HUKUK DAİRESİ Dava, davalı şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım atanması isteminden ibarettir. Davanın açıldığı... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın kabulüne, davalı şirket müdürünün azline, diğer davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmiş, bu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosyanın gönderildiği ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, yukarda tarih ve numarası yazılı kararla istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş olup, bu kararın davalı vekilince temyizi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup aşamada davacı vekilinin, yerel ilk derece mahkemesine sunduğu 11.4.2018 tarihli dilekçesi ile müvekkiline ait beyan dilekçesini ibraz ederek taraflar arasında sulh vaki olması üzerine müvekkilinin davadan feragat ettiğine yönelik beyanda bulunduğu ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 14.5.2018 tarihli yazısı ve eklerinden anlaşılmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü....
Dava, tarafların ortağı olduğu dava dışı limited şirket müdürlerinin müdürlük yetkilerinin kaldırılması ile şirkete kayyum atanması istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 6762 sayılı TTK'nın 543. maddesi yollaması ile 161. maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığı halinde ortaklardan birinin talebi üzerine mahkeme kararı ile şirket müdürünün idare hak ve vazifesi sınırlanabilir ya da kaldırılabilir. Somut olayda mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporu doğrultusunda dava dışı limited şirketin, ortağı ve müdürü olan davalı ...'e borçlanması, zarar etmesi, kuruluşundan bu yana faaliyet konusu ile ilgili bir işlem dışında herhangi bir kayda rastlanılmaması ve ayrıca şirket ortakları arasında bir takım hukuki ihtilaflar bulunması şirket müdürünün yetkilerinin kaldırılmasında haklı neden olarak kabul edilmiştir....
Davalı şirket adına diğer ortaklar tarafından, davacının müdür olarak şirketi iyi yönetmediğinden dolayı müdürlük görevine son verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin anasözleşmesine göre yarıdan bir fazla hisseye sahip ortaklar tarafından müdürün değiştirilebileceği, davacının davalı şirketin %60 hissesine sahip olup, davacının yokluğunda yeterli nisap sağlanmaksızın alınan kararın anasözleşmeye aykırı olması nedeniyle yok hükmünde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı şirketin 26.09.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan şirket müdürünün azli ve yeni şirket müdürünün atanmasına ilişkin kararın batıl olduğunun tesbitine karar verilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/12/2025 (Ara Karar) NUMARASI: 2025/1125 Esas DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ:04/02/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Müvekkilli ...'ın, davalı şirkette %50 pay sahibi olduğunu, diğer ortak ...'un münferit yetkili müdür olduğunu, şirket müdürünün azli ve kayyım atanması talebine yönelik Bakırköy 1. ATM nin 2025/1223 esas sayılı dosyada dava açıldığını, davalı şirketin feshi yerine, ...'un şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebileceğini, davalı şirkete “yönetim ve temsil kayyımı” aksi halde “denetim kayyımı” atanmasını talep ettiklerini, şirketin devredilebilir malvarlığının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; dosyada mübrez belge ve delillerin yaklaşık ispat için yeterli olmadığı, Bakırköy 1....
Yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere, geçici hukuki koruma yollarından olan ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup, eldeki davada davacının iddiaları ile davalının savunmaları yargılama sonunda tespit edilecek ve şirket müdürünün azli için haklı neden olup olmadığına yargılamanın sonunda karar verilecektir....
Yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere, geçici hukuki koruma yollarından olan ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup, eldeki davada davacının iddiaları ile davalının savunmaları yargılama sonunda tespit edilecek ve şirket müdürünün azli için haklı neden olup olmadığına yargılamanın sonunda karar verilecektir....
Yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere, geçici hukuki koruma yollarından olan ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup, eldeki davada davacının iddiaları ile davalının savunmaları yargılama sonunda tespit edilecek ve şirket müdürünün azli için haklı neden olup olmadığına yargılamanın sonunda karar verilecektir....
Yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere, geçici hukuki koruma yollarından olan ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup, eldeki davada davacının iddiaları ile davalının savunmaları yargılama sonunda tespit edilecek ve şirket müdürünün azli için haklı neden olup olmadığına yargılamanın sonunda karar verilecektir....
Olayda, davacı şirketin ortağı ve müdürünün şahsi hesabına şirkete ait satış hasılatlarının yatırıldığı, bu tutarların kayıt ve beyan dışı bırakıldığı, bu tutarların belgesiz mal satışı olmadığına dair inceleme elemanına belge, fatura ibraz edilmediği, şirket müdürünün ayrı bir ticari faaliyetinin ve vergi mükellefiyetinin bulunmadığı, şirket çalışanları tarafından da kuryelerden tahsil edilen tutarların şirket müdürünün şahsi banka hesabına yatırıldığı, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas olduğu, ispat külfeti kendisine ait olanın iddiasını ispatla yükümlü olduğu, şirket müdürünün inceleme elemanına belgesiz satış yapılmadığına dair bilgi, belge ve fatura ibraz edemediği, ayrıca ticari ve ekonomik icaplar gereği şirket tarafından satılan emtialar karşılığı ihracat bedellerinin şirketin banka hesabına yatırılması gerektiği, oysa bir kısım ihracat bedellerinin elden tahsil edilerek şirket müdürünün hesabına yatırıldığı görülmektedir....
Olayda, davacı şirketin ortağı ve müdürünün şahsi hesabına şirkete ait satış hasılatlarının yatırıldığı, bu tutarların kayıt ve beyan dışı bırakıldığı, bu tutarların belgesiz mal satışı olmadığına dair inceleme elemanına belge, fatura ibraz edilmediği, şirket müdürünün ayrı bir ticari faaliyetinin ve vergi mükellefiyetinin bulunmadığı, şirket çalışanları tarafından da kuryelerden tahsil edilen tutarların şirket müdürünün şahsi banka hesabına yatırıldığı, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas olduğu, ispat külfeti kendisine ait olanın iddiasını ispatla yükümlü olduğu, şirket müdürünün inceleme elemanına belgesiz satış yapılmadığına dair bilgi, belge ve fatura ibraz edemediği, ayrıca ticari ve ekonomik icaplar gereği şirket tarafından satılan emtialar karşılığı ihracat bedellerinin şirketin banka hesabına yatırılması gerektiği, oysa bir kısım ihracat bedellerinin elden tahsil edilerek şirket müdürünün hesabına yatırıldığı görülmektedir....


