DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ------sayılı Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu ile takibine konu çek ve takip nedeniyle borçlu bulunulmadığına ilişkin menfi tespit ve icra takibinin iptali davasıdır.Davacı vekilinin dava dilekçesinde ki takibin iptali talebi yönünden İİK m. 71 gereği dosyanın İcra Mahkemesine görevsizlik kararı verilmek üzere tefrik edilerek yeni esasa kaydedilmesine karar verilerek tefhimle açık yargılamaya devam edildi.Mahkememizce alınan -----raporunda özetle: "İnceleme konusu çeklerin arka yüzünde ------ üzerinde ve ----- yazısının yanında atılı imzalar ile ----- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ---- eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR.." şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür....
Mahkemece, dava dilekçesinde dava sebebi olarak ileri sürülen hususlar takip hukukuna ilişkin olması karşısında açılan davanın mahiyeti de dikkate alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine, görevli mahkemenin İcra Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı yan, aleyhinde başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti isteminde bulunmuştur. Vakıaların sunulması taraflara, hukuki niteleme ve dilekçelerin yorumlanması görevi hakime aittir. Nitekim mahkemece karar gerekçesinde “dava açılış şekline göre İİK.nun 72.maddesine dayalı olarak icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır” denilmiştir. İcra takibinin iptali istemli İcra Hukuk Mahkemesine başvurulması ve istemin reddine karar verilmiş olması da genel mahkemelerde menfi tespit davasının açılmasına engel değildir. Zira dar yetkili ve şekli inceleme yapan İcra Hukuk Mahkemesi kararları, maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz....
YARGILAMA VE GEREKÇE : Dava, protokole istinaden menfi tespit ve icra takibinin iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK m. 5/1. fıkra hükmünde yapılan düzenleme uyarınca, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Doktrindeki yerleşik uygulama bu yöndedir. A- Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır....
Mahkemece, davalı tarafından başlatılan icra takibinin davacının itirazı sonucu durduğu, takibe devam edilebilmesi için davalının itirazın kaldırılması ya da itirazın iptali davası açması ve olumlu sonuç alması gerektiği, bu haliyle davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. İİK’nun 72.maddesi uyarınca, borçlu icra takibinden önce veya takipten sonra borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Dava konusu icra takibinin itiraz üzerine durdurulmuş olması, itirazın iptali davası açılmadıkça borçlunun menfi tespit davası açmasına engel oluşturmaz. Somut olayda bu davanın açıldığı tarihte alacaklı tarafından açılmış bir itirazın iptali davası bulunmadığına göre davacının dava açmakta hukuki yararı mevcuttur. Mahkemece bu yönler bakımından yanılgılı değerlendirme sonucu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi isabetsizdir....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/437 Esas, 2020/551 Karar sayılı, 01/08/2022 tarihli ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, kararın kesinleştiğine dair dosyada bir bilgi bulunmadığı tespit edilmiştir. GEREKÇE: Dava menfi tespit ve icra takibinin iptali davasıdır. Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili Av. ...’ın Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/437 Esas, 2020/551 Karar sayılı dosyasına sunduğu 20/06/2022 tarihli feragat dilekçesinde; "Yukarıda numarası yazılı Mahkemeniz dosyasında müvekkil adına ikame edilmiş olan davaya ilişkin olarak derdestlik nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Menfi tespit Dava, vekalet alacağından kaynaklanan icra takibinin iptali ve menfi tespit istemine ilişkindir. Bu durumda temyiz incelemesi dairemizin görevi dışında bulunduğundan dosyanın görevli Yargıtay 13.Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine, 27.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki icra takibinin iptali-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davalı vekili, davalı tarafça müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını, müvekkilinin takibe konu senette lehtar olup kendisine ödememe protestosu çekilmeden aleyhine takibe girişildiğini, icra takibinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, icra takibinin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Dava ihbar olunan ... vekili, diğer davalı tarafından müvekkiline temlik edilen takipten doğan alacağın ...'e temlik edildiğini bildirmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine giriştiği icra takibinden dolayı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/25 E. 2008/529 Karar sayılı dosyasında açılan menfi tespit davasının müvekkili lehine sonuçlandığını, kararın kesinleştiğini, menfi tespit davası sonuçlanmadan davalıya icra tehditi altında 1.500,00-TL ödemede bulunulduğunu, bu paranın iade edilmemesi üzerine alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, takibin itiraz nedeni ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, borçlu olmadığının tespiti ve icra takibinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 01.04.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesi, taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Kiralayan davalı tarafından 05.01.2010 tarihinde başlatılan icra takibinde, Ocak/2010 kira parası olan 5.000 Euro karşılığı 10.765 TL’nin tahsilinin istenilmesi üzerine, davacı kiracı tarafından işbu dava ile borçlu olmadığının tespiti ve söz konusu icra takibinin iptali istenilmiştir....
Hukuki yararın varlığı ise davacının bir hakkının veya hukuki durumunun bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olması ve bu hususun davacıya zarar verebilecek nitelikte olması, tespit hükmünün bu tehlikeyi kaldırmaya elverişli olması halinde kabul edilebilir. Eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. İtirazın iptali davasından önce menfi tespit davası açılması durumunda sonra açılacak itirazın iptali davasında hukuki yararın var olduğu kabul edilmektedir. Menfi tespit davası sonucunda (davanın reddi) alınan kesin hüküm itirazın iptali davası açılmaksızın icra takibinin devamını sağlamayacaktır. Menfi tespit davasından sonra karşılık dava veya ayrı bir dava olarak itirazın iptali davası açılması mümkündür İtirazın iptali davası, menfi tespit davasından daha geniş talepli bir dava olduğu için aralarında derdestlik anlamında bir ilişki bulunmamaktadır....


