"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından, reddedilen manevi tazminat talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedebilmek için, boşanmaya sebep olan olayların, talep eden eşin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması zorunludur. (TMK m. 174/2). Tarafların, Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan sebeple boşanmalarına karar verilmiş, bu sebeple verilen boşanma kararı 25.09.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Boşanma sebebi olarak kabul edilen ve diğer eşin kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi olay sebebiyle kişilik hakları zedelenen taraf, manevi tazminatı boşanma davasıyla isteyebileceği gibi, boşanmadan sonra da isteyebilir....
(M) (M) KARŞI OY YAZISI Dava olay tarihinde....haber ajansına yapmış olduğu açıklamalar nedeniyle .... olan davacının kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat davasıdır. Davalı 24/05/2011 tarihinde yapmış olduğu bu açıklamada seçim arifesinde ... üst düzey yöneticilerin kasetlerinin ortaya çıkması üzerine davaya konu açıklamalar ve eleştirilerde bulunmuştur. Ülkede yasadışı dinlemelerin olduğu bir gerçektir. Bu gerçek üzerine kullandığı ifadeler, sert eleştiri ve düşünce açıklaması niteliğindedir. Elbetteki muhatabı da ülkeyi yöneten hükümet ve onun Başbakanı olacaktır. Davacının üstendiği görev ne kadar önemliyse yapılan eleştirilere sert bile olsa hoşgörü ile katlanması gerekir. Davalının ... ajansından getirilen açıklamalarının bütünü incelendiğinde davacının şahsına değil, yürüttüğü siyasi görevine eleştiri ve düşünce ifadesi işlendiğinden manevi tazminat gerektirmeyeceğinden bozma kararına iştirak etmiyoruz. 24/09/2013...
Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş; kararı, davacı ile davalılardan ..., A. ... ve İhlas Gazetecilik AŞ. temyiz etmiştir. Davacı, Türkiye Gazetesinin 25/5/2008 günlü sayısında “Meclis Araştırması yapılsın, Yargıtay’da kaç dosya kaç yıldır bekliyor ?” başlıklı köşe yazısında Yargıtay Başkanlığı hedef alınarak bu başkanlığın manevi şahsiyetini alenen tahkir ve tezyif eden yazılı, gerçek dışı ve gündem yaratmaya yönelik ifadelere yer verilerek davacının şeref, onur ve kamuoyu nezdindeki itibarının önemli ölçüde zedelendiği iddiasına dayalı manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar cevaplarında, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırları içinde gerçeklere dayalı yorumlar olduğunu belirterek davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, yazıdaki ifadelerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle istem kısmen kabul edilmiştir....
Şu durumda, eleştiri sınırları aşılmış, hukuka aykırılık gerçekleşmiş ve davalının manevi tazminat sorumluluğu ortaya çıkmıştır. Hal böyle olunca: davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken onayan Dairemiz çoğunluğunun kararına katılmıyorum. 12/05/2015 KARŞI OY YAZISI Dava yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir, davacı vekili tarafından temyiz edilen hüküm Dairemiz çoğunluğunca onanmıştır. Davacı davaya konu yazının yayımı tarihinde ... ve ... başkanı olup siyasi bir kişiliktir....
Hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesi gereğince manevi tazminata hükmedilmesi için boşanmaya sebep olan olayların, tazminat talep eden tarafın kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması gerekir. Dosyada mevcut delillerden kadından kaynaklanan ve davacı-davalı erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi bir hadisenin varlığı kanıtlanmış değildir. Davalı-davacı kadına kusur olarak yüklenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlar ise manevi tazminatı gerektirmez....
Bunun sonucu olarak davacı, kendisine karşı müteselsilen sorumlu olan kendi eşi hakkında bu eylemden dolayı, (geçimsizlik veya zina nedeniyle) boşanma davası açmadığı, manevi tazminat istemediği veya dava açıp, sonradan manevi tazminat isteğinden vazgeçtiği veya sadece kendi eşine karşı Türk Medeni Kanunu'nun 174/... maddesine dayanarak manevi tazminat davası açıp manevi tazminat aldığı hallerde; Türk Medeni Kanunu'nun 161/... maddesi gereğince kendisine karşı müteselsil sorumlu olan ve eylemin tarafı olan eşini affettiği kabul edileceğinden, eşten manevi tazminat alınan halde ise, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince davalıdan ayrıca manevi tazminat alınması mümkün olmadığından Borçlar Kanunu'nun 147/.... maddesi gereğince davalının sorumlu tutulması mümkün değildir. Açıkladığım nedenlerle sayın çoğunluğun aksi yönündeki düşünce ve kararlarına katılmıyorum. .../.../2013...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve diğeri tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 11/04/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/01/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız şikâyet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir....
ve diğerleri aleyhine 05/05/2003 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacılardan A.. D.. hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davacılar V.. A.., T.. A.. yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/12/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan M..Ş.. vekili ile Y.. Y.. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yolu ile kişilik haklarına haksız saldırı hukuksal nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan M...Ş.. ile Y.. Y.. tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar; S.....
Davacı, davalı doktor tarafından kendisine ve ablasına "meme estetiği ve küçültme" ameliyatının yapıldığını, ablasının ameliyatından sonra sorunlar yaşaması nedeniyle ablası tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davasında, davalı doktor tarafından delil olarak, ameliyat öncesi çekilmiş vücudunun üst kısmına ait elbisesiz fotoğraflarının izinsiz ibraz edildiğini, bu durumun özel yaşamının gizliliğini ihlal ve kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, dava konusu olay ile ilgili takipsizlik kararı verildiğini, davacının kardeşi tarafından açılan tazminat davasının yargılaması sırasında, savunma hakkının kullanımı ile ilgili olarak fotoğrafların ibraz edildiğini, davanın kötüniyetle ve haksız kazanç elde etme amacıyla açıldığını ileri sürerek reddedilmesi gerektiğini savunmuştur....
KARŞI OY YAZISI Dava, haksız şikayet nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”şeklinde yer almıştır....


