Uyuşmazlık Konusu :Taraflar arasındaki temel ihtilafın ; "----- gerçekleşen kazadan dolayı davacının kazanç kaybı, tedavi gideri ve ekonomik geleceğin sarsılması kalemleri yönünden zararının bulunup bulunmadığı, kazada kusur durumunun ne olduğu, davalıların davacının zararından sorumlu olup olmadığı, davacının manevi tazminat talebinin haklı olup olmadığı " hususlarında olduğu anlaşılmıştır. Davanın Hukuki Niteliği: Trafik kazası neticesinde uğranılan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemli, belirsiz alacak davasıdır. Davanın Hukuki Sebebi: Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 49. Maddesindeki "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemedir....
Asıl ve birleşen davada talep edilen manevi tazminat istemleri yönünden; Eldeki asıl ve birleşen davalarda manevi tazminat; dava konusu kazada ölenlerin yeğen, dayı, teyze ve kuzenleri tarafından talep edilmektedir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde manevi tazminat istemi düzenlenmiş ve özetle “ağır bedensel zarar yada ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar para ödenmesine karar verilebilineceği” hüküm altına alınmıştır. Bir kişinin cismani zarara uğraması/ölmesi sonucunda, onun (ana, baba, karı, koca, çocukları ve kardeşleri gibi) çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır şekilde bozulmuşsa, onların da manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde manevi tazminatın ölenlerin yeğen, dayı, teyze ve kuzenleri tarafından talep edildiği, bu hali ile davacıların TBK'nun 56....
gerektiği, davaya konu olayda ise dört saatlik gibi bir sürenin tüm soruşturmalarda makul bir süre olduğu, Manevi tazminat davası için ise; kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir, yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile gerek iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılar, tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurularak, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı...
B.K.’nun 49. maddesi hükmü uyarınca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için; şahsiyet hakkının hukuka aykırı bir şekilde zarara uğraması gerekir. Kişilik haklarının zarar görmediği hallerde, eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi olanaklı değildir.Buna göre mahkemece olayda manevi tazminat koşullarının bulunmadığı dikkate alınarak manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 21.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
aleyhine 01/12/2014 gününde verilen dilekçe ile kasten yaralama ve mala zarar verme nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04/05/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kasten yaralama ve mala zarar verme eylemleri nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı; 09/11/2013 tarihinde eşi olan davalının kazma sapı ile vurmak suretiyle 09/11/2013 tarihinde kendisini yaraladığını ve gözlüğünün kırılmasına neden olduğunu, bu eylem nedeniyle ... 2....
Bu durumda dava, TBK'nın 49 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış bir manevi tazminat davası olup kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Yasa'nın 50. maddesine göre zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 56/1. maddesine göre ise hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir....
Çocuk Mahkemesinin 2011/355-2011/821 Esas, Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinden; sanığın (davacının) Mala zarar verme, terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçlarından beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeden 09.12.2011 tarihinde kesinleştiği, davanın işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan CMK'nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, dava için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş olması karşısında, hesaplamada hafta sonu, dini ve milli bayram tatilleri nedeniyle indirim yapılamayacağının dikkate alınmaması ve manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tutuklama tarihi ile tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar...
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : 2.070,90 TL maddi ve 6.250 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacı vekilinin 24.09.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Tazminat davasının dayanağı olan İzmir 1....
Davacının Maddi Tazminat Talebi Değerlendirildiğinde; Davacı vekili maddi tazminat yönünden davadan feragat ettiğinden, feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının Manevi Tazminat Talebi Değerlendirildiğinde; 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesine göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlâka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 6098 Sayılı TBK'nun 56. maddesine göre; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir....
İlk Derece Mahkemesince; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacıya ait iş yerinin on gün kapalı kalması ile davalıların eylemi arasında illiyet bağının bulunmadığı, haksız fiil nedeni ile tazminat talebinin davacı tarafından ispat edilemediği, davacının talep edebileceği maddi tazminatın meyve/sebze reyonuna verilen zarar neticesinde zarar gören meyvelerin (somut olay açısından) bedelleri olup buna ilişkin de davacının talebi bulunmadığından maddi tazminat talebinin reddi ve davalıların salt mala zarar verme eylemi nedeniyle davacının kişilik hakkının ihlal edilemeyeceği gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....


