"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Manevi tazminat Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davanın BK. nun 49. maddesine dayalı kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, bu nedenle davaya bakmakla görevli olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Görevsizlik kararında görevli mahkemenin bildirilmesi ve dava dosyasının yasal sürede talep edilmesi halinde görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken mahkemenin kısa ve gerekçeli kararda görevli mahkeme, görevsizlik kararı üzerine yapılacak işlemler gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
Öncelikle konuya ilişkin yasal düzenleme ve ilkelerin ortaya konulmasında yarar vardır: Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu, tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek bazı olguları özel olarak düzenlemiştir. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin butlanı (TMK 158/2), boşanma (TMK 174/2) bedensel zarar ve ölüme neden olma (818 sayılı BK 47) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesi (818 sayılı BK 49) olarak sıralanabilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 24. maddesi ile 818 sayılı BK’nın 49. maddesi diğer yasal düzenlemelere nazaran daha kapsamlıdır....
İlk derece ve bölge adliye mahkemesince kabul edilen ve ispatlanan, davalı erkeğin kusurlu davranışları davacı kadının kişilik haklarına saldırı oluşturacak nitelikde değildir. Manevi tazminata hükmedilmesini gerektirecek başka bir olayın varlığı da kanıtlanmamıştır. Salt boşanmış olmak ya da bunun sebebiyet verdiği üzüntü de manevi tazminatı gerektirmez. Öyleyse, davacı kadının manevi tazminat talebinin reddi gerekir. Bu husus nazara alınmadan kadın, yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp gerektirmiştir....
Dava konusu uyuşmazlık, davalının yazılarında yer alan sözlerin eleştiri sınırında kalıp kalmadığı ve bu nedenle de manevi tazminatı gerektirip gerektirmediği noktasında toplanmaktadır. Dava konusu uyuşmazlık, Medeni Kanunun 24. maddesi gereğince kanunen kişilik hakkına yapılmış saldırı nedeniyle Borçlar Kanununun 49. maddesinden kaynaklanan manevi tazminat talebine ilişkindir. Davanın dayanağı Medeni Kanunun 24 ve Borçlar Kanununun 49. maddeleridir. Anılan maddelere göre sorumlu tutulmanın koşulu, yayınlanan açıklama ya da eleştirinin, kişilik hakkına saldırı teşkil etmesidir. Ayrıca bu saldırı, manevi bir zarar doğurmalı, zarar ile saldırı arasında da uygun illiyet bağı olmalıdır. Bilindiği gibi kişilik hakkı, kişinin kendi özgür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlayan ve herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir haktır. Davacı da bu hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle manevi tazminat talebinde bulunmaktadır....
A.Ş. ve ... aleyhine 18/06/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen 02/09/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... Grup İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... Grup İnşaat San. Ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davacının, 2004-2008 tarihleri arasında davalıların avukatlığını yaptığını, davalıların, davacı hakkında hem Cumhuriyet Başsavcılığına hem de İstanbul Barosuna davacıyı şikayet ettiklerini, ......
Davacı, davalı tarafça yapılan "müfettişler suçluyor ... koruyor" başlıklı yayınla kişilik hakkına saldırıldığından 50.000 TL manevi tazminat istemiş, bozma sonrası yerel mahkemece istemin 5.000 TL'lik kısmı kabul olunmuştur. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir....
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeni ile manevi tazminat ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı, davalının dava dışı eşinin evli olduğunu bilmesine rağmen onunla duygusal ve cinsel birliktelik yaşadığını, dava dışı eşine boşanma davası açtığını, bu durumun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuş; ayrıca açılan bu dava nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek karşı dava ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; asıl davanın ispatlanamadığı, karşı davanın ise iddia ve savunma kapsamında kaldığı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Hükme karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur....
Mahkemece, davacının kişilik haklarına saldırının gerçekleştiği sabit görülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre; dinlenen tanık beyanlarından davalının, davacıya yönelik ifadeleri kaba ve nezaketsiz olmakla birlikte, davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde kabul edilemez. Şu durumda; manevi tazminat isteminin tümden reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacının temyiz itirazlarının şu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Dava, kişilik hakkına saldırı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir. Davacı, davalılardan ...'in açıklamalarına dayalı olarak ... Haber adlı yerel gazetede 31/08/2009 tarihinde yayınlanan yazı ile kişilik hakkına saldırıldığından manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme yayının hukuka uygun olduğunu ve basının haber verme görevi gereği yapıldığını belirterek davayı reddetmiştir. Dosyadaki belgelerden, dava konusu yayın nedeniyle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/478 esasında yazılı bir ileti ile hakaret ve iftira suçundan ceza davası bulunduğu ve derdest olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda ceza davasının kesinleşmesi beklenerek incelenmesi ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bozulması gerekmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık ve hüküm basın yoluyla kişilik hakkına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkin olup, inceleme görevi Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 17.07.2014 tarihli 2014/2 sayılı iş bölümü kararı gereğince Yargıtay 4. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Yukarıda belirtilen sebeple dosyanın görevli Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.03.09.2014 (Çrş.)...


