"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal rejiminden kaynaklanan alacak ...... ile ..... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının reddine dair......... Aile Mahkemesi'nden verilen 12.12.2013 gün ve 441/1109 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, davacının evlerde temizlik ve lokantalarda bulaşıkçılık yaparak evlilik birliği içerisinde edinilen 3552 parselde bulunan 11 nolu bağımsız bölümün edinilmesine katkıda bulunduğunu açıklayarak, dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde bilirkişi marifetiyle tespit edilecek 1/2 hissenin karşılığı olarak fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 50.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmazın edinilmesinde davacının katkısı bulunmadığını söyleyerek davanın reddini savunmuştur....
Aile Mahkemesinin 2018/600 Esas sayılı dosyasına sunulan cevap ve karşı dava dilekçesinde ise yine TMK 166/1. maddesi gereğince tarafların boşanması ve ayrıca mal rejimi tasfiyesi ile katkı payı katılma alacağı talebinde bulunulmuştur. Bakırköy 6. Aile Mahkemesinin 14/09/2018 tarih ve 2018/600 Esas sayılı kararı ile davalı erkeğin mal rejiminin tasfiyesi ile katkı ve katılma payı alacağı talebiyle ilgili davasının boşanma davasından ayrılmasına, ... esasa kaydına karar verilmiş, ayrılan mal rejiminden kaynaklanan alacak davası Bakırköy 6. Aile Mahkemesinin 2018/693 Esas sırasına kaydedilmiştir. Davacı kadın tarafından Bakırköy 6. Aile Mahkemesinin 2018/693 Esas sayılı dosyasına sunulan cevap ve karşı dava dilekçesinde ziynet alacağı talebinde bulunulmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın, karşı davaya karşı açılmış bir dava niteliğinde olduğu anlaşılmakla, davanın usulden reddine karar verilmiştir....
Hukuk Genel Kurulu’nun 26.09.2012 tarih ve 2012/8-192 Esas, 2012/629 Karar sayılı kararı ile mal rejimi davalarında muvazaa nedeniyle açılan davaların sonucunun beklenmesine de gerek bulunmamaktadır. Muvazaa nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davasının olumlu sonuçlanması halinde, davacının mal rejimi nedeniyle alacağı kararla hak ettiği alacağının tahsilini kolayca sağlayabilecektir. Bunun dışında mal rejimi davasına bir etkisi olmayacaktır. Şayet muvazaa iddiasına dayanmayıp, sadece tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde mal rejiminden kaynaklanan alacak denilmiş olsaydı terditli istek kabul edilip birlikte görülmesi mümkün olabilirdi. 2-) Hükmün 3. bendinde davalı ... adına açılan davanın reddi doğrudur. Her ne kadar davalı ...’un soyadı yanlış yazılmışsa da, bu durum maddi hata olup mahallinde düzeltilmesi mümkün olduğundan ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır. 3-) Hükmün 4. bendinde davacının isteği, iddianın ileri sürülüş şekline göre artık değere katılma isteği yönündedir....
Aile Mahkemesinin 2011/951 Esas sayılı dosyası ile boşanma davalarının devam etmekte olduğunu, ferdileştirme işlemi sırasında 559 ada 2 parsel üzerindeki 12 nolu bağımsız bölümün davalının çok yakın arkadaşı ... adına tescil ettirildiğini, boşanma davasının henüz sonuçlanmadığını, mal rejiminden kaynaklanan alacakların ifasının mümkün olmayacağından tapu kaydının iptali ile davalı eş ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olup , davacı ile davalılardan ...'ın evli oldukları, dava konusu taşınmazın aile birliğinin devamı sırasında edinildiğinin bildirildiği, davacı ile davalının boşanma davasının derdest olup mal rejiminden kaynaklanan alacakların ifasının talep edildiği, TMK 256 ve devamı maddeleri uyarınca mal rejiminin tasfiyesi hükümleri çerçevesinde uyuşmazlığın incelenip değerlendirilmesinin gerektiği, davanın ......
Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden, evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 26.02.2010 tarihine kadar TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Dava dilekçesinin içeriği, davacının yargılama aşamasındaki beyanları ve taşımazın edinme tarihi olan 30.04.2003, dava 4721 sayılı TMK.nun 202 ve devam maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK'nun 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş ise de dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediği saptanmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı Kısmet Kalaycı ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının açılmamış sayılmasına dair ... . Aile Mahkemesi'nden verilen 11.09.2012 gün ve 198/717 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak, Ziynet Alacağı ... ile ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak, ziynet alacağı davasının kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuş, ayrıca dava dilekçesinde yazılı ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak ... ile ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ...6. Aile Mahkemesi'nden verilen 09.06.2014 gün ve 340/398 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen banka mevduat hesabı nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak Davacı-birleşen davalı ... ile davalı-birleşen davacı ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasında davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair ... 10. Aile Mahkemesi'nden verilen ... gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı-birleşen davalı vekili ile davalı-birleşen davacı vekili taraflarından süresinde istenilmiş ise de; duruşma isteğinin pul yokluğundan reddine karar verilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı-birleşen davalı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları için mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuş, birleşen davanın reddini savunmuştur....
Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK 229.m) ve denkleştirmeden(TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır. (TMK 236/1.m). Katılma alacağı Yasadan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur. Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır. (TMK 227/1, 228/1, 232 ve 235/1. m). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir. Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür....


