"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal rejiminden kaynaklanan davalar K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık aile konutunun muvazaalı bir biçimde devri sebebiyle tapu kaydının iptali ile yeniden eş adına tesciline ve aile konutu şerhi konulması isteğine ilişkin bulunduğuna ve davada zilyetliğe dayanılmadığına göre, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yüksek Yargıtay (2.) Hukuk Dairesine ait olmakla gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, davacının dava konusu taşınmazdan dolayı ayin isteme hakkı bulunmadığından tapu iptali ve tescil talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 125.000 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; taraflar, 03.09.1987 tarihinde evlenmişler, 01.05.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararının 24.12.2010 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden evlilik tarihi olan 03.09.1987 tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 ye kadar mal ayrılığı, ve bu tarihten boşanma davasının açıldığı 01.05.2008 tarihine kadar yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal rejiminden kaynaklanan davalar K A R A R Mahkeme hükmünün gerekçesi ile temyiz dilekçesinin kapsamına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlık evlilik birliği içinde edinilen taşınmazın mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapılan satışın geçersiz olduğu iddiasına dayalı tapu kaydının iptali ile önceki maliki adına tescili isteğine ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 27.12.2013 tarih 38 sayılı Kararı ile hazırlanıp, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 24.01.2014 tarih 1 nolu Kararı ile kabul edilen ve 29.01.2014 tarih 28897 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (14.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, iptal ve tescil davasının mal rejiminden kaynaklanan uyuşmazlıklarda tapu iptali ve tescil istenilemeyeceği, katkı payı alacağına ilişkin davanın ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı tarafından davalı ...'a husumet yöneltilmiş ve yargılama sırasında davalı tarafta bulunmasına karşılık karar başlığında gösterilmemesi ve dava adının eksik yazılmış olması karar başlığının hazırlanmasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmediğinden kaynaklandığı sonucuna varılmış ve doğru görülmemiştir. Dava; mal rejiminden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde katkı payı alacağına ilişkindir. Taraflar, 1986 yılında evlenmişler, 31.12.1997 tarihinde açılan boşanma davasının kabul ile sonuçlanması üzerine 18.12.2002 tarihinde kesinleşen hükümle boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte son bulmuştur....
TMK.nun 179. maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. Taraflar arasında başka bir mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğine (4722 s. K.m. 10/1) göre, evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar TMK.nun 202.maddesi uyarınca yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabidirler. Eşler arasındaki mal rejimi TMK.nun 225/son fıkrası uyarınca boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Davacı tarafından katkının yapıldığı ve taşınmazın satın alındığı iddia edilen tarih itibariyle eşler arasında 743 sayılı MK.nun 170. maddesi uyarınca “mal ayrılığı” rejimi geçerlidir. Dosyadaki belge ve bilgilere göre karı ve kocanın her ikisi de yurt dışında çalıştığından, iki tarafın da belirli bir gelire sahip olduğu ve davacının taşınmazın edinmesine katkıda bulunduğunun kabulü yerindedir....
Her ne kadar, davacı vekili temyiz dilekçesinde TMK.nun 652/1. fıkrası uyarınca, sağ kalan eşe tanınan yasal hakkı kullanarak konut ve ev eşyasının mülkiyetinin miras hakkına mahsuben kendisine (vekil edenine) verilmesini istemiş ise de, uyuşmazlık şu aşamada miras hakkına yönelik olmayıp, mal rejimi sözleşmesinden kaynaklanan haklara ve TMK.nun mal rejimine ilişkin hükümlerine ilişkin bulunmaktadır. TMK.nun 652. maddesi uyarınca sağ kalan eş miras payı karşılığında mülkiyet hakkının tanınmasını isteyebilir. Bu durumda aynı Kanunun 658. maddesinde de, açıkça vurgulandığı üzere görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olarak belirlenmiştir. TMK.nun 240. maddesinde ise, sağ kalan eş; edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma alacağı karşılığında ev eşyası ve konut üzerinde mülkiyet hakkının tanınmasını isteyebilir. Bu bakımdan davacı vekilinin bu yöndeki iddiası pek yerinde görülmemektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ: Mal rejiminden kaynaklanan alacak ... ile ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının reddine dair ... 2....
Mal rejimlerinden kaynaklanan malların TMK.nun 166/3. fıkrasında kastedilen boşanmanın mali sonuçları arasında olduğunun kabulü mümkün değildir. Çünkü, gerek doktrinde ve gerekse uygulamada baskın görüş; mal rejimleri ile ilgili davaların boşanmanın eki niteliğinde davalar olmadığı, onlardan bağımsız bir dava oldukları yönündedir. Uygulamada bu konuda bir duraksama söz konusu değildir. Bu bakımdan tarafların anlaşmalı boşanma protokolü yaparken mal rejimi konusunda anlaşmaları zorunlu değildir. Ancak, taraflar anlaşmalı boşanma protokolü yaparken aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan mallar bakımından anlaşmalarına engelleyen bir hükümde bulunmamaktadır. Bu nedenle, mal rejimi konusunda bir anlaşma yaparken bunu açık bir şekilde ifade etmeleri gerekmektedir....
"İçtihat Metni"Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal rejiminden kaynaklanan alacak ...... ile ..... .... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair .......Aile Mahkemesi'nden verilen 08.10.2013 gün ve 430/649 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Korhan vekili, evlilik birliği içinde edinilerek davalı eş adına tescil edilen 204 ada 5 parsel ile Yapı Kredi Bankası ............
Hukuk Genel Kurulu’nun 26.09.2012 tarih ve 2012/8-192 Esas, 2012/629 Karar sayılı kararı ile mal rejimi davalarında muvazaa nedeniyle açılan davaların sonucunun beklenmesine de gerek bulunmamaktadır. Muvazaa nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davasının olumlu sonuçlanması halinde, davacının mal rejimi nedeniyle alacağı kararla hak ettiği alacağının tahsilini kolayca sağlayabilecektir. Bunun dışında mal rejimi davasına bir etkisi olmayacaktır. Şayet muvazaa iddiasına dayanmayıp, sadece tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde mal rejiminden kaynaklanan alacak denilmiş olsaydı terditli istek kabul edilip birlikte görülmesi mümkün olabilirdi. 2-) Hükmün 3. bendinde davalı ... adına açılan davanın reddi doğrudur. Her ne kadar davalı ...’un soyadı yanlış yazılmışsa da, bu durum maddi hata olup mahallinde düzeltilmesi mümkün olduğundan ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır. 3-) Hükmün 4. bendinde davacının isteği, iddianın ileri sürülüş şekline göre artık değere katılma isteği yönündedir....


