Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, B: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır....
Davalı vekili cevabında, davacının takibe itiraz ederek durdurduğunu, bu nedenle menfi tespit davası açılamayacağını, davacının kaçak elektrik kullandığının 01.04.2004 tarihinde tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının kaçak elektrik kullanmadığının bilirkişi incelemesi sonucu saptandığı, kaçak elektrik tutanağında kaçak hattın nereden ve nasıl çekildiği konusunda açıklık bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı tarafından 11.05.2004 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibine borçlu 07.06.2004 tarihinde itiraz ederek takibi durdurmuştur. Takibe itiraz eden ...Ltd.Şti.08.06.2004 tarihinde takip konusu alacaktan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ederek menfi tespit davası açmıştır. Menfi tespit davası açılabilmesinin borçlunun bu davayı açmada hukuki yaranının bulunması gerekir....
Sözleşmenin imzalanmasından sonra davacının kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla davalı ----tarafından ----- tarihinde tutanak düzenlenmiştir. Bilirkişi raporlarında kaçak kullanımın eski aboneye ait olduğu, sözleşmeye rağmen davacı hakkında kaçak kullanım tutanağı tutulmasının yersiz olduğu belirtilmiştir. Bu nedenlerle abonelik sözleşmesi bulunan davacının kaçak elektrik kullanmadığı tespit edilmiştir. Davacının ------Açtığı Menfi Tespit Davası Değerlendirildiğinde; DavalI------- tarafından davalı aleyhine, Kaçak Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağına istinaden davacı şirkete; -------adet kaçak tüketim faturası düzenlenmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan ------- tarihli ek raporda; davacı şirketin, davalı şirkete -----dava tarihi itibariyle borcunun bulunmadığı bildirilmiştir. Dolayısıyla kaçak elektrik tutanağına istinaden düzenlenen toplam tutarı ---- adet kaçak tüketim faturasından dolayı davacının davalı ----dava tarihi itibariyle borçlu olmadığı tespit edilmiştir....
Celbi talep edilen ve davacı yanca birleştirilmesi talep edilen dava dosyasının huzurdaki davada davalı konumunda olan kişi tarafından açılmış menfi tespit davası niteliğinde olduğu; huzurdaki davanın ise sonra açılan itirazın iptali davası niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Menfi tespit davası ile itirazın iptali davası arasındaki hukuki ilişkinin ortaya konulmasına yönelik Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/19-892 Esas, 2020/305 Karar sayılı ilamında, "...İtirazın iptali davasından önce menfi tespit davası açılması durumunda sonra açılacak itirazın iptali davasında hukuki yararın var olduğu kabul edilmektedir. Menfi tespit davası sonucunda (davanın reddi) alınan kesin hüküm itirazın iptali davası açılmaksızın icra takibinin devamını sağlamayacaktır. Menfi tespit davasından sonra karşılık dava veya ayrı bir dava olarak itirazın iptali davası açılması mümkündür (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 87-88, 119)....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit hukukuna ilişkin davada ... 11. sulh hukuk ve 6. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, kaçak su kullanımından kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, taraflar arasında abone sözleşmesi bulunmamasına rağmen, kaçak su kullanım nedeniyle menfi tespit isteminde bulunulduğu, kaçak kullanımın Borçlar Kanunun 41. maddesine göre haksız fiil oluşturduğu ve 4077 Sayılı Yasa kapsamında değendirilmediği anlaşılmala, görevli mahkeme tüketici mahkemesi değil, genel mahkemelerdir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince Ankar 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 17.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunu bildirmeli, açıklamalı ve gerekirse ispat etmelidir. 6100 Sayılı HMK.'nın 114.maddesinde hukuki yarar dava şartı olarak kabul edilmiştir. Davacı menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olduğunu ispat edemezse, tespit davası dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Mahkemenin, her tespit davasında hukuki yarar bulunup bulunmadığını kendiliğinden incelemesi gerekir. Somut olayda; elektrik idaresi, borçlu şirkete 29.04.2003 günü yazı göndererek; kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği gerekçesi ile 11.634,73 TL'nin 15.05.2003 gününe kadar ödenmesini talep etmiştir. Borçlu şirket bu yazı üzerine elektrik idaresi aleyhine 22.05.2003 günü menfi tespit davası açmıştır. Elektrik idaresi de bu bedeli tahsil edebilmek için 23.09.2003 günü borçlu aleyhine icra takibi başlatmış; itiraz üzerine 28.10.2003 günü itirazın iptali davası açmıştır....
, somut uyuşmazlığın tarafı ve özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirket tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ve müvekkilinin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağının aksi ispatlanıncaya kadar geçerli bir belge olmayıp kaçak elektrik kullanım iddiasını ispata elverişli ve yeterli delil olmadığını, menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmaması itibari ile müvekkili şirketin davaya konu mezkür faturadan dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik huzurdaki menfi tespit davasına ilişkin olarak arabulucuya başvuru yapılmadığını, hal böyle olmakla müvekkili şirketin, davalı şirket tarafından düzenlenen davaya konu mezkur fatura ile tahakkuk ettirilen bedele ilişkin borçlu olmadığının tespiti istemiyle işbu menfi tespit davasını açma zaruretinin hasıl olduğunu, huzurdaki davanın ikame edilmesinden önce ... 21 Asliye Ticaret Mahkemesi ......
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu icra takibine sebep olan borcun dayanağının davalı vekilinin cevap dilekçesinde ve davalı şirketin müzekkere cevabında tüketim faturası nedeniyle yapılan tahakkuk olarak belirtilmiş olmasına rağmen; davaya konu takip talebinde alacağın sebebinin kaçak elektrik kullanımı olduğunun anlaşıldığı, Yargıtay uygulamasında itirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı olmakla icra takibinde dayanılan sebebin değiştirilemeyeceği kabul görmüş olmakla; menfi tespit davası ile itirazın iptali davasının sonuçlarının birbirini doğrudan etkiler nitelikte oldukları ve menfi tespit davasının da icra takibi ile ilişkisi gözetildiğinde menfi tespit davasında da icra takibinde dayanılan sebebin somutlaştırılması gerektiği, davanın menfi tespit davası olduğu gözetildiğinde davacının borcunun bulunduğunu ispatla yükümlü davalı tarafından kaçak elektrik kullanım tutanağı düzenlenmediği, bu hali...
- K A R A R - Davacının, davalı hakkında 55.238.40 TL.’lik kaçak elektrik faturası düzenlendiği, davalının kaçak itiraz komisyonuna itiraz ettiği, hem de Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/436 esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açtığı ve 55.238.40 TL. borçlu olmadığının tespitini istediği, menfi tespit davası açıldıktan sonra kaçak itiraz komisyonun fatura bedelini 42.685.43 TL.’ye düşürdüğü, davacının bu miktar üzerinden davalı hakkında icra takibi yaptığı ve itiraz üzerine itirazın iptali ve tazminat istemi ile bu davanın açıldığı konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır. İtirazın iptali davası devam ederken, menfi tespit davasının sonuçlandığı ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği de dosya içeriği ile sabittir. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda; Beyoğlu 2....
GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanımı sebebiyle kesilen fatura sebebiyle borçlu olunmadığına dair menfi tespit istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir....


