WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Davacı vekili tarafından icra dosyasına yapılan ödemelerin davalıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep edildiği, mahkememizin 24/10/2019 tarihli ara kararı ile; "Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin İİK'nun 72/3.maddesi gereğince kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyaları yönünden icra veznesine GİRECEK PARANIN ALACAKLIYA ÖDENMEMESİ YÖNÜNDE İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE" karar verildiği anlaşılmıştır. Dava, İİK 72. maddesi uyarınca, icra takiplerine konu edilen senetler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir....

Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen istemin temeli menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer....

Maddesine göre, İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare: 6352 S.K.-02.07.2012/m.15) "yüzde yirmiden" aşağı tayin edilemez. Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir....

Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca küküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. 2004 sayılı Kanunu'nun 72 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca; borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Anılan madde uyarınca menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması yahut ihtiyati tedbir kararının kaldırılması nedeniyle, dava sırasında borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davası kanunun açık hükmü gereği (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür....

Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit ve istirdat davalarına ilişkin hususlar 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/208 Esas KARAR NO : 2022/358 DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 22.03.2022 KARAR TARİHİ : 22.04.2022 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı asil dava dilekçesinde özetle; ---- numaralı, seri numaraları ve numaraları belirtilen çeklerin meşru hamilinin şahsı olduğu, söz konusu çeklerin kaybolduğu, zayi edilen çeklerin üçüncü şahısların ellerine geçmesi halinde mağdur olacağını, bu nedenle kötü niyetli üçüncü kişilerin haksız şekilde yararlanarak sebepsiz zenginleşmesine mahal vermemek ve şahsının mağdur olmaması için ihtiyati tedbir kararı verilip ödeme yasağı konulmasına, açıklanan nedenlerle; bilgileri verilen çeklerin 3. Kişilere ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, çeklerin kayıp nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü....

GEREKÇE: Dava, takibe konu senet üzerindeki imzanın inkârı ile menfi tespit ve takibin iptali talebine ilişkindir. İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir....

Ciranta olduğunu, müvekkil banka, imza inkarında bulunan lehdar/1. cirantayla doğrudan bir ilişki içerisinde olmayıp, imzaların huzurunda atılması veya borçlunun eli ürünü olup olmadığını kontrol edebilme gibi bir imkanlarının olmadığını, zira müvekkilinin düzgün ciro zinciri ile senedi elinde bulunduran yetkili hamil olup, çeki 2.cirantanın cirosu ile elinde bulundurduğunu, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası icra takibini kendiliğinden durdurmayacağından ihtiyati tedbir yoluyla icranın durdurulması kararı değil ancak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, tüm bu nedenlerle davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun taleplerinin reddine, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.72/3 kapsamında icra takibinden sonra imza sahteliği nedeniyle açılmış menfi tespit davasıdır....

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/424 Esas numaralı dosyası üzerinden menfi tespit davası açtığını ve bu davanın derdest olduğunu, davadan önce başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını beyanla; Öncelikle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve ala- cakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, İş bu itirazın iptali davasının, tarafların ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/424 E sayılı dosyasında görülmekte olan ve davalı borçlu tarafından müvekkili şirkete ikame edilen menfi tespit davası ile birleştirilmesine, Davalının İstanbul ......

DELİLLER VE GEREKÇE: Dava dilekçesinde birleştirme talep edilen ...16.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kaydı dosyamız arasına alınmış ve yapılan incelemede; ... 16.ATM davası ile bu davanın davalılarının ve konusunun aynı olduğu, aynı sözleşmeye ve bonolara dayalı olarak ... 16 ATM dosyasında keşidecinin aynı hukuki sebeplerle aynı davalılara karşı menfi tespit davası açmış olduğu, mahkememiz dosyasında ise aynı bonolar hakkında bu sefer avalist olan davacının aynı taleplerde bulunduğu, her iki dosyada yapılacak inceleme-tahkikat işlemlerinin, toplanacak delillerin aynı olduğu, iki dosya arasında maddi ve hukuki irtibat bulunduğu, birleştirme talep edilen dosyanın 05/04/2022 tarihinde yani mahkememiz dava dosyasının açıldığı 17/04/2022 tarihinden önce açılmış olduğu anlaşılmıştır. ''DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMESİ'' başlıklı HMK.nun 166....

UYAP Entegrasyonu