İcra Dairesi'nin 2016/8052 esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, İİK'nun 40. maddesine göre bozmadan sonra tüm takiplerin ilk takip dosyası üzerinden sürdürülmesi gerektiğini ileri sürerek, şikayete konu mükerrer takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, ilk takipten feragat edildiği, dolayısıyla davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmektedir. Açıkça itiraz ve şikayetten vazgeçilmedikçe, borcun cebri icra tehdidi altında ödenmesi, itiraz ve şikayeti konusuz kılmaz. Her dava ve şikayet, davanın açıldığı (şikayetin yapıldığı) andaki şartlara göre değerlendirilir(Hukuk Genel Kurulunun 2011/...-177 Esas, 2011/300 Karar sayılı ve ....05.2011 tarihli kararı)....
Alacaklı vekili, 18.06.2021 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra verdiği, dosyaya 21.07.2021 tarihinde giren, 18.06.2021 tarihli dilekçesi ile “istinaf talebinden vazgeçtiklerini..”, 01.07.2021 tarihli dilekçe ile de “... şikayetçinin takibin iptali talebini, alacaklı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesi ile faizin iptali talepleri hariç olmak üzere, kabul ettiklerini...” bildirmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi bu iki dilekçeyi değerlendirdiği 14.07.2021 tarih ve 2020/1841 E. - 2021/1693 K. sayılı ek kararı ile; “1-Alacaklının 18.6.2021 tarihli istinaf başvurusundan feragat talebinin, bu talepten önce Bölge Adliye Mahkemesi’nce karar verilmesi nedeniyle HMK’nın 349/2. maddesi gereğince reddine, 2-Davalı vekilinin 01.7.2021 tarihli şikayeti kısmi kabul dilekçesi hakkında ise, davanın kısmen kabulü halinde, geri kalan kısım için davaya devam edilmesi gerektiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına” karar vermiştir....
Bu nedenle mahkemenin takibin iptali yönündeki kabulü doğru değildir. Borçluların icra mahkemesine başvurusu ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden takibin kesinleştirildiğini ve milletlerarası kamu hukukuna göre yabancı devletlerin cebri icra muafiyeti söz konusu olduğundan takibin iptaline yöneliktir. Mahkemece, borçlunun ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden takibin kesinleştirildiği yönündeki şikayeti hakkında hiç bir inceleme yapılmamıştır. Borçlu tarafça dosyaya sunulan Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti arasında hukuki ve ticari konularda adli işbirliği anlaşmasının onaylanması hakkındaki Bakanlar Kurulu'nun 08.03.2004 tarih ve 2004/6988 K. sayılı ve TC....
Mahkemece, borçlunun başvurusunun takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı şikayeti ve İİK'nun 78/2.maddesi gereğince takibin iptali talebi olduğu gözetilerek bu bağlamda inceleme ve değerlendirme yapılması gerekir. O halde mahkemece, borçlunun İİK.nun 71/2.maddesi kapsamında yaptığı zamanaşımına ve İİK'nun 78/2.maddesine yönelik şikayetlerinin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Esas sayılı icra takip dosyasında takip talep tarihinin 27.08.2021 olduğu, ilgili takibe 08.09.2021 tarihinde itiraz edildiği, Merkezi Takip Sistemi üzerinden başlatılan takibin kapandığına/hükümsüz kaldığına ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır. Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, davalı hakkında.... İcra Müdürlüğü'nün.. Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin mükerrer takip olduğuna yönelik değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığı, İİK'nın 68/1. Maddesi uyarınca mükerrer ilamsız takip yapılamayacağı, usulüne uygun olarak yapılmış bir takibin bulunmasının itirazın iptali davası bakımından dava şartı olduğu (Yargıtay 19....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu usulsüz tebligat şikayeti ile takibe dayanak bononun teminat olarak verildiğini belirterek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece tebligat usulsüzlüğü şikayetinin ve takibin iptali isteminin reddine karar verildiği görülmektedir....
nun 71. ve 33-a maddeleri uyarınca takibin kesinleşmesinden sonra altı ay süreyle işlemsiz bıraktığı bu nedenle takibin zamanaşımına uğradığından bahisle şikayette bulunulduğu, mahkemece şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde ileri süreülen zamanaşımı şikayeti İİK’nun 71. maddesine göre süresiz olarak ileri sürülebir ve 6762 Sayılı TTK.'nun 726. maddesinde çek için düzenlenen zamanaşımı süresi altı ay iken, 03.02.2012 tarih ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 Sayılı Kanun'un 7. maddesiyle bu süre üç yıla çıkarılmıştır. Ancak takibe konu 30.04.2009 keşide tarihli çek 6273 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce olduğundan, anılan çeke altı aylık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilince davalıya teslim edilen damacanalara karşılık toplam 4810 TL tutarlı iki adet bononun davalı yanca ciro edilerek müvekkiline teslim edildiğini, sonrasında bu bonoların ödenmemesi üzerine yerine yeni bonolar verilmek üzere 26.09.2007 tarihli teslim belgesi ile davalıya teslim edilmiş ise de, davalının yeni bir bono vermediğini, aleyhine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur....
Davacı tarafça davaya konu takibin açıkça mükerrer olduğunun kabul edilmesi, takibe konu alacağın ödendiğinin sabit olmaması karşısında aynı alacağa ilişkin olarak mükerrer takip başlatılmasının tek başına takibin kötü niteli olduğunun kabulü için yeterli olmadığı, takibin mükerrer olup olmadığı yönünde herhangi bir araştırmaya gerek duyulmaması, davacı tarafça iyi niyetli olarak takibin mükerrer olduğunun ve sehven başlatıldığının beyan edilmesi karşısında davalının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, yanlar arasında akdolunan kredi sözleşmeleri kapsamında oluşan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın katedilerek, aleyhine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle, takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur....


