DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki çeke dayalı davacı aleyhine başlatılan icra takibinde davacı lehtarın çekteki imza ve kaşenin yetkili temsilcisine ve kendisine ait olmadığı gerekçesiyle menfi tespit talebine ilişkindir. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi: “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir....
'ın senetleri kefil sıfatı ile imzalamadığını , müvekkili şirketin bu senetler nedeniyle davacı şirkete borcu olmadığını senetlerin ödenmiş olması nedeniyle şirkete iade edilmesi gerekin senetlerden olduğunu, müvekkil şirket tarafından davalı şirkete verilmiş olan senetler nedeniyle banka havalesi ve elden teslim şeklinde ödeme yapıldığını , şirket sahibi ... tarafından 23/07/2018 tarihinde düzenlenen belgede müvekkili şirket tarafından 68.000,//Tl ödeme yapıldığı ve verilen senetlerin iade edileceğinin açıkça belirtildiğini bu nedenle davacıların takibe konu senetler nedeniyle ...İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile takibin durdurulmasına , bi konuda tedbir kararı verilmemesi halinde İİK 72/3 mad. İcra kasasına girecek paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbir kararı verilmesini ve dava sırasında ödeme yapılırsa davayı istirdat davası olarak devam edilmesini talep ve dava etmiştir....
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkememizin ----- tarihli ara kararı uyarınca her ne kadar ilgili çeke ödeme yasağı konulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de müvekkili şirketin konkordato sürecinde olduğunu ve müvekkil şirket aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesi ile ikame etmiş olduğu davanın çek iptali davası olduğunu belirtmiş ve dava dilekçesinin netice ve talep kısmında müvekkil şirkete beton alım satım sözleşmesi uyarınca vermiş olduğunu iddia ettiği çekin iptalini talep ettiğini, ancak ------- doğrultusunda ----- çek iptali davası açamayacağının sabit olduğunu, İhtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davanın tümüyle reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep edilmiştir....
Ayrıca söz konusu maddenin 2. ve 3. fıkralarında ise, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkemenin, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise, ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak borçlunun, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında görülen asıl ve birleşen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/828 Esas sayılı davasına konu icra takiplerinin tarihi tedbir kararının verildiği birleşen İstanbul Anadolu 5....
ile yukarıda dökümü yapılar ---------çekin alacaklısına ödenmesinin ihtiyati tedbiren durdurulmasına karar verilmiş ise de esas mahkeme olarak Mahkemenizden de çeklerin alacaklısına ödenmemesi için ihtiyati tedbir talep etme ve ödemeden men yasağı isteme gereğinin hasıl olduğunu, ----dosyasında tedbir kararının verilmesi için taraflarınca davaya konu çeklerin toplam bedelinin -----nakit olarak teminat yatırıldığını, işbu sebeple Mahkemenizden talep etmiş oldukları tedbir taleplerinin teminatsız olarak kabul edilmesini talep ettiklerini belirterek, öncelikle müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramaması için davalıya verilen yukarıda bilgileri bulunan çeklerin icra takibine konulmasını önlemek amacı ile çeklerin davalı tarafından ciro edilmesi ihtimaline göre ciro edilen kişileri de kapsayacak şekilde esas mahkeme olan ---- - -------- nakit yatırdıkları hususu da gözetilerek öncelikle teminatsız veya bu talepleri kabul görmez ise teminat karşılığında çekler üzerine ödeme yasağı konulmasına...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/1123 Esas KARAR NO: 2022/40 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİH : 24/09/2018 KARAR TARİHİ: 20/01/2022 BİRLEŞEN --- SAYILI DAVA DOSYASINDA: DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 25/09/2018 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 17/10/2018 KARAR TARİHİ: 30/01/2019 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının ---yargılama yapmaya görevli ve yetkili ---- Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır....
Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146)....
İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir....
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, ödemesi yapılmamış 2 adet çek hakkında İİK 72. maddeye dayalı ve icra takibinden önce açılmış olan MENFİ TESPİT ve ----- çek hakkında istirdat davasıdır. Sonuç olarak dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. ----- muhatap -----müzekkere cevabında ..------ tanımlı ------ bedelli çek ----- ortamında ibraz edilmiş olup dava dışında farklı bir kişi tarafından ibraz edildiği için ödendiğinin bildirildiği görülmüştür. Böylelikle ---------- bedelli çek dava açıldıktan 7 gün sonra 3. Kişi tarafından tahsil edildiği için söz konusu çek hakkında davanın istirdat davasına döndüğü anlaşılmıştır. İcra İflas Kanunun 72. Maddesi; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep ------üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir....
B..’ın borcu kabul beyanının haciz tehdidi ve manevi cebir altında olduğunun kabul edilemeyeceği, diğer davacıların ise senette borçlu olarak yer almadıkları, ihtiyati haciz sırasında icra kefili olmayı kabul ederek borçu üstlendikleri, icra kefili olan bu davacıların menfi tespit davası açamayacakları gerekçesiyle, davanın davacılar G.. B.. ve B.. B.. açısından dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, davacı B.. B..’ın iddiasını ispatlayamadığından reddine, mahkemece verilen tedbir kararı icra dosyasından infaz edildiğinden İİK’nın 72/4.maddesi gereğince alacağın %20’si oranındaki tazminatın davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir....


