Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili; davalı ... Gazetesi'nin 22.01.2013 tarihli nüshasının 5. sayfasında "...... Kendinden Değil ...... Bankasından Olduğunu Öğrendi" başlıklı bir haber yayınlandığını, dava konusu haberde davacının 8 yıl önce eşinden habersiz şekilde ......'da ...... bankasından hamile kaldığı, "......" isimli erkek çocuğu doğurduğu, şiddetli geçimsizlik nedeniyle eşiyle boşanma aşamasında DNA testi ile çocuğun eşinden olmadığının ortaya çıktığı ve eşinin işlemi yapan ......dan şikayetçi olduğuna ilişkin haber yayınlandığını, davalının sahibi olduğu www.gazetevatan.com internet sitesinde de 21.01.2013 tarihinde aynı içerikte ".........
Bir kişinin sorumluluğu birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hakim, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe zarar görene en iyi giderim imkanı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verebilir. (6098 Sayılı TBK m. 60) Davacı Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesine dayanan boşanma davasıyla birlikte manevi tazminat istemiştir. Daha önceki davada verilen boşanma kararının kesinleşmiş olması karşısında davacının aynı zamanda boşanma sebebi oluşturan eyleme dayanan manevi tazminat isteği artık boşanma sebebine bağlı olmaktan çıkmış, bağımsız bir talep haline dönüşmüştür. Böyle bir durumda manevi tazminat talebinin hukuksal dayanağı artık Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi olmaktan çıkmıştır....
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, sosyal medya yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesine göre, Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesine göre, Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.Benzer konuya ilişkin---------sayılı ilamında; "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi başlıklı HMK Madde 2(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir....
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Borçlar Kanununun 49. maddesi gereğince,”Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini dava edebilir.” Dava, davalı tarafından yapılan savunmadaki sözlerin kişilik hakkına saldırı oluşturduğu iddiasıyla manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının sorumluluğuna karar verilmiştir. Kişilik hakları kişinin hür ve bağımsız varlığının önemli bir parçası olup; kişinin yaşadığı toplumda, ilişki kurduğu çevrede şerefi ve saygınlığını sarsacak, onu küçük düşürecek, yanlış tanıtacak, zora sokacak, düşmanca bir ortama itecek her türlü davranış kişilik haklarına saldırıdır. Hak arama ve savunma hakkının kutsallığı elbette tartışılmazdır. Ne var ki, bu hakkın kullanılmasının ölçüsü de yine yasalarla getirilmiştir.Yeri gelmişken, burada üstün nitelikte özel yarar kavramı üzerinde durmakta yarar vardır....
Bölge Adliye Mahkemesince kadın yararına hükmolunan maddi tazminatın fazla olduğundan ve erkeğin kusurlu davranışlarının kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı, bu nedenle kadının manevi tazminat talebinin reddi gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesinin kararının düzeltilmesine, "Davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesine yönelik istinaf talebinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile; ... l....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/07/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/12/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının tanık olarak mahkeme huzurunda ifade verirken mahkeme heyeti ve izleyiciler huzurunda kendisi için ''.. '' dediğini ve davalının kullandığı bu ifade ile kişilik haklarının zarar gördüğünü belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur....
Kesinleşmiş bir mahkumiyet kararında sabit kabul edilen olgular ile kişilik hakkına saldırının varlığı anlaşılıyor ise bu olgular ile hukuk mahkemesi bağlıdır. Bir yandan bağlı olunduğunu kabul ederken öte yandan bu sözlerin kişilik hakkına saldırı oluşturmadığının kabul edilmesi BK 53 (TBK 74) madde hükmü ile bağdaşmayacaktır. Kaldı ki kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı ortada mevcut ve bu karar nedeniyle kınama kararı verilmesi gerektiği kabul edilirken bu sözlerin kişilik hakkına saldırı oluşturmadığı gerekçesiyle öte yandan manevi tazminata hükmedilemeyeceğini kabul etmek çelişkili bir sonuç meydana getirecektir....
Kesinleşmiş bir mahkumiyet kararında sabit kabul edilen olgular ile kişilik hakkına saldırının varlığı anlaşılıyor ise bu olgular ile hukuk mahkemesi bağlıdır. Bir yandan bağlı olunduğunu kabul ederken öte yandan bu sözlerin kişilik hakkına saldırı oluşturmadığının kabul edilmesi BK 53 (TBK 74) madde hükmü ile bağdaşmayacaktır. Kaldı ki kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı ortada mevcut ve bu karar nedeniyle kınama kararı verilmesi gerektiği kabul edilirken bu sözlerin kişilik hakkına saldırı oluşturmadığı gerekçesiyle öte yandan manevi tazminata hükmedilemeyeceğini kabul etmek çelişkili bir sonuç meydana getirecektir....
Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Buna göre davalıdan kaynaklanan evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylar davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesindeki koşullar davacı kadın yönünden gerçekleşmemiştir. O halde, davacı kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verilecek yerde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.02.2021 (Per.)...
Davalı, davacı ve eşinin boşanmasında etkisi olmadığını, davacının 2004 yılında eşi aleyhine boşanma davası açtığını ve sonrasında davadan feragat ettiğini, zamanaşımının gerçekleştiğini, kişilik hakkına saldırı niteliğinde eylemi bulunmadığını, boşanma davasından davacının eşinin bu birliktelik nedeniyle manevi tazminata hükmolunduğundan ve manevi tazminat bölünemeyeceğinden davanın reddini savunmuştur. Yerel mahkeme, davacı ile dava dışı eşi ... arasında görülen boşanma davasında eşin, sadakat yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle manevi tazminata hükmolunduğuna, olayın dava konusu ile aynı olay olup manevi tazminat bölünemeyeceğinden ve boşanma davasında davacı zararı karşılandığından davayı reddetmiştir. Davacı, davalının evli ve çocuklu olan eşiyle bu durumu bilerek birlikte olduğunu bunun sonucunda yuvasının dağıldığını belirterek manevi tazminat istemiştir....


