yevmiye nolu ve 24.02.2012 tarihli vekaletnameyi vekalet suret harcını da yatırmak suretiyle icra dosyasına sunduğu görülmüş olup, buna göre borçlunun icra takibinde vekil ile temsil edildiği tartışmasızdır. Kıymet takdiri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik şikayetin incelenmesinde; Borçlu taraf vekille temsil edilmesine rağmen, kıymet takdiri raporunun doğrudan borçluya çıkartılması doğru değil ise de; satış ilanı tebligatı borçlu vekili Av.... 'a 01.08.2013 tarihinde tebliğ edilmekle süresinde kıymet takdirine itiraz edilmediğinden artık kıymet takdiri kesinleşmiştir. Satış ilanı tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik şikayetin incelenmesinde ise; İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya (borçlu vekiline) tebliğ edilmelidir. Somut olayda satış ilanının borçlu vekiline tebliğ edildiği anlaşıldığına göre mahkemenin bu yöndeki ihalenin feshi sebebi de yerinde değildir....
İcra dosyasının incelenmesinde şikayetçi borçlunun, süresinde kıymet takdirine itiraz etmediği görülmekte ise de, icra müdürlüğünce alınan bilirkişi raporunda belirlenen değerin yüksek oluşu, alacaklı tarafından yapılan kıymet takdirine itiraz sonucu verilen icra mahkemesi kararının İİK'nun 128/a-son maddesi gereğince kesin olması nedeniyle temyizi kabil olmamasından ötürü temyiz edilememiş olması, ancak borçlunun ... 1....
Borçlunun aynı sürede icra mahkemesi yerine icra dairesine yaptığı kıymet takdirine itiraza ilişkin başvurusu hukuki sonuç doğurmaz. Hal böyle olunca, icra mahkemesi nezdinde itiraz edilmediği için kıymet takdirinin kesinleştiği, satış ilanının tanzimi sırasında kesinleşen kıymet takdirinin esas alındığı görülmektedir. O halde, mahkemece; satış ilanının, itiraz edilmeden kesinleşen kıymet takdirine uygun olarak düzenlendiği hususu göz ardı edilmek sureti ile bu aşamada borçlunun, taşınmazın oda ve balkon sayısının eksik, m2 miktarı ve değerinin düşük gösterildiğinden kıymet takdiri işleminin hatalı ve satış ilanında taşınmazın esaslı unsurlarının yanlış ve eksik gösterildiğine yönelik iddiasının artık dinlenilmesine olanak bulunmadığı düşünülmeksizin istemin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, şikayetçi borcu kapatmak için bankaya müracaat etmesine karşın bankanın kötü niyetli davranarak cevap vermediğini ve takibe dayanak bononun sahte olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiş ise de bu iddiaların ihalenin feshi şikayetlerinde dinlenmeyeceği, şikayetçiye kıymet takdir tutanağına ilişkin bilirkişi raporu usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, yasal süre içerisinde kıymet takdirine itiraz edildiği ancak şikayetçi borçlunun keşif harcı ve gider avansını yatırmaması nedeniyle kıymet takdirine ilişkin şikayetin reddine hükmedildiği, mahkemenin yaptığı yargılamaya yönelik bir itiraz bulunmadığı ve 26.10.2020 tarihinde kıymet takdirinin kesinleştiği, icra emrinin son olarak şikayetçi borçluya 29.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı tarafından taşınmazların bir yıllık sürede satışının talep edilip masraflarının yatırıldığı, kıymet takdirlerinin kesinleşmesinden itibaren iki...
CEVAP Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; diğer savunmalarının yanı sıra ihale konusu taşınmazın muhammen bedelin üzerinde satıldığını, davacının kıymet takdirine itiraz davasında kendisine verilen kesin sürede gider avansının yatırmadığını bu nedenle bu davada bu delile dayanamayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; genel haciz yolu ile yapılan ilamsız takipte haczedilen ihale konusu taşınmazı ile ilgili meskeniyet şikayetinde bulunduğunu ve bu konuda icra mahkemesinin verdiği kararı ihale tarihinden evvel temyiz ettiğini belirtmiştir. Bu durumda mahkemece, borçlunun bu yöne ilişkin şikayetinin incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan, kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber, süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde, icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Ancak, kıymet takdirine süresinde itiraz etmeyerek yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirine ilişkin hususları ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremezler. Somut olayda, şikayetçi borçlunun, icra müdürlüğünce yapılan kıymet takdirine ilişkin 18.12.2015 tarihli itirazının, ... 2....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar somut olayda ihaleye konu taşınmazın muhammen değerinin üzerinde satıldığı anlaşılmış ise de, kıymet takdir raporuna borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine İcra Mahkemesince belirlenen değerin itiraza konu İcra Müdürlüğünce belirlenen değerden yüksek olmasına ve ihalenin mahkemece belirlenen bu yüksek değer üzerinden yapılması gerekmesine rağmen, ihaleye İcra Müdürlüğünce belirlenen değer üzerinden çıkılmasının, ihalede taşınmazın gerçek değerinin esas alınması gerektiği ilkesine aykırı olduğu ve bu aşamada İİK'nın 134/8. maddesi gereğince zarar unsurunun bulunmadığından da söz edilemeyeceği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesinin şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddi yönündeki kararının isabetsiz olduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulüne ve ihalenin feshine hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A....
de İİK'nun 128. maddesinde belirtilen şekilde 7 gün içinde kıymet takdirine itiraz etmediğinden artık bu husus ihalenin feshi nedeni olarak kabul edilemez....
İİK’nun 16 ve 128. maddeleri uyarınca, kıymet takdiri raporunun tebliğ edildiği ilgililer, raporun kendilerine tebliğinden itibaren yedi gün içinde, raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde, kıymet takdiri işlemine karşı şikayet yoluna başvurabilirler. Bu nedenle, mahkemenin, İcra Mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin gerekçesi yerindedir. Ancak, İcra Mahkemeleri, icra dairesi işlemlerine karşı kurulmuş özel görevli mahkemeler olsa da, genel hukuk mahkemeleri ile arasında görev ilişkisi vardır. Görev ilişkisi olmadığına ilişkin görüşün yasal bir dayanağı olmadığı gibi yargısal uygulamalar da görev ilişkisi bulunduğu şeklindedir. Şu halde, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir....
Ne var ki, şikayet konusu 730.800,00 TL muhammen bedelli taşınmazın ihale gününde 1.100.500,00 TL bedelle satıldığı, dolayısıyla satış bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, borçlu şikayet dilekçesinde kıymet takdir raporu tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürmüş ise de; kıymet takdirine itiraz etmediği görülmektedir. Bu durumda, zarar unsuru gerçekleşmemiş olup; borçlu ..., İİK'nun 134/8. maddesi kapsamında kendi menfaatinin muhtel olduğunu ispatlayamadığından adı geçen borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur....


