in gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek sahte belge ile yapılan bu satış sebebiyle hukuki sorumluluğu olduğunu beyan ederek 11.500.00 TL’nin haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurunun veya öngörülemeyen bir halin kusursuz sorumlulukta illliyet bağını keseceğini, olayda kullanılan sahte sürücü belgesinin iğfal kabiliyetinin olduğunu, aynı belge ile satış için şart olan, sadece araç malikine verilen ilişik kesme belgesinin alınmış olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; iğfal kabiliyeti bulunan ehliyeti kullanan üçüncü kişinin eyleminin kusursuz sorumlu olan davalının sorumluluğunu gerektirecek illiyet bağını kestiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; Noterlik Kanunu'nun 162.maddesine dayalı noterin kusursuz sorumluluğuna ilişkin maddi tazminat davasıdır....
in gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek sahte belge ile yapılan bu satış sebebiyle hukuki sorumluluğu olduğunu beyan ederek 11.500.00 TL’nin haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurunun veya öngörülemeyen bir halin kusursuz sorumlulukta illliyet bağını keseceğini, olayda kullanılan sahte sürücü belgesinin iğfal kabiliyetinin olduğunu, aynı belge ile satış için şart olan, sadece araç malikine verilen ilişik kesme belgesinin alınmış olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; iğfal kabiliyeti bulunan ehliyeti kullanan üçüncü kişinin eyleminin kusursuz sorumlu olan davalının sorumluluğunu gerektirecek illiyet bağını kestiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; Noterlik Kanunu'nun 162.maddesine dayalı noterin kusursuz sorumluluğuna ilişkin maddi tazminat davasıdır....
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2014 NUMARASI : 2014/531-2014/572 Uyuşmazlık ve hüküm; devletin tapu sicilinin tutulmasından doğan sorumluluğu ile noterin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davanın niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 20.Hukuk Dairesinindir. 11.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6644 sayılı Yasanın 2.maddesi ile değiştirilen 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 60.maddesi uyarınca temyiz incelemesini yapacak daire belirtilmek üzere dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna gönderilmesine, 13.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu maddeye göre, noterlerin sorumluluğu "Kusursuz sorumluluktur." Kusursuz sorumlulukta, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur. Aksine kusursuz sorumlu olan davalının (noterin) olayla zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir. Sorumluluk hukukunun önemli öğelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada; mucbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur. Noterlik Yasası'nın 72.maddesi gereğince noter, iş yaptıracak kişilerin kimlik ve adresleri ile gerçek isteklerini tamamen öğrenmekle yükümlüdür. Noterin sahte belgeler ile işlem yapması hatalı ve eksik bir işlemdir....
Yasalar manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlandırmıştır. Bunlar,kişinin ve ailenin onur ve saygınlığına yönelik suçlar (TCK 125 ), kişilik değerlerinin zedelenmesi (MK 24.md), isme saldırı (TMK 26.md), nişan bozulması (TMK 121 .md), evlenmenin feshi (TMK 174), babalığın benimsenmemesi (MK 286 ), bedensel zarar ve öldürme (BK 56) ile kişilik haklarının zedelenmesidir (BK 58). TMK 24 ve TBK 58. maddelerde belirtilen kişisel çıkarlar; kişilik haklarıdır. Kişilik hakkı ise kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimdir. (4.H.D. 08.04.1996 tarih,1996/3713 esas ,1996/4111 karar) Dosyanın incelenmesinde, davacıların murisine ait vasiyetnamenin kaybolması nedeniyle kişilik haklarının zedelendiğine yönelik manevi zararın oluştuğu ve davalı noterin sorumluluğu kanıtlanamamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAZMİNAT -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre dava, sahte vekaletname ile davacıların elinden çıkan taşınmazların tapu iptal ve tescil davası ile yeniden adlarına tescilinden ve bu kararın kesinleşmesinden sonra nüfus müdürlüğü ve noterin sorumluluğu nedeniyle Devlet aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 09.02.2012 tarih ve 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve Resmi Gazetede yayımlanarak 01.03.2012 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin işbölümü uyarınca temyiz incelemesi Yargıtay 5.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın ilgisi yönünden 5.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 20.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu cümleden olarak noterin veya çalışanının her zaman belgenin sahte olup olmadığını anlamasını ve tetkik etmesini yani grafolojik bir inceleme yapması beklenemez. Ancak; belgenin veya kimliğin ilk bakışta sahte olup olmadığı veya kimlikte şekli anlamda var olması gereken bir bilginin olmaması yahut olmaması gereken bir ibarenin bulunması noter veya çalışan tarafından dikkat edilmesi gereken hususlardandır. Bu gibi hâllerde noterin veya çalışanının gerekli özeni göstermesi beklenir. Aksine davranış özen yükümlülüğünün ihlâlidir. Yargıtay uygulamasına göre; belgenin sahteliği hususundaki en önemli kıstas belgenin veya kimliğin aldatma yeteneğine (iğfal) sahip olup olmamasıdır. Yargıtay bir çok kararında; aldatma (iğfal) yeteneği bulunan belgelerin kullanılmasını üçüncü kişinin ağır kusuru olarak nitelendirmiş ve noterin sorumluluğu bakımından illiyet bağını kestiğini kabul etmiştir....
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2013 NUMARASI : 2007/455-2013/630 Uyuşmazlık ve temyiz, davalı Noterin sorumluluğu ile birlikte diğer davalı Tapu Sicil Müdürlüğünün TMK'nın 1007.maddesi uyarınca tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan sorumluluğuna ilişkin tazminat istemidir. Davanın niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 20. Hukuk Dairesinindir. 11.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6644 sayılı Yasanın 2.maddesi ile değiştirilen 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 60.maddesi uyarınca temyiz incelemesini yapacak daire belirtilmek üzere dosyanın Hukuk İş Bölümü İnceleme Kuruluna gönderilmesine, 06.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Her ne kadar mahkemece, davalı noterin sorumluluğu noktasında bilirkişi raporu aldırılmış ve bu rapor doğrultusunda hüküm tesis edilmiş ise de, raporda sahte kimlik belgesinin iğfal edici nitelikte olup olmadığının kesin anlaşılabilmesi için belgeler üzerinde inceleme yapılması gerektiği vurgulandıktan sonra deneyimlerine dayanarak sahte kimlik belgesinin iğfal edici nitelikte ve normal bir kimlik görünümünde olduğu saptanmıştır. Bu haliyle davalı noterin sahte belgeyi anlamasının mümkün olup olmadığı irdelenmeyen bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun nitelikte olmayıp, bilimsel verilere uygun değildir....
Noterin hatalı işlemi sonucu malı elinden çıkan gerçek malikin veya iyi niyetli alıcının zararlarından dolayı noterin sorumluluğunu azaltmak veya gerçek malik ile iyi niyetli alıcıyı noter haricinde tanımadıkları kişilere muhatap etmek özellikle Noterlik Kanununa, hukukun genel prensiplerine ve hakkaniyete aykırıdır....


