Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen tarihi ve sayısı yukarıda belirtilen kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamı delil ve belgeler incelendi. Gereği müzakere edilip düşünüldü: Dava, davacı tarafından lehdar hanesi boş olarak düzenlenen 2.350.- TL tutarındaki bononun ödeme suretiyle bedelsiz kalmasına karşın davalılar tarafından hukuka aykırı olarak ele geçirilerek icra takibine konu edildiği iddiasına dayalı menfi tespit ve icra takibinin iptali ile takip dosyasına ödenen 3.592,12 TL’nin istirdatı istemlerine ilişkin olup yasal dayanağı İİK’nın 72. maddesi ile TTK’nın 686/2. maddesidir. Davada husumet, bononun lehdarı Yeşim Taşavlı ile ciro yoluyla hamili ve takip alacaklısı olan ...’a yöneltilmiştir. Mahkemece yapılan inceleme sonucunda, davalılar hakkında açılan ve bekletici mesele yapılan Uşak 2....
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davanın hile hukuksal nedenine dayalı menfi tespit ve icra takibinin iptali davası olduğu, bonoda nakden kaydı bulunmakta olup davacı tarafından bonodaki imzanın kabul edildiği, ispat yükünün davacı tarafta olduğunun anlaşıldığı, senedin bedelsizliğinin ise ancak yazılı delillerle ispat edilebileceği, davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; davacının dava dışı lehdar ...’a yönelik, "hile ile bono imzalatıldığı" yönündeki iddiasını ispat etmesi, daha sonra TTK 778/1-a maddesi yollamasıyla 687. madde uyarınca alacağını temlik eden hamil ...'...
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir." şeklindedir. Dava, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/236 Esası 2018/171 Karar sayılı ilamın Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2018/291 Esas sayılı takip dosyasında ilamlı icraya konu edilen İcra takibine yönelik menfi tespit ve icra takibinin iptali istemine ilişkindir. HMK 114/1-i bendi hükmü gereğince kesin hüküm bir dava şartıdır. Kesin hüküm kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen değerlendirilmek zorundadır. Tarafları aynı, davaya konu ve sebebi aynı olan Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/236 Esası 2018/171 Karar Sayılı dosyada yargılama yapıldığı sabittir....
Temyiz Sebepleri Davacı vekili, dava ve istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek senetleri ödediğini ve bu nedenler yırtıp attığını, davalının senetlerin ödenmediği hususunu ispatlaması gerektiğini beyan ederek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taşınmaz satışında satış bedelinin ödendiği iddiasına dayalı menfi tespit ve icra takibinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi ile, (TMK) 881 ilâ 897 nci maddeleri arasında düzenlenen ipoteğin amacı ve niteliği (m. 881), kurulması ve sona ermesi (m. 882-887), hükümleri (m. 888-891) ve kanuni ipotek hakları (m. 892-897) ilgili hükümleri. 3....
İcra Müdürlüğünün 2020/9665 Esas sayılı dosyası, 3)Hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağı, 4) Mahkememizce alınan bilirkişi raporu, YARGILAMA VE GEREKÇE : Dava, menfi tespit ve icra takibinin iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce, dava hakkında, 22/06/2021 tarihinde, "mahkememizin görevsizliği nedeniyle red” kararı verildiği ve dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, Ankara 44. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/127 E, 2021/57 K, sayılı karşı görevsizlik kararı vermesi üzerine, dosyanın yargı yerinin belirlenmesi bakımından Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 10/03/2022 tarih ve 2022/304 E, 2022/352 K, sayılı kararı ile mahkememizin yargı yeri olarak belirlendiği, yukarıdaki esas sayısına kaydı yapıldığı anlaşılmıtır....
Ancak davacının dava dilekçesine göre dava, teminat amacıyla verilen çekin ödendiği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Öte yandan İİK’nun 71’inci maddesinde kanun koyucu tarafından düzenlenen konu menfi tespit davası da değildir. İİK’nun 71’inci maddesinin konusu, bu maddenin başlığında da açıkça yazıldığı gibi “İcra Mahkemesi Kararıyla Takibin Talik veya İptali”dir. Menfi tespit davası ile icra takibinin talik veya iptali istemlerinin birbirinden farklı konular olduğu ise izahtan varestedir. Bunun yanında daha önce icra takibinin iptaline karar verilmiş olması nedeniyle de İİK’nun 71’inci maddesi anlamında bir istemde bulunulmasına ve icra mahkemesi tarafından iptaline karar verilen bir takibin, yeniden iptaline karar verilmesinin nasıl mümkün olacağı da mahkeme kararında açıklanmamıştır....
A....ye satılan bir adet TW 352 model jet-group pompa makinesinin davalı tarafından makine kırılma sigorta poliçesi kapsamında sigortalandığı, sigortalı makinede 27.8.2010 tarihinde motor kısmında yangın çıktığı, yapılan ekspertiz incelemesi ve delil tespiti dosyasına ibraz edilen bilirkişi raporu uyarınca hasarın sigorta kapsamında kaldığı gözetilerek davalı tarafından sigortalıya hasar bedeline ilişkin ödemede bulunulduğu, 818 sayılı BK'nın satıcının ayıba karşı tekeffül borcunu düzenleyen hükümleri ve 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi uyarınca satıcı ve üretici konumundaki davacı aleyhine icra takibine başlandığı, davacının ödeme emrine süresinde itiraz etmemesi nedeniyle takibin kesinleştiği, kesinleşen takip uyarınca davacı tarafından menfi tespit ve icra takibinin iptali istemli bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, borçlu olmadığının tespiti ve icra takibinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile, icra takibinin iptaline, icra dosyasındaki asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.4.2008 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret mahkemesi sıfatıyla) DAVACI-DAVALI : ...Orman Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. Taraflar arasındaki karşılıklı birleştirilen ihalenin feshi - menfi tespit - itirazın iptali davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davacının ihalenin feshine menfi tespit ve itirazın iptaline yönelik davalarının reddine karşı davanın ise kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
Mahkemece, davacının aleyhine girişilen icra takibinin davacının itirazı üzerine durduğu, davalı tarafından açılmış bir davanın bulunmadığı, bu nedenle davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün sayın çoğunluk tarafından onanmasına karar verilmiştir. İcra takibine itiraz edilmesi ancak takibin durmasını sağlamakta olup, icra takibini ortadan kaldırmamaktadır. Takibin iptali menfi tespit davasının açılmasından sonra gerçekleşen bir sonuçtur (HGK 17.03.2010 gün, 2010/19-123 Esas, 2010/154 Karar). İcra takibinin durması davalının yasal süre içerisinde itirazın iptali veya her zaman genel hükümlere göre alacağın tahsili davası açmasına engel değildir. Davacı sürekli yeni bir icra takibi veya dava tehdidi ile karşı karşıya kalmak zorunda olmayıp, takibin iptalini sağlamak ve borçlu bulunmadığının tespitini istemek amacıyla bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir....


