WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, ölüme bağlı mal rejiminin tasfiyesi nedeniyle artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacağı hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK mad.229) ve denkleştirmeden (TMK mad.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK mad.219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK mad.231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK mad.236/1). Katılma alacağı, Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı ve katkı payı alacağı ... ile ... aralarındaki katılma alacağı, katkı payı alacağı davasının reddine dair ... 3. Aile Mahkemesi'nden verilen 03.10.2013 gün ve 898/703 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: ... A R A R Davacı vekili, mal rejiminin tasfiyesi ile evlilik birliği içerisinde edinilen iki adet taşınmaza ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

"İçtihat Metni"Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı ve değer artış payı ..... ve.... aralarındaki katılma alacağı ve değer artış payı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Aile Mahkemesi'nden verilen 10.10.2013 gün ve 5/1381 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, mal rejiminin tasfiyesi ile dava dilekçesinde ileri sürdüğü evle ilgili olarak katılma alacağı ve eve yapmış olduğu tamiratlarla ilgili olarak değer artış payı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Başka bir anlatımla, şahsi hak niteliğindeki mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkının dava konusu yapılabilmesi için muaccel (istenebilir) hale gelmesi gerekir, bu da mal rejiminin sona ermesi ile gerçekleşir. Mal rejiminin sona ermesi, mal rejiminin tasfiyesiyle katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı davalarının görülebilirlik ön koşuludur. Mal rejimini sona erdiren boşanma davasının derdest olduğunun anlaşılması durumunda usul ekonomisi gereğince (6100 Sayılı HMK mad.30) bekletici mesele yapılmalıdır. Tasfiye davasında, mal rejiminin sona ermemiş ve sona erdirecek davanın da henüz açılmamış olduğunun anlaşılması durumunda ise davanın görülebilirlik ön koşulu yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir. Somut olayda, mahkemece, taşınmazın kişisel mal olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, karar hatalı olmuştur....

Dava dilekçesindeki talep, davalının savunması, Mahkeme gerekçesi karşısında taraflar arasında çözümlenmesi gereken öncelikli sorun edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde bir eşin diğer eşe tapuda “satış” göstererek yaptığı pay devrinin mal rejiminin tasfiyesi bakımından nasıl anlaşılması gerektiği, bu devredilen pay üzerinde değer artış payı veya katılma alacağı doğup doğmayacağı, hesaplama gerekip gerekmediği üzerinde toplanmaktadır. Kural olarak, dava konusu paylar 01.01.2002 tarihinden sonra edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde davacı eş tarafından davalı eşe devredildiğine göre TMK.nun 219. maddesi uyarınca edinilmiş mal oldukları konusunda duraksamamak gerekir. TMK.nun 222/1. fıkrası uyarınca, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Aynı maddenin son fıkrasında ise, bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir....

Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK m. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM m. 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın m. 10, TMK m. 202/1). Tasfiyeye konu 511 parsel sayılı taşınmazın tamamı, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 19.02.2008 tarihinde, 473 parsel sayılı taşınmazın 1/4 hissesi, 30.04.2008 tarihinde, 474 parsel sayılı taşınmazın 1/4 hissesi, 30.04.2008 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 179)....

Hukuk Dairesinin 15.12.2016 tarihli ve 2015/8701 E., 2016/16995 K. sayılı kararı ile; “…İddianın ileri sürülüş şekline göre; dava, mal rejiminin tasfiyesi ile artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. Artık değere katılma alacağı, eklenecek değerlerden (TMK 229) ve denkleştirmeden (TMK 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin yarısı üzerindeki diğer eşin hakkıdır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı ve katılma alacağı .... ve ...... aralarındaki katkı payı alacağı ve katılma alacağı davasının kısmen reddine ve kısmen karar verilmesine mahal olmadığına dair .... Aile Mahkemesi'nden verilen 17.12.2013 gün ve 116/903 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekilleri tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, mal rejiminin tasfiyesi ile asıl dava konusu ....İlindeki taşınmaz ve birleşen dava konusu ... İlindeki taşınmaza ilişkin olarak alacağın davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, katkısının bulunmadığnı ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur....

Tasfiyeye konu taşınmazın kooperatif üyeliği yoluyla edinilmesi halinde, kooperatife yapılan ödemelerden ve bu ödemelerin isabet ettiği dönemlerden hareketle, mal rejiminin tasfiyesi ile eşlerin alacak miktarları belirlenir. Kooperatif ödemelerin 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 170.maddesi gereğince mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden önceki dönemde tamamlanması durumunda eşler lehine katkı payı alacağı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 202/1. maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden sonraki dönemde tamamlanmasında ise değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak hakkı doğabilecektir. Kooperatif ödemelerinin bir kısmının mal ayrılığı bir kısmının da edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemlerde yapılmasında; mal ayrılığı dönemindeki ödemelere her bir eşin yaptığı katkı oranı, daha sonra geçerli olacak edinilmiş mallara katılma rejimine kişisel mal olarak geçeceği kabul edilmektedir....

Sadece mal rejimi sona erdiğinde, eşlerin edinilmiş mallara ilişkin artık değerler üzerinde karşılıklı alacak hakkı vardır.Bu nedenle katılma alacağı ile ilgili talep bakımından ayın isteme imkanı bulunmayıp alacak istenebildiğine, katılma alacağının tahsili bakımından satışın iptali davasının dinlenebilme imkanı bulunmakta ise de az yukarıda açıklandığı üzere davacı koca katılma alacağı isteğinde bulunamayacağından katılma alacağı isteği redde mahkum olup, bu alacağın tahsilini sağlama, taşınmazdaki payını alma amacına yönelik TMK’nun 229.maddesi kapsamında açılan satışın iptali davasının da bu sebeple reddi gerekmektedir....

UYAP Entegrasyonu