Somut olayda 19.01.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası sonrası sağ ayak bileğinde kısıtlılık ve yanıklar olan davacının Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun17.04.2007 tarihli raporunda % 0 oranında malul olduğuna karar verilmiş, davacı yanca bu rapora itiraz edilmesi üzerine, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinin 03.07.2009 tarihli raporundaki % 20,2 maluliyet oranına itibar edilerek mahkemece bu oranın maluliyet oranı olarak tespitine karar verilmiştir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa'nın 95. maddesidir....
Davalı vekili ise kaza ile davacının psikolojik rahatsızlığı arasında illiyet bağı olmadığını ve maluliyet raporunun yeterli olmadığını savunmaktadır. Davacının maluliyetinin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun da belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Bu nedenlerle maluliyet raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez....
Bu durumda, davacının tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen yaralanması ile kaza arasında illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği ve maluliyet oranı tespit edilerek sonucuna göre davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
Bu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak, aralarında ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanının da bulunduğu ATK İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre , kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, travma sonrası stres bozukluğuna ilişkin tespit edilen maluliyet oranının davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceğinin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmek üzere, itiraz hakem heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
Maluliyet raporunda arazın tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceğine, belirlenen oranın davacının bakiye ömrü boyunca devam edip etmeyeceğine, kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağına ilişkin ayrıntılara yer verilmemiştir. Rapor bu hali ile karar vermeye elverişli değildir....
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. Somut olayda, davalı Kurumun davacının maluliyet oranına ilişkin kararları, S.S.Yüksek Sağlık Kurulunun, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun ve ...Üniversitesi Hastanesi raporları arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Yapılacak iş; davalı Kurumun davacının maluliyet oranına ilişkin kararları,S.S.Yüksek Sağlık Kurulunun, Adli Tıp Kurumu 3....
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacının davalı şirkette döküm işçisi olarak çalışırken 21/06/2011 tespit tarihi itibariyle SGK Kocatepe Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından pnomokonyoz meslek hastalığına yakalandığının tespit edildiği ve maluliyet oranının %20 olarak belirlendiği, itiraz üzerine Yüksek Sağlık Kurulu tarafından maluliyet oranının %20 olarak belirlendiği, iş bu maluliyet oranına davalı tarafca itiraz edilirken davacı tarafca herhangi bir itirazda bulunulmadığı, davalı itirazı üzerine adli Tıp 3.İhtisas Kurulu ve Genel Kurul tarafından davacının maluliyet oranının %25,2 olarak tespit edildiği, meslek haslağının gelişmesinde davalı şirket %90 oranında kusurlu bulunurken, davacının %10 oranında müterafik kusurunun bulunduğunun heyet raporuyla tespit edildiği, hükme esas hesap raporunda %25,2 maluliyet oranı dikkate alınarak maddi tazminat alacağının tespit edildiği anlaşılmıştır....
Yapılması gereken iş; öncelikle sigortalının sürekli iş göremezlik oranında oluşan çelişkiyi yukarıda da açıklandığı şekilde ATK Genel Kurulundan son bir rapor daha alarak gidermek, ATK Genel Kurulu tarafından tespit olunan maluliyet oranının Kurumun kabul ettiği %7 oranıdaki maluliyetten farklı olması halinde bu kez Kurumun(SGK) kayıtlarını değiştirmesi noktasında ilgilisinin(ATK Genel Kurul raporu lehine olan taraf) Kuruma müracaatını sağlamak, ilgilisinin başvurusu üzerine Kurumun ATK Genel Kurulunca belirlenen bu maluliyet oranını kabul etmesi halinde davacının A.T.K Genel Kurulu tarafından belirlenen maluliyet oranına göre maddi ve manevi tazminatlar için neticeye varmak, aksi halde ( Kurumun A.T.K Genel Kurulunca belirlenecek maluliyet oranına göre işlem yapmaması halinde) ise bu kez Kurumun hak alanını ilgilendirip işbu davada Kurum taraf olmadığından S.G.K.'...
Somut olayda,davacının maluliyet oranı hakkında Kurumca tespit olunup kabul edilen oran ile ATK 3.İhtisas Kurulunca tespit olunan maluliyet oranına ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin yukarıda belirtilen prosedür işletilerek giderilmeden eksik araştırma ile ... şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Yapılacak iş;davacının maluliyet oranının tespiti bakımından dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde son kez olarak Adli Tıp Genel Kurulundan rapor almak ve çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu ... şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı SGK Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı taraf, dava dilekçesinde kaza tarihi itibariye yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen Adnan Menderes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 22/04/2014 tarihli raporda belirlenen %29 maluliyet oranına göre davalı tarafa başvuruda bulunduklarını ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığını belirterek talepte bulunmuş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan ancak dayanak yönetmeliği belirtilmeyen 18 Mart Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinin 15/11/2019 tarihli raporunda davacının maluliyet oranı %33 olarak tespit edilmiş ve bu maluliyet oranı benimsenerek hazırlanan hesap raporuna göre davacı talebini ıslah etmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu maluliyet ve hesap raporu hükme dayanak yapılarak başvurunun kısmen kabulüne karar verilmişse de, davacının başvuru dilekçesinde maluliyet oranının %29 olduğunu belirtmesi ve artan maluliyete...


