
Bu nedenle müspet zararın tazmini halinde malvarlığının ulaşacağı değerin, sözleşmenin ifası halinde malvarlığının ulaşacağı değeri geçmemesi gerektiği gözetilerek hesaplama yapılmalıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi, sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir. "Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar: Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır....


